Yangınla birlikte vatandaşların hayalleri de yandı - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
29 Ekim, 2023 00:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Yangınla birlikte vatandaşların hayalleri de yandı

Kastamonu’nun Tosya ilçesinde 45 hanenin yandığı köyde, yangın ile birlikte vatandaşların hayalleri de yandı.

Kastamonu’nun Tosya ilçesine bağlı Yağcılar köyünde dün saat 16.00 sıralarında çıkan yangında 45 hane, tamamen yanarak kullanılamaz hale geldi. Büyük uğraşlar sonucunda kontrol altına alınabilen yangında 230 hanesi bulunan köyde büyük bir felaket yaşandı. 15 büyükbaş hayvanında telef olduğu yangında, vatandaşların hayalleri de yandı. Bazı vatandaşlar, yanan evlerinin yakınlarına giderek gözyaşlarına hakim olamadı. Bazı vatandaşlar ise yanan evlerinden geriye kalan demir parçalarını bir kenara toplamaya çalıştı.

“Babamın hatırası yandı, en çok ona üzüldüm”

Gözyaşları içerisinde babasından kalma yanan evine bakan Fadime Namlı, “Yangın olduğunda ben evdeydim. Ben kendi evimizden çıktığımda komşumuzun evi yanmaya başladı. Evimiz köyümüz her şeyimiz yandı, hiçbir şey alamadık. Hiçbir şeyimiz kalmadı, sadece kolumdaki çantam kaldı. Babamın hatırası kalan evimiz yandı, en çok ona üzüldüm. Babamın yattığı yer yandı. Eğer zamanında bizler evden çıkamasaydık canımızdan da olurduk, tepemize teller hep düşerdi. Köylüler sağ olsun gelip kardeşimi kurtardılar. İtfaiye falan çabuk müdahale etti, yoksa köyümüzün tamamen yanardı. Buralarda hiç ev kalmazdı. İtfaiye bizim eve hortum tuttu fakat alt tarafı hemen yandı. Ne yaptılarsa bizim evimiz yanından tutuştu, itfaiye su tutsa da kurtaramadılar. Ahşap binaydı, çabucak yanıverdi” dedi.

Yangın haberini İstanbul’da iken alan Kezban Keser ise “Biz, yangını duyunca hemen geldik, baktık her tarafı alev almış. Biz, İstanbul’dan geldik. Yaz aylarında köyümüzde kalıyorduk hatta daha yeni İstanbul’a gitmiştik. Evimi yanmış görünce kafayı üşüttüm, ağladım. Ne yapabiliriz ki, Allah’a şükür canımıza bir şey gelmemiş” diye konuştu.

Kıbrıs Gazisi Mahmut Türkoğlu de, “Bütün köyümüz yandı. Allah’a şükür herhangi bir can kaybımız yok” ifadelerini kullandı.

İstanbul’da oturduklarını söyleyen bazı vatandaşlar ise “Biz, İstanbul’da duruyorduk. Yangın olduğunu duyunca geldik. Evimizden hiçbir şey alamadık, tamamen hepsi yandı. Her şeyimiz bitti, her şeyimizi kaybettik” dedi.

Ayrıca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Afet ve Acil Durum Başkanlığı (AFAD) ekiplerince evleri yanan bölgede hasar tespit ve hak sahipliğiyle ilgili çalışmalar devam ediyor.

Öte yandan Türk Kızılayı Kastamonu Şubesi tarafından Tosya’nın Yağcılar köyünde yangınzede vatandaşlar ve bölgede görev alan ekipler için mobil mutfak aracı kurularak, üç öğün yemek ve çay ikramında bulunuluyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
diyanet isleri baskan yardimcisi demirden ogrencilere onemli bilgiler LhQguBrm
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Demir’den öğrencilere önemli bilgiler

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, din istismarını önlemek için doğru kaynakların rehber alınmasının önemine dikkat çekti.

Kastamonu Üniversitesi’nin kuruluşunun 20. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Kutsalın Araçsallaştırılması: Din İstismarının Sosyo-Politik Boyutları” konferansı, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Demir’in katılımıyla gerçekleştirildi. İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda, İlahiyat Fakültesi, Muhammed İhsan Oğuz Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Muhammed İhsan Oğuz Vakfı iş birliğiyle düzenlenen konferansta konuşan Prof. Dr. Ahmet İshak Demir, dinin doğru anlaşılması ve yorumlanmasının önemine dikkat çekerek, Müslümanların tarihteki tecrübesi ile dinin asli kaynaklarının her zaman birebir örtüşmeyebileceğini ifade etti. Demir, bu noktada zaman zaman yaşanan sapmaların, Kur’an ve Sünnet ekseninde yapılacak sürekli bir muhasebe ile giderilebileceğini vurguladı. Demir, maddi ve manevi çıkarlar için yapılan din istismarının hem dini hem de toplumsal güven açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti.

Gençlere de seslenen Prof. Dr. Demir, dinin insanı özgürleştiren bir rehber olduğunu vurgulayarak, bilgi kirliliğine karşı eleştirel düşünmenin ve doğru kaynaklardan faydalanmanın önemine vurgu yaptı.

Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Muhammed İhsan Oğuz Vakfı Başkan Vekili M. İhsan Oğuz ile Merkez Müdürü Doç. Dr. Mustafa Aykaç’ın da katıldığı konferans, Muhammed İhsan Oğuz’un Vesiletü’n Necat İlmihal Kitabı Yarışması’nda dereceye giren öğrencilere ödüllerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin