Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Ağustos, 2023 04:48 tarihinde yayınlandı
0

3 yaşındaki torunu cinayete şahit oldu

Bolu’da geçtiğimiz gün gece saatlerinde İsmail Çetin’i(62) 3 yaşındaki torunun yanında, üzerinden otomobil ile geçerek öldüren kuşkulu İrfan Başkalayc ı(70) ve eşi A.B. adliyeye sevk edildi. Söz veren İrfan Başkalaycı’nın “Aramızda hasımlık vardı. Köyde karşılaştık. Aracından indi, elinde bıçak vardı. Bana saldıracağını düşündüm ve arabayı üzerine sürdüm. Öldürme kastım yoktu” dediği öğrenildi.

Olay, pazartesi günü saat 22.30 sıralarında Sultan köyünde meydana geldi. Uzun yıllardır, ortalarında hasımlık olduğu öğrenilen İsmail Çetin ve İrfan Başkalaycı, arabalarıyla seyir halindeyken köyde karşılaştı. Araçlarını durduran taraflar ortasında çıkan tartışma, hengameye dönüştü.

3 yaşındaki torunu cinayete şahit oldu

Daha sonra Başkalaycı, aracına binmek üzere olan Çetin’in içinde bulunduğu arabaya çarptı. Çarpmanın tesiriyle İsmail Çetin araçtan yola düştü. 3 yaşındaki torunun da yanında bulunduğu İsmail Çetin yerden kalkamazken İrfan Başkalaycı, araçla başını ezdi. Çetin, olay yerinde ömrünü yitirdi. 3 yaşındaki torunu ise cinayetin yaşandığı anlara şahit oldu.

İsmail Çetin’in cansız vücudu, savcılık ve jandarmanın olay yerindeki incelemesinin akabinde otopsi süreçleri için İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’nin morguna kaldırıldı. Çetin’in cenazesi dün Sultan köyünde ikindi namazının akabinde toprağa verildi.

Adliyeye sevk edildi

İl Jandarma Komutanlığı takımları, İrfan Başkalaycı’yı dün akşam saatlerinde Saraycık köyü mevkisinde eşi A.B. ile birlikte aracıyla seyir halindeyken yakalayıp, gözaltına aldı. Başkalaycı ile olay sırasında ve sonrasında yanında olan eşi jandarmadaki süreçlerinin akabinde adliyeye sevk edildi.

İfade veren İrfan Başkalaycı’nın “Aramızda hasımlık vardı. Köyde karşılaştık. Aracından indi, elinde bıçak vardı. Bana saldıracağını düşündüm ve arabayı üzerine sürdüm. Öldürme kastım yoktu” dediği öğrenildi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin