Reklam
Reklam

Veysel Bilen: “Taylan’a son bir teklif yapıldı, Türkiye’de oynarsa Samsunspor’u tercih edecek”

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Ağustos, 2024 16:45 tarihinde yayınlandı
0

SAMSUN (İHA) – Samsunspor A.Ş. Başkanvekili Veysel Bilen, Galatasaray’ın orta saha oyuncusu Taylan Antalyalı için son teklifi yaptıklarını ve Antalyalı’nın cevabını beklediklerini söyledi.

FIFA tarafından 2 dönem transfer cezası alan ve onaylanan Samsunspor, bu sezon resmi olarak sadece tek transfer yapabiliyor. Geçen sezon Galatasaray’dan kiralanan Taylan Antalyalı, sözleşmesi sona erince sarı-kırmızılılara geri dönmüştü. Önceki sezon takım kadrosunda yer aldığı için Samsunspor’un transfer edebileceği Antalyalı’ya son teklifini yapan Karadeniz temsilcisi, oyuncunun cevabını beklemeye geçti.

“Taylan’a son bir teklif yapıldı, Türkiye’de oynarsa Samsunspor’u tercih edecek”

Taylan Antalyalı’ya son teklifin iletildiğini dile getiren Veysel Bilen, “2 dönem transfer yasağımızdan dolayı tek transfer olanağımız Taylan Antalyalı olarak görünüyor. Futbol Direktörü Fuat Çapa bu konuda tam yetkiyle görüşmelerini sürdürüyor. Son bir teklif yapıldı. Taylan Antalyalı, ‘Türkiye’de oynayacaksam Samsunspor’u tercih edeceğim’ ifadesini kullandı. Yurt dışından birkaç kulüple görüşüyormuş. Gelirse Taylan Antalyalı’ya bizim şartlarımızda kapı açık. Sevdiğimiz bir futbolcumuz, takıma da katkı vereceğini düşünüyoruz. Bir aksilik olur, transfer olmazsa biz hem mevcut oyuncularımız hem de akademiden yetişen genç kardeşlerimiz var. Ligin sonuna kadar mücadelenin içerisinde olacağız. Celil Yüksel, Muhammet Ali Özbaskıcı gibi isimler o bölgede oynayabiliyor” dedi.

“Tait ve Raman kaldı, Nanu teklif gelirse ayrılabilir”

Bu sezon maçlarda kadroya alınmayan Flavien Tait, Benito Raman ve Nanu Gomes’in son durumu hakkında da açıklamalarda bulunan Bilen, transfer teklifleri gelen ve izin dahilinde görüşmeler gerçekleştiren Benito Raman ve Flevien Tait’in Samsunspor’da kalmayı tercih ettiğini, Nanu Gomes için ise beklemede olduklarını belirterek, “Samsunspor çok büyük bir camia. Kimse Samsunspor’dan üstün değil kimse de vazgeçilmez değil. Biz, gönlünü, kafasını, ruhunu bu takımın başarısı için çalışacak oyuncularla mücadelemize devam edeceğiz. Dün böyleydi, bugün de böyle yarın da böyle olacak. Bizi isteyen varsa sonuna kadar onunla beraberiz. İstemiyorsa da ‘Ben çantamı aldım, gidiyorum’ yok. Samsunspor’un istediği şartları yerine getirirse alınmayacak oyuncu da yok satılmayacak oyuncu da yok. Nanu, şu anda bizle beraber. Lisansı da çıkartıldı. 5 Eylül’e kadar transfer devam ediyor. Henüz onunla ilgili bize gelen bir talep yok. Bir talep gelirse onu da değerlendiririz. Kalırsa da bizimle bu sezon devam edecek” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.