Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Nisan, 2015 14:48 tarihinde yayınlandı
0

Vergili’den Açılış Öncesi Kent Meydanında İnceleme

Karabük şehir merkezinde yapımına başlanan ve 6 Mayıs’ta açılması hedeflenen Kent Meydanında Başkan Vergili, Karabük basınıyla incelemelerde bulundu.
Karabük Belediyesi tarafından Kardemir’e ait 100 Evler bölgesinde bir akşamda 130 tane ev yıkılarak yapımına başlanan Kent Meydanı açılışı Mayıs ayında yapılacak.
İncelemeler sırasında açıklama yapan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, “Kent Meydanı, Karabük’ün geleceğidir. Meydanlar şehirlerin birer aynası, kimliği ve insanların kendilerini ifade edebildikleri ortak kullanım alanlarıdır. Karabük’e yakışır, geleceğe yönelik bir Kent Meydanı ve sosyal mekânların olacağı bir alan olacak. Karabük’ü geleceğe taşıyacak önemli proje ve yatırımları hayata geçirdik. Kent Meydanı projesi de bu yatırımlardan bir tanesi. Kent Meydanının yapılmasını sağlayarak önemli bir eksikliği gidermiş olduk” dedi.
Daha önce Kardemir A.Ş.’ye ait tek tip binaların bulunduğu 100 Evler bölgesinde yıkım çalışmaları yapıldıktan sonra geçtiğimiz yıl çalışmaların başladığı Kent Meydanında çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.
48 bin 800 metrekarelik alan üzerine yapılacak olan Kent Meydanı Projesinde 4 bin 500 metrekare tören alanı, 11 bin metre kare aktif yeşil alan, 5 bin 400 metrekare aktivite alanı ve bin kişilik amfi tiyatro, yer altı otoparkları, kongre ve nikah salonu gibi ünitelerin yanı sıra üst kullanım alanında sosyal yaşam alanları ve tören alanı yer alacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin