Vergili:  “DDY Arazisi ve DSİ ile Olan Sorunu Hallettik” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Mart, 2017 15:03 tarihinde yayınlandı
0
0

Vergili:  “DDY Arazisi ve DSİ ile Olan Sorunu Hallettik”

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, Başbakan Binali Yıldırım’ın Belediyeyi ziyaretinde yaptığı görüşmenin detayı ile ilgili olarak açıklamalarda bulundu.  Başkan Vergili: “Başbakanımız DDY Arazisi ve Karasu’dan gelen ishale hattının ödeme planı konusu bizlere yardımcı oldu” dedi

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili , Başbakan Binali Yıldırım’ın Karabük Belediyesine yapmış olduğu ziyareti  değerlendirdi.  Ziyarette, Başbakan Binali Yıldırım’a Devlet Demir Yolları arazilerinin Karabük Belediyesine verilmesi konusunda yaşanan sıkıntı dile getirdiklerini belirten Başkan Vergili “Başbakanımız Ulaştırma Bakanını arayarak, burada ki sıkıntıların en kısa sürede giderilmesi konusunda talimat verdi” dedi.

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili Başbakan Binali Yıldırım’ın Karabük Belediyesine ziyaretinde konuşulanları şu şekilde açıkladı “ Başbakanımızı karşılamaya gittiğimizde kendisine miting sonrası belediyemize ziyaret ederek bir kahve içmesi ricasında bulundum. O da miting sonrası bizleri kırmayarak belediyemizi ziyaret etti. Tabiî ki bu ziyarette Başbakanımıza birkaç sıkıntımızda bahsettim.  Öncelikle başbakanımıza demiryolu ile ilgili uzun zamandan beri bir çalışmamız var. Son anda Devlet Demir Yollarında  ile bir fikir değişikliği oldu Karabük Belediyesini zorlayacak şekilde. Biz bu konuyu Mehmet Ali Şahin Bey’le sık sık paylaşıyoruz. Bu konuda Mehmet Ali Şahin Bey bize en güzel şekilde destek veriyor. Bizlerde Başbakanımızın belediye ziyaretinde burası ile ilgili sıkıntıyı kendisine ilettik ve aynı anda Ulaştırma Bakanının arayarak, demir yolları ile ilgili konunun en kısa sürede bitmesi için gerekli talimatları verdi. Ben önümüzdeki günlerde Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğüne giderek bu işlerin bir an önce bitmesi için anlaşmaları yapacağız. Ben arzu ediyorum ki bu dönümde Devlet Demir Yolları arazilerini Karabük Belediyesine kazandırmış olacağız. Yine Devlet Su İşleri ile ilgili ufak bir problemimiz daha vardı . Karasudan gelen ishale hattının ödeme planı çıkartılmamış aradan geçen 7-8 yıl içerisinde toplu bir para ödememiz gerekiyor bundan ne Karabük Belediyesinin ne de Safranbolu Belediyesinin haberi yoktu. Bunun yapılandırmasını istemiştik gerekli bakandan. Orada dosyamız duruyordu, Milli Eğitim Bakanımız Veysel Eroğlu bakanımızı aradı ve Mehmet Ali Şahin Bey’le görüştürdü. Bu işimiz de halledilmiş oldu. Başbakanımızın ziyaretinde bu iki işimizi halletmiş olduk” dedi.

ESKİPAZAR OSB ALANI 3 BİN DÖNÜMDEN 10 BİN DÖNÜME ÇIKACAK

Miting alanında da Sanayi Bakanı ile  görüşme fırsatı yakaladıklarını belirten Başkan Vergili;  “Eskipazar ile ilgili buranın 3 bin dönüm olarak değil 10 bin dönüm olarak çalışmalara başlayalım diye bir ricada bulundum. Kendisi de tabiî ki olabilir diye cevap verdi. Gerekli müracaatlarınızı yapın dedi. Karabük Ticaret ve Sanayi Odası en kısa sürede gerekli müracaatı yapacaktır. Yani Eskipazar’a kurulacak olan organize sanayi bölgesi 3 bin dönüm üzerine değil de 10 bin dönüm üzerinden başlanması söz konusu oldu. Bu Karabük için son derece verimli geçen bir miting oldu. Böyle mitingler olsunda her gün olsun” dedi

 

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
swwsws
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
23 Nisan, 2026 10:40 tarihinde yayınlandı
0
0

RTÜK GÖREVİNİN GEREĞİNİ YAPIYOR MU ?

Televizyon kanallarında yayınlanan bazı diziler ve gündüz kuşağı programları; çarpık ilişkiler, şiddet ve ahlaki erozyona yol açan sahnelerle toplumsal yapıyı tehdit ediyor.
Bu içeriklerin meşrulaştırılması, özellikle çocukların ve gençlerin değerlerinden kopmasına sebep oluyor.
Sanırım toplum olarak bu konuda hemfikiriz.

Bir şeyleri düzeltmek istiyorsak işe buradan başlayabiliriz. Zira TV ler ve telefonlar yoluyla ulaştığımız kontrolsüz ve denetimsiz yayınlar, toplum sağlığını ve ahlaki yapıyı ciddi şekilde tehdit ediyor.

Tehlikenin farkında olan sağduyulu vatandaşlardan RTÜK’e yoğun şikâyetler gittiğini biliyoruz. Buna rağmen bu tür yayınlar devam ediyor.

Ahlaksızlığı özendirdiği için şikayet konusu olan yayınları,
* Toplumsal değerlerin yozlaşması, iffetsizliği sıradanlaştıran ve meşrulaştıran, aile yapısını zayıflatan diziler.
* Toplumun manevi yapısını bozan, şiddet ve suç temalarını işleyen programlar.
* İnanç ve ahlak değerleri hedef alarak, İslam’ı sembolize eden kişileri “kötü karakter” olarak gösteren programlar olarak sıralayabiliriz.

Toplumda, bu tür içeriklere karşı RTÜK’ün yetersiz kaldığı, nadiren ceza uyguladığı görüşü hakim.
Şiddet sahneleri içeren dizilerin genç izleyiciler üzerindeki olumsuz etkileri tartışılmaz bir gerçek.
Bu yapımlara dair eleştiriler, öz değerlerden kopuşu ve aile yapısının dinamitlenmesini gerekçe göstermektedir. En tehlikelisi de, genç kuşakların dizi karakterlerini rol model alarak şiddete özenmesidir.

RTÜK NE İÇİN VAR?
RTÜK ÜYELERİ TV İZLEMİYOR MU?

RTÜK (Radyo ve Televizyon Üst Kurulu) Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçilen 9 üyeden oluşuyor. RTÜK Türkiye’deki radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerini (internet platformları dahil) düzenlemek ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idari ve mali özerkliğe sahip tarafsız(!) bir kamu kurumudur.

Kurumun temel varlık nedenleri ve görevleri şunlardır:
Yayın Denetimi: Yayınların kanunlara ve toplumsal değerlere uygunluğunu kontrol eder.
Medya kuruluşlarının yayın yapabilmesi için gerekli olan yayın izin ve lisanslarını tahsis eder.
BURAYA DİKKAT !
Çocukların ve gençlerin gelişimini olumsuz etkileyebilecek içeriklere karşı koruyucu tedbirler (akıllı işaretler gibi) alır.
Yayın ilkelerine aykırı hareket eden kuruluşlara uyarı, para cezası veya program durdurma gibi cezalar verir.
Toplumu ve kamu düzenini koruma gerekçesiyle kritik durumlarda yayın yasağı kararları alabilir veya duyurabilir.

RTÜK’ü tek sorumlu olarak göremeyiz. Toplumda şiddetin artması, insanların birbirine olan saygısının azalması, tabiiki tek bir nedene bağlı değil. Bu, toplumsal, teknolojik ve psikolojik birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkan karmaşık bir durumdur.
* Teknoloji, insanları ekranlara bağlarken gerçek dünyadaki etkileşimlerini kısıtlıyor. Sosyal medyada anonim kimliklerin arkasına sığınan bireyler, daha sabırsız ve saygısız davranışlar sergileyebiliyor.
* Temel nezaket kurallarının ve görgü kurallarının zamanla unutulması, saygısız davranışların artmasına neden olabiliyor.
* Ekonomik zorluklar, bireylerin stres seviyesini artırarak birbirlerine karşı tahammülsüz ve saygısız davranmalarına yol açabiliyor.
* İnsanların birbirine güvenmemesi, iyi niyetin azalması ve empati kurma yeteneğinin zayıflaması saygıyı azaltan önemli faktörlerdendir.
* Kendine saygısı olmayan bireyler, iç dünyalarındaki huzursuzluğu ve öfkeyi çevrelerine yansıtarak başkalarına saygı duymakta zorlanabiliyor.
* Bireysel farklılıkları (inanç, düşünce, yaşam tarzı) kabul etme konusundaki eksiklikler, toplumsal huzuru bozuyor ve çatışmayı artırıyor.

Saygının yok olması, toplumda birlik ve beraberliği sağlayan manevi değerlerin kaybolmasına, nesiller arası çatışmalara ve insanların birbirini ezdikleri, huzursuz bir ortama yol açıyor.

Toplum ahlakını yeniden tesis etmek, bireysel bilinçlenmeden kurumsal yapıların iyileştirilmesine kadar uzanan çok boyutlu bir süreçtir.

Ahlakın temeli ailede atılır. Çocuklara küçük yaşta sorumluluk bilinci, haya ve adalet duygusu aşılanmalıdır.
Kitle iletişim araçlarının yozlaştırıcı etkilerine karşı farkındalık oluşturulmalı ve kamu yayıncılığında ahlaki değerler ön plana çıkarılmalıdır.

Zordur yitirileni yerine koymak.
İşimiz hiç kolay değil.

İlyas Erbay