Vergili; “Belediye Hizmetinin Nereye Yapılacağını Bilmiyorlar” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Eylül, 2023 15:12 tarihinde yayınlandı
0
0

Vergili; “Belediye Hizmetinin Nereye Yapılacağını Bilmiyorlar”

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, 14 yıllık görev süresi boyunca şimdiye kadar Karabük’e yapılmayan hizmetleri yaptıklarını söyledi. Başkan Vergili, belediye başkanlığı süresince yapmış oldukları hizmetlerin daha önceki yıllarla asla kıyaslanamayacağını belirtti.

Esentepe Sosyal Yaşam Merkezinin açılışında bir konuşma yapan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili “Son günlerde sosyal medya üzerinden belediye hizmetleri ile ilgili propaganda yapıyorlar. Keltepe’ye kulübe yapıyorlar. Bunlar belediye hizmetlerinin nereye yapılacağını bilmiyorlar” dedi

Karabük Belediyesi tarafından yapılan Esentepe Sosyal Yaşam Merkezi düzenlenen törenle hizmete açıldı. Şimdiye kadar 27 sosyal yaşam merkezi yapan Karabük Belediyesi 28’inci sosyal Yaşam Merkezini Esentepe’ye yaptı. Esentepe Sosyal Yaşam Merkezinin açılışı öncesi bir konuşma yapan Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, 14 yılda yaptıklarının asla daha önceki yıllarla kıyaslanamayacağını söyledi. Başkan Vergili, yaptığını konuşmada “14 yıllık çalışma hayatımızda Karabük’te el değmediğimiz ne sokak kaldı, ne cadde kaldı, ne mezarlık kaldı ne de boş arsa kaldı. Her yerde bulunduk.  Şu anda 14 yılla Karabük’ün geçmişisin mukayese ettiğiniz zaman, 14 yılda yaptıklarımız asla diğer yıllarla mukayese edilmesi mümkün değildir. Mezbahane yaptık, kentsel dönüşümü getirdik, hurdacılar sitesini kurduk yeri Karabük Belediyesine ait, köprüler yaptık, iki tane al geçit yaptık bunları hep Karabük Belediyesinin bütçesi ile yaptık. Bir tane demir köprü ile Safranbolu’yu Karabük ile birbirine birleştirdik. Kütüphaneyi yaptık, meydanı yaptık. Bunun gibi Karabük’te sosyal yaşam merkezlerini yaptık. Asansörler yaptık, yürüyen merdivenler yaptık, 128 tane park yaptık. Şimdi Karabük’te bu yaptığımız işlerle mukayese edilmeye çalışılıyor. İki yıl gibi kısa bir sürede doğalgazı getirdik. Yine Karabük’ün yüzde 60’tan fazlasının su tesisatını yeniledik. Ana boruları yeniledik belki de şu anda tek arıtma suyunu Karabük şehir şebekesi verebiliyor. İçme suyumuz şişe suyu kalitesinde. Türkiye’de en ucuz suyu Karabük halkı kullanıyor. Biz Karabük halkının ucuz ve kaliteli bir yaşam sürdürmesi için elimizden gelen her şeyi yaptık. Asfaltsız yer bırakmamak için gerekli gayreti gösterdik. Toplu taşıma ile ilgili büyük problem vardı bu işin çözülüp çözülmeyeceğinden herkes tereddüt ediyordu, bir günde 60 tane aracı aldım ve Karabük’ün ulaşım problemini çözdük. 65 yaş üstün vatandaşlarımız ücretsiz olarak toplu taşıma araçlarından faydalanmaya başladı. Bundan sonra hiç kimse anahtar bırakacağız diyemez. Karabük her türlü hizmeti ile mükemmeli yakaladı. Bazıları bunlara küçük görebilir. Şehrimizin daha önceki halini bilemeyebilir” dedi

BELEDİYE HİZMETİNİN NEREYE YAPILACAĞINI BİLMİYOR

Konuşmasının devamında son günlerde sosyal medyada belediye hizmetleri ile ilgili propaganda yapıldığını hatırlatan Başkan Vergili “Şimdi bakıyorum sosyal medyada belediye hizmetleri ile ilgili propaganda yapıyorlar, belediye hizmetlerinin nerede yapılacağını bilmiyorlar, Keltepe’de kulübe yapıyorlar. Senin belediye hizmetleri ile ilgili düşüncen varsa şehir merkezine yap bizde örnek alalım. Şunu öğrenmeleri lazım Keltepe’de Karabük Belediyesi hiçbir iş yapamaz. Karabük Belediyesinin sınırları dışında çünkü. Önce şehrin içerisindekilerini bitireceksin” dedi.

Başkan Vergili konuşmasının sonunda “Çok yakında bilim merkezini ve spor vadisinin açılışını yapacağız. Daha açılışlarımız devam edecek. Hızlı bir şekilde çevre düzenlemesi yapacağız. Sıkıntılı olan problemlerimizi çok kısa sürede çözeceğiz. Pandemi döneminde iki buçuk yıl vakit kaybettik. Bunları telafi etmeye çalışacağız” dedi. (Haber Merkezi)

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.