Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Temmuz, 2021 10:00 tarihinde yayınlandı
0

Vergili:  “Allah bize bir daha 15 Temmuz gibi bir ihanet yaşatmasın”

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısı ile bir mesaj yayınladı.

Başkan Vergili; “Bu vatana hep beraber sahip çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz. Allah bize bir daha 15 Temmuz gibi bir ihanet yaşatmasın” dedi.

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili mesajında şu görüşlere yer verdi; “15 Temmuz gecesi, demokrasiyle cuntanın, bağımsızlıkla sömürü düzeninin, millet ile küresel teröristlerin göğüs göğüse çarpıştığı gecedir. O gece ülkesi için, vatanı için teröristlere karşı zafer kazanmamızı sağlayan tüm vatandaşlarımız dünyaya örnek olacak nitelikte büyük bir destan yazmıştır. Bu millet demokrasiye olan inancını ve bağlılığını 15 Temmuz’da bütün dünyaya göstermiştir. Milletimiz, üzerine açılan ateşlere, bombalara, tanklara rağmen asla geri adım atmamış, hainlerin karşısında güçlü bir iradeyle dimdik durmuştur. Bundan 5 yıl önce, 15 Temmuz 2016 gecesi devletimize ve milletimize karşı başlatılan hain darbe girişimi, vatandaşımızın destansı direnişiyle etkisiz hale getirilmiştir. Bu vatana hep beraber sahip çıktık, çıkmaya da devam edeceğiz. Allah bize bir daha 15 Temmuz gibi bir ihanet yaşatmasın.

Bu duygu ve düşüncelerle destansı ve şanlı direnişimizin beşinci yılında hain terör örgütünü bir kez daha lanetliyor, vatan müdafaasında şahadet şerbeti içen tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlıklı uzun ömürler diliyorum”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin