Vergili: “1 Kasım’da Karabük’ün Kaderini Değiştirelim” - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Ekim, 2015 14:40 tarihinde yayınlandı
0
0

Vergili: “1 Kasım’da Karabük’ün Kaderini Değiştirelim”

MHP İl Teşkilatının 5000 Evler Seyran Düğün salonunda organize ettiği Cumhuriyet Şöleninde konuşan Belediye Başkanı Rafet Vergili; “1 Kasım seçimleri Cumhuriyetimizin bekası ve Cumhuriyetimizin devamı niteliğinde bir seçim olacaktır. Bizler 1 Kasım tarihinde oylarımızla demokrasi aşığı olduğumuzu Karabük olarak tekrar göstereceğiz” dedi
Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili 1 Kasım seçimleri için MHP adayları Dr. Adem Kar ve Osman Aydın’a yönelik destek turlarına bütün hızıyla devam ediyor.
Partisi tarafından Beşbinevler Seyran Düğün salonunda organize edilen Cumhuriyet Şöleninde konuşan Başkan Vergili AK Parti ve adayları için çok sert eleştiriler dile getirdi. Tamamen dolu salonda konuşması sık sık alkışlarla kesilen Vergili, tıpkı 7 Haziran’da olduğu gibi 1 Kasım’da da Karabük’ün kaderinin değiştirilmesini istedi ve “1 kasım seçimleri Cumhuriyetimizin bekası ve Cumhuriyetimizin devamı niteliğinde bir seçim olacaktır. Bizler 1 Kasım tarihinde oylarımızla demokrasi aşığı olduğumuzu Karabük olarak tekrar göstereceğiz. 2009 yılında yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde hep birlikte çalışarak belediye başkanlığı görevine geldim. Sizlerin duaları sayesinde çok güzel işler başardık. 2014 yılında tekrar aday olduğumda seçim zamanında tüm partililerin oylarını alarak yeniden belediye başkanı seçildim. Siyaset yapan kişilerin en önemli özelliği verdiği sözleri yerine getirebilmeleridir. 13 yıldan bugüne kadar Karabük için sözler vermekteler ama vermiş oldukları sözlerden bir tanesi de yerine gelmemiştir. Bugün Türkiye’nin iki numaralı siyaset adamı, Ak Partinin Genel Başkan Yardımcısı Karabük milletvekilliği yapmış ve Karabük’ün yetiştirdiği bir siyaset adamıdır ve Karabük’te bir tane çakılı çivisi yoktur. Bana vermiş olduğu cevap şu Safranbolu Adliye sarayında kullanılan çivilerin altında Rafet Vergili kalır diyor. Çivinin ne olduğunu bilmeyen bir büyüğümüz. Çivi çakmak demek Karabük Demir Çelik Fabrikalarının kurulmasını sağlamak gibi bir şeydir. İşte bu çiviyi kimse çıkartamayacaktır. Değerli büyüğümüzden bu şekilde çakılmış bir çivi beklemiştik. Ama maalesef 13 yıldan bu tarafa yalnız popilist siyasetin dışında bir şeyler yapmamışlardır. İşsize Ak Partiye kayıt şartı ile iş vaadi, yoksula Ak Partiye kayıt şartıyla yardım yapılmıştır. Karabük’e hayırlı olacak her işinde önünü kesmiştir. Devlet Demir Yolları arazisi şehir dışına çıkacak engellemiştir. Belediye kredi alacak haberi olduğu anda engellemiştir. Karabük ile ilgili kendi ilçelerimiz ile ilgili, kendi memleketi ile ilgili almış olduğu hayırlı bir karar yok. Ovacık’ta iki tane okul temeli atıldı, Ovacık’ın nufusu 500, tabeladaki sayısı 700. Burada ihtiyar amcalar mı okuyacak. Zobran’a yapılan Cezaevi Ovacık’a yapılsaydı Ovacık’ın nüfusu bugün 2 bin 500’dü. Yapılmayışın sebebini şu Ağır Ceza Mahkemesi olmadığı için. Sen Şırnak’ta PKK’lılara çadırda mahkeme kuruyorsun. Niçin Ovacık’a ağır Ceza Mahkemesi kurduramıyorsun. Ak Parti Genel Başkanı olarak. Karabük ile ilgili bir tane ürettikleri proje yoktur. Yerel seçimlerde hastaneler kapatılmayacak diye kapı kapı gezdiler, ilk icraatları hastaneleri kapatmak oldu. Ne dediler Rafet Vergili yalancı dediler. Ben siyasette bulunduğum sürece yapamayacağım hiçbir sözü vermedim. Hiç vaatte de bulunmadım.5000 Evlerdeki hastane yıkıldı neymiş buraya Adalet Yüksek Okulu açılacakmış ne faydası olacaksa mahalleye. Üniversiteyi siyasete alet ediyorlar, bu tür okullar şehir dışına taşınmaz kampüsün içersinde olur. 5000 Evler’e hiçbir faydası olmayacak yatırım. Şimdi bir laf çıkartıyorlar Pazar yeri kalkacakmış. Ben belediye başkanı olduğum sürece 5000 Evler’deki Pazar yerini kimse kaldıramaz. Ama onların hiç birisi bu şekilde net sözler veremez. Karabük’e vermiş olduğu seçim vaatlerine bakın, bundan daha büyük bir komedi olamaz. Ne gençlerimizin, ne yaşlılarımızın geleceği ile ilgili ne de yetişen çocuklarımız ile ilgili tek bir projeleri yoktur. Neymiş emekliyi ev sahibi yapacaklarmış, olmayacak bir hadise. Buradan söylüyorum yapamayacaklar. Soğan Tarlasında 300 veya 500 ev yapacaklar bu evlerde normal maliyetinden 20 veya 25 bin TL daha fazla olur, hastaneye gelmek isteyen emeklimiz her ay 150 TL para harcamak zorunda kalır emeklimiz. Bu konutları da en fazla 500 tane yaparlar. 7 bin tane başvuru toplandı. Yapılacak evleri de 500 kişiye peşkeş çekerler. Karabük’te 10 bin gencimiz ailelerinin yanında kalıyor, bırakın Soğan Tarlasına ev yapmayı gelin bize 17 bin tane ev yapılacak arazi verelim size. Üniversiteye 25 bin kişilik stadyum yapılacağına harcanan para ile dört veya beş tane okul binası yapılabilirdi. Yine umut tacirliği yapıyorlar ceplerinde liste işe alma vaatleri, kumanya listeleri. Yalnız şu 15 gün içerisinde 3 bin kişiye para dağıttılar. Ama tek korkuları şu 5000 Evler, 200 Evler bir kuruş veremediler. Bu seçimde onların korkulu rüyası 5000 Evler. Çünkü burada para ile pulla satın alabilecekleri hiç kimse yok. Biz o arkadaşların isimlerini de biliyoruz sesimizi çıkartmıyoruz. Hepsi tek tek elimde listelerin. 7 Haziran’da Karabük’ün kaderi değişmeye başladı, 1 milletvekili değişti köy yolları asfaltlanmaya başladı. Şu anda üç ayda 100 kilometre köy yollarını asfaltladılar. Organize sanayiyi çok ciddi şekilde ele almaya başladılar. Nasıl 7 Haziran’da Karabük’ün kaderini değiştirdik, gelin 1 Kasım’da da Karabük’ün kaderini hep beraber değiştirelim. Biz bunu bir kez daha başarabiliriz, bir milletvekili değiştirelim Karabük’ün kaderini değiştiririz, iki milletvekili değiştirelim Türkiye’nin kaderini değiştiririz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ahsabin cazibesi belgesel filmi ilk kez izleyiciyle bulustu 3jYNRpOQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

“Ahşabın Cazibesi” belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu

Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan “Ahşabın Cazibesi” belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu.

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.

Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti.

Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı.

Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu.

İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu.

Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. “İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi.

Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, “Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor” dedi.

Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin