Kastamonu’da kendilerini jandarma işçisi tanıtarak bir vatandaşı dolandıran dolandırıcılar, jandarma grupları tarafından yakalanarak gözaltına alındı.
Olay, Kastamonu’nun Tosya ilçesine bağlı Çaybaşı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye nazaran, N.İ. isimli şahsı telefonla arayarak kendisini jandarma çalışanı olarak tanıtan dolandırıcı, isminin bir cinayet olayına karıştığını ve konutuna gelerek olayı anlatacaklarını söyledi. Daha sonra N.İ.’nin konutuna gelen 3 dolandırıcı, para karşılığı isminin karıştığı cinayet suçlamasını kaldıracaklarını söyleyerek N.İ.’den bir ölçü altın ve nakit para alarak kayıplara karıştı. Bir müddet sonra dolandırıldığını anlayan N.İ., 112 Acil Davet Merkezini arayarak yardım istedi.
İhbar üzerine Kastamonu Vilayet Jandarma Komutanlığı grupları tarafından yapılan çalışmalar ve kamera incelemeleri sonucunda olayı gerçekleştiren Ö.T.S., O.K. ve A.A.’nın kimlikleri tespit edildi. 3 kuşkulu Çorum’un Kargı ilçesinde yakalandı. Gözaltına alınan şüpheliler süreçlerinin akabinde adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan şahıslardan O.K. tutuklanırken, Ö.T.S. ve A.A. ise isimli denetim kuralıyla hür bırakıldı.


Vatandaşı dolandıran sahte jandarmalar gerçek jandarmadan kaçamadı
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

