Arap turistlerin ağır ilgi gösterdiği yaylalar turizm döneminin bitmesiyle adeta sessizliğe büründü.
Yaylalarda hizmet veren turizm işletmecileri, bilhassa Arap turistlerin büyük çoğunluğunun ülkelerine dönmesiyle dönemin kapandığını belirtirken, şu an yalnızca hafta sonları yerli turistlere hizmet verdiklerini söylediler.
Yılın sırf iki ayı tam kapasiteyle hizmet verdiklerini kaydeden işletmeciler en büyük sorunun dönem müddetinin kısalığı olduğunu vurguladılar.
Vargit çiçeklerinin açtığı Kayabaşı Yaylasında işletmecilik yapan Ali İhsan Aktaş, dönemin eylül sonu prestijiyle tamamlandığını belirterek "Eylül sonu prestijiyle dönem bitti. Burası daha çok Arap turistlere yönelik olduğu için, onlar gidince turizm dönemi da sona ermiş oluyor. Dönemimiz tam kapasiteyle yaklaşık iki ay sürüyor. Münasebetiyle bugünlerde, hafta sonları yerli turistler geliyor. Dönemimiz üzücü geçmiyor; her dönem çabucak hemen tıpkı. Tek dert, mühletin kısa olması; yalnızca iki ay kadar. İşletmemiz daha çok Arap turistlere yönelik. Genelde Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Umman’dan turistler geliyor. Gelen turistler, daha çok yöresel yemekleri tercih ediyorlar. Buraları adeta cennet üzere görüyorlar; zira kendi ülkelerinde bu türlü yeşillik olmadığı için buraya hayran kalıyorlar. Daima gelen müşterilerimiz var, neredeyse onlarla ahbap olduk. Hatta daima görüştüğümüz turistler bile var. On günlük çeşidin beş gününü burada geçirenler bile oluyor. Şu anda artık meyyit dönem başladı diyebiliriz. Bundan sonra kışa yönelik kapatma hazırlıkları yapıyoruz. Seneye beşinci ayda tekrar açarız" dedi.
Turizmcilerden Ertan Yılmaz ise bölgedeki sessizliğe dikkat çekerek, "Kayabaşı Yaylası’nda turizm dönemi bittiği için maalesef şu anda sessizlik hakim. Meğer dönem içinde burası çok hareketli oluyor; adeta iğne atsanız yere düşmezdi. Daha çok Suudi Arabistan, Katar ve Kuveyt’ten gelen turistler ilgi gösteriyor. Dönemin sonuna hakikat genelde Umman ve Ürdünlü turistler geliyor. Turizm dönemi çoklukla beşinci ayda başlıyor ve bu aylarda sona eriyor. Lakin tek tük gelenler de oluyor. Şu anda çok sessiz. Yaylalarımız çok hoş; vargit çiçekleri açtığında, artık buraları terk etme vakti geldiği anlaşılır" biçiminde konuştu.
BEUN’da güneş enerjisi santrali yatırımıyla hem doğa hem sağlık kazanacak
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), sürdürülebilir kampüs vizyonu doğrultusunda çevreci ve stratejik bir yatırımı daha hayata geçiriyor. Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulması planlanan 1500 kWe (1861,2 kWp) kapasiteli Güneş Enerjisi Santrali (GES) ile üniversite hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak hem de Tıp Fakültesinin elektrik ihtiyacının yaklaşık dörtte birini güneş enerjisinden karşılayacak.
Dünya Bankası finansmanı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğü yürütücülüğünde uygulanan Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) kapsamında hayata geçirilecek olan proje; Türkiye’nin 11. Kalkınma Planı’nda yer alan yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, kamu binalarında enerji verimliliğinin artırılması ve kendi enerjisini üreten kamu yapılarının desteklenmesi hedefleriyle de tam uyum gösteriyor.
Hazırlanan fizibilite, çevresel ve sosyal etki değerlendirme çalışmaları doğrultusunda, Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesi sınırları içerisinde yer alan yaklaşık 24 bin metrekarelik alanda, 1500 kWe (1861,2 kWp) kurulu güce sahip bir Güneş Enerjisi Santralinin kurulması öngörülüyor. Fiziksel olarak Çaycuma Meslek Yüksekokulu yerleşkesinde kurulacak olan santralin devreye alınmasıyla birlikte üretilecek elektrik enerjisinin, ulusal şebeke üzerinden dengeleme yöntemiyle Tıp Fakültesinin yıllık elektrik tüketiminin yaklaşık %25’ini karşılaması hedefleniyor. Böylece üniversite genelinde yenilenebilir enerji kullanımının payının artırılması ve enerji giderlerinin düşürülmesi amaçlanıyor. Bu durum, üniversitenin sağlık hizmetlerine ayrılan kaynakların daha etkin ve verimli kullanılmasına imkân tanıyacak; mevcut hizmet kapasitesinin korunmasına ve sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğine dolaylı ancak güçlü bir katkı sunacak. Bu yönüyle proje, yalnızca bir enerji yatırımı olmanın ötesinde; kamu yararı, maliyet etkinliği ve sosyal fayda boyutlarıyla da öne çıkıyor.
İhale süreci başlayan ve kısa süre içerisinde devreye alınması planlanan GES, yaklaşık 25 yıl boyunca temiz ve yenilenebilir enerji üreterek üniversitenin enerji maliyetlerinin azaltılmasına katkı sağlayacak. Aynı zamanda fosil yakıtlara dayalı enerji tüketiminin azaltılması, karbon salınımının düşürülmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi hedefleniyor.
Öte yandan proje kapsamında, güneş enerjisi teknolojilerine yönelik akademik çalışmaların ve uygulamalı projelerin üniversite bünyesinde yürütülmesi de planlanıyor. Bu yönüyle kurulacak GES; eğitim, araştırma ve uygulamayı bir araya getiren örnek bir yenilenebilir enerji yatırımı olarak dikkat çekiyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, sürdürülebilirlik anlayışının üniversitenin tüm planlama ve yatırımlarında temel bir ilke olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri dile getirdi:
"Üniversitemiz; çevreye duyarlı, enerji verimliliğini esas alan ve kendi enerjisini üretebilen örnek bir kampüs modeli oluşturma doğrultusunda kararlılıkla ilerlemektedir. Çaycuma Meslek Yüksekokulumuz yerleşkesinde kurulacak olan Güneş Enerjisi Santrali, bu vizyonumuzun somut ve stratejik adımlarından biridir. Bu önemli yatırım sayesinde hem çevresel sorumluluğumuzu yerine getiriyor hem de Tıp Fakültemizin elektrik tüketiminin kayda değer bir bölümünü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılayarak kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımına katkı sağlayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle çevreci yatırımları ve yenilenebilir enerji projelerine verdikleri güçlü desteklerden dolayı başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum olmak üzere Bakanlığımızın kıymetli yöneticilerine şükranlarımı arz ediyorum. Ayrıca yükseköğretim sistemimizin sürdürülebilirlik ve yeşil dönüşüm vizyonuna büyük katkılar sunan Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve YÖK ailemizin değerli mensuplarına teşekkürlerimi sunuyorum. Projenin hazırlanmasından uygulanmasına kadar geçen tüm süreçlerde özveriyle çalışan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürlüğümüze, Kamu ve Belediye Yenilenebilir Enerji Projesi (KAYEP) yetkililerine, üniversitemizin ilgili akademik ve idari birimlerine ve emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak; sürdürülebilir gelecek hedeflerimiz doğrultusunda çevreci, yenilikçi ve katma değeri yüksek projeleri kararlılıkla hayata geçirmeye devam edeceğiz."