Reklam
Reklam

Vali Yavuz: “Eğitim Kenti Karabük Projesi 1. Yılını Başarıyla Tamamladı”

66f3cada9c364 jpg
Ramazan Öztürk Avatarı
Ramazan Öztürk tarafından
25 Eylül, 2024 12:16 tarihinde yayınlandı
0

Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ar-Ge Birimi tarafından hazırlanan “Eğitim Kenti Karabük Projesi” kapsamında, Değerlendirme ve Tanıtım Toplantısı gerçekleştirildi.

100.Yıl Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya; Vali Mustafa Yavuz ve Eşi Süreyya Yavuz Karabük Cumhuriyet Başsavcısı Selçuk Akman, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Kamil Temel, Vali Yardımcısı Mustafa Şahin, Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Elif Çepni, İlçe Kaymakamları ve Belediye Başkanları, İl Jandarma Komutanı İsmail Gökcek, İl Emniyet Müdürü Mehmet Ali Hasan Köse, İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, siyasi parti temsilcileri, kurum müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve okul aile birliği başkanları katıldı.

Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından, Eğitim Kenti Karabük Lansman Videosu gösterimi ve Safranbolu Borsa İstanbul Güzel Sanatlar Lisesi öğrencileri tarafından gerçekleştirilen müzik dinletisiyle devam etti.

Vali Mustafa Yavuz yaptığı konuşmada, Eğitim Kenti Karabük Projesi’nin birinci yılını başarıyla tamamlandığını belirterek, Eğitimin her alanında çeşitlilik, kalite ve yenilikçi uygulamaları içeren projenin, Karabük’ü kültürel, sanatsal ve bilimsel anlamda bir marka haline getirme hedefi doğrultusunda önemli bir adım olduğunu vurguladı. Projenin ilk yılında 1.660 farklı faaliyet gerçekleştirildiğini ifade eden Vali Yavuz, bununla birlikte gençlere geniş bir deneyim imkânı sunulduğunu söyledi.

Eğitim Kenti Karabük Projesi ile 65 projenin hayata geçirildiğini belirten Vali Yavuz, bu projeler arasında yer alan Bilim Şenliği’nin eğitim camiasında büyük heyecan uyandırdığını,  ayrıca, öğrencilere dağıtılan 30 bin kitapla gençlerin hayal gücünü zenginleştirmek ve bilgiye dayalı öğrenmeyi teşvik etmenin amaçlandığını ifade etti.

Vali Yavuz; “Kardemir ile kurulan Mesleki ve Teknik Eğitim İşbirliği, Karabük’ün sanayi kimliği ile eğitimi buluşturan önemli bir adım olarak öne çıktı. Bu işbirliğiyle, sanayi devinin eğitimle bir araya getirilmesi ve gençlerin donanımlı bireyler olarak yetiştirilmesi hedeflendi.

Akademik başarı açısından ise, YKS’de ilk 20 bine giren öğrenci sayısı 202’den 242’ye yükseldi öğrencilerden üçü Türkiye genelinde ilk 100’e, 14’ü ise ilk 1.000’e girdi. Ayrıca, LGS’de ilk %15’lik dilime giren öğrenci sayısının artışı ve ilköğretim bursluluk sınavında 4 öğrencinin Türkiye Birincisi olması, projenin diğer başarıları arasında yer aldı.

Kültür, sanat ve spor alanlarında da gençlerin potansiyellerini artıran proje sayesinde, ulusal ve uluslararası başarı elde eden öğrenci sayısı 30’dan 46’ya çıktı. Bu artış, gençlerin çok yönlü gelişimine önemli bir katkı sağladı” dedi.

Vali Yavuz,  Karabük’ün eğitimdeki yükselişini sürdüreceklerini, bu projenin yalnızca bir eğitim girişimi değil, aynı zamanda paydaşların ortak vizyonuyla geleceği şekillendiren bir güç birliği olduğunu belirtti. Vali Yavuz, Projenin planlanmasında ve hayata geçirilmesinde emeği geçen Vali Yardımcısına, eğitim yöneticilerine, proje ekibine, öğretmenlere, öğrencilere ve velilere teşekkür etti.

Vali Yavuz konuşmasının son bölümünde,  gençlere başarı yolunda kararlılık ve öğrenme azmi ile ilerlemelerini tavsiye etti.

İl Milli Eğitim Müdürlüğü Ölçme ve Değerlendirme Merkezi Personeli (Öğretmen) Serkan Acar tarafından yapılan sunumda; anaokulundan lise seviyesine kadar 8 alt proje ve birçok etkinlik ve faaliyetle geniş bir kitleye ulaşan Eğitim Kenti Karabük Projesi’nin faaliyetleri, elde edilen başarılar ve güncellenen hedefler hakkında bilgi verildi.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin

KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM

s 4
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
18 Haziran, 2026 13:14 tarihinde yayınlandı
0 0

Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.

Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”

Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor

Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MEYAM Modeli Tanıtıldı

Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.

Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı

MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin