Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Mart, 2017 14:21 tarihinde yayınlandı
0

Vali Mehmet Aktaş’ın 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi Mesajı

Karabük Valisi Mehmet Aktaş; 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi nedeniyle bir mesaj yayımladı. Vali Aktaş mesajında şunlarıo dile getirdi:

“18 Mart Çanakkale Zaferi, vatan topraklarımızı savunmak ve korumak için canlarını ortaya koymaktan çekinmeyen şehitlerimizin anılması bakımından önemli ve anlamlı bir gündür.

Üzerinde bağımsız olarak yaşadığımız bu vatanı, bağımsızlığımızın, özgürlüğümüzün, vatan sevgimizin, birlik ve bütünlüğümüzün simgeleri olarak, gönlümüzde yaşayan aziz şehitlerimize borçluyuz. Onların, vatan ve millet için yaptığı fedakârlığın değeri, hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar yüce ve büyüktür.

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasına zemin hazırlayan Çanakkale Zaferi, bizim tarihimizin önemli savaşlarından biri olmuştur. Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı, bir ulusun, bir coğrafyayı nasıl vatan yaptığının, aziz milletimizin sahip olduğu ve özünde var olan kahramanlık duygularının bir ifadesidir. Sonuçları itibarıyla dünya tarihini etkileyen bir dönüm noktası olmuştur.

Bu vatan için canlarını seve seve veren şehitlerimiz, emsalsiz özverileriyle, milletimizin değerlerinin ne kadar sağlam ve güçlü olduğunu tarih boyunca ispatlamışlardır.

Bugün bizlere düşen görev, şehitlerimizin kanlarıyla sulanan ve emanet edilen bu kutsal vatan topraklarının korunması ve bayrağımızın dalgalanması için birlik ve beraberlik içinde verilen mücadeleyi millet olarak idrak etmek, gelecek nesillere bu bilinci aktarmak ve bu kutsal toprakları bizden sonraki nesillere daha güvenli bir şekilde devretmektir.

Türk milleti şehitlerimizin ve gazilerimizin değerini daima bilmiştir. Onları asla unutmamıştır ve unutmayacaktır.

18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, vatanını canından aziz bilen kahraman şehitlerimizi rahmet ve şükranla yâd ediyorum.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin