Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Eylül, 2024 08:30 tarihinde yayınlandı
0

Vali Köklü’den minibüs kazasıyla ilgili açıklama: “Maalesef kapasite dışında bir yolcu sayısı var, soruşturma başlatıldı”

Tokat’ta 1 çocuğun öldüğü ve 25 kişinin yaralandığı kazayla ilgili açıklama yapan Tokat Valisi Abdullah Köklü, minibüsün

kapasite dışında yolcu taşındığını belirterek, “Soruşturma başlatıldı” dedi.

Niksar ilçesinde fındık işçilerini taşıyan minibüsün devrilmesi sonucu 1 kişinin öldüğü 25 kişinin de yaralandığı kaza sonrası Tokat Valisi Abdullah Köklü, Niksar ilçesine giderek incelemelerde bulundu. Niksar Devlet Hastanesinde yatan hastalarla görüşen Vali Köklü, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

“Çocukları kapasite dışı taşımışlar”

Kapasite dışında yolcu taşındığını söyleyen Tokat Valisi Abdullah Köklü, “26 yolcu taşıyan yarısının çocukların olduğu Ordu istikametinden gelen ve Şanlıurfa ilinde ikamet eden vatandaşlar sürücünün kendi hatasından dolayı maalesef araç yuvarlandı. Ne yazık ki 1 çocuğumuz hayatını kaybetti. Onun dışındaki yaralılarımızda şu an için hayati tehlike gözükmüyor. Gerekli sevkler yapıldı ve konu takibimiz altında. 4 sevkimiz var ve onu da takip ediyoruz. Tokat Devlet Hastanesi ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi’ne gerekli talimatlar verildi. Onlar da hassas bir şekilde takip ediyorlar. Maalesef kapasite dışında bir yolcu sayısı var. Çocukları kapasite dışı taşıdığı anlaşılıyor. Emniyet ve savcılık gerekli soruşturmayı başlattı” dedi.

Minibüste bulunan sürücünün annesi Fatma Gezi ise, “Nasıl oldu bende anlamadım. Bir baktım yerdeyim. Araba yüklüydü. Fındık hasadını bitirdik. Sonra yola çıktık” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin