Vali Kemal Çeber’in 24 Temmuz Basın Bayramını Kutladı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Temmuz, 2017 11:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Vali Kemal Çeber’in 24 Temmuz Basın Bayramını Kutladı

Karabük Valisi Kemal Çeber, 24 Temmuz Basın Bayramı nedeniyle kutlama mesajı yayınladı.

Basının Demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri ve haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkin aracı olduğunu belirten Vali Çever;            “Demokrasimizin yaşamasının ve gelişmesinin  önemli  ve değerli aracıdır.

İçinde bulunduğumuz iletişim çağında yazılı, işitsel ve görsel basın kuruluşları  dünyadaki  tüm gelişmeler hakkında toplumu bilgilendirmenin yanında  vatandaşımız ile devletimiz  arasındaki iletişimin sağlanması gibi önemli bir sorumluluğu  da üstlenmektedir.

Basınımız; meslek ilkelerine uygun, kişi hak ve hürriyetine saygılı, tarafsız   yayıncılık ilkesi çerçevesinde, toplumda basına güveni artırmanın yanında, kamuoyunun yanlış  bilgilendirilerek yönlendirilmesinin  de önüne geçmektedir.

Toplumsal değerlere saygılı, sorumluluk bilinci içinde, tarafsız bir anlayışla görevini yerine getiren özgür basın, demokratik toplum düzeninin korunmasının en büyük güvencesidir.

Hızla ilerleyen teknolojiye paralel olarak gelişen kitle iletişim araçları ile birlikte gücü ve etkinliği her geçen gün biraz daha artan basınımız;  haber verme, bilgilendirme, eğitme, eğlendirme, kültürel değerleri aktarma, denetleme, kamuoyu oluşturma gibi birçok işleve sahiptir.

Basında sansür, basını bu temel işlevlerinden uzaklaştırır ve basının  objektifliğini  gölgeler. Bu çerçevede basında sansürün kaldırıldığı 24 Temmuz 1908 tarihinin gazetecilik açısından bir milat, bir dönüm noktası olduğu inancındayım.

Bu duygu ve düşüncelerle; 24 Temmuz 2017 günü kutladığımız Basında Sansürün Kaldırılışı’nın 109’uncu yıldönümü münasebetiyle, ilimizde de faaliyette bulunan yerel gazete, dergi, radyo ve televizyonlarımız ve ulusal haber ajansı temsilcileri ile zengin bir kadroya sahip olan ve üstlendikleri sorumluluğun bilinciyle görev yapan değerli basın mensuplarımızın “24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı”nı candan kutlar, tüm basın mensuplarımızın habere ulaşma ve haberi kamuoyuna ulaştırma çabalarında başarılı olmasını dilerim” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
40 yasinda cirak oldu giresunun bicak mirasini yasatiyor aLNHI1yZ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Nisan, 2026 12:22 tarihinde yayınlandı
0
0

40 yaşında çırak oldu, Giresun’un bıçak mirasını yaşatıyor

Giresun’un Sokakbaşı Mahallesi’nde yöresel bıçak üretimi yapan Haluk Kemal Yücesan, 40 yaşından sonra çırak olarak adım attığı meslekte, kentin yüzlerce yıllık bıçakçılık kültürünü yaşatan son ustalar arasında yer alıyor.

1999 yılında yaşanan Marmara Depremi’nin ardından İstanbul’dan ayrılarak memleketi Giresun’a dönen Haluk Kemal Yücesan (66), tesadüfen başladığı bıçakçılık mesleğinde 26 yılı geride bıraktı. Ustası, “Çavuş Ömer” lakaplı Ömer Saraçoğlu’nun yanında çırak olarak mesleğe adım atan Yücesan, bu sanatın köklerinin daha da eskilere dayandığını söyledi. Ustasının babası Temel Saraçoğlu’nun bıçakçılığı Rum kökenli Anton Usta’dan öğrendiğini belirten Yücesan, böylece mesleğin kuşaktan kuşağa aktarılan bir gelenek olduğuna dikkat çekti.

1999 Marmara Depremi’nin ardından yaşadığı psikolojik etkiler nedeniyle İstanbul’u terk etme kararı aldığını anlatan Yücesan, “Giresun’a geldikten sonra ustamın dükkanının önünden geçerken sohbet ettik. Dükkanı kapatacağını söyledi. ‘Bu Çin malı bıçaklarla uğraşamıyorum, öğrenecek kimse de yok’ deyince ben de ’Bana öğret’ dedim. Ertesi gün sabah 6’da dükkana gittim, o gün bu gündür devam ediyorum” dedi.

“Giresun saldırması, Yılan dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var”

Giresun’un bıçak kültürünün Türkiye’de ve dünyada ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yücesan, çocukluk yıllarından itibaren bıçaklarla iç içe büyüdüklerini ifade ederek, “Giresun’da hemen herkesin cebinde ya da belinde bir bıçak olurdu. Biz oyuncaklarımızı bile kendimiz yapardık, bunun için bıçak kullanırdık. Bu kültürün içinde büyüdük. Kentte üretilen bıçaklar yalnızca birer kesici alet değil, her biri ayrı bir isim ve hikaye taşır. Dünyanın birçok yerinde bıçak yapılır ama isimlendirilmiş, hikayesi olan bu kadar zengin bir kültür zor bulunur. Giresun Saldırması, Yılan Dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var” dedi.

Bıçakların kullanım amacına göre şekillendiğini anlatan Yücesan, “Örneğin ‘Kanun bıçağı’ sivri uçlu bıçakların yasaklandığı dönemde ucu yuvarlatılarak yapılmış. ‘Giresun Saldırması’ ise koltuk altından rahat çekilebilmesi için özel kavisli bir yapıya sahip. ‘Yılan Dili’ bıçağı ise hem sepet yapımında hem de savunma amaçlı kullanılmış. Her birinin ayrı bir geçmişi var” ifadelerini kullandı.

“26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım”

Mesleğe 40 yaşından sonra başlamasına rağmen büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Yücesan, “26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım. Bu iş sabır ve emek ister. Yeni nesil biraz daha hızlı sonuç almak istiyor ama bu meslek göz nuru ister. Ben 40 yaşımdan sonra çırak oldum, bu mesleği öğrendim ve 2010 yılında ’Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı’ olarak onayı verildi. Hepsinde emek ve sabır var. Tabi yaptığın işi sevmek de var. Bugüne kadar birkaç çırak yetiştirdim, ancak gençler ekonomik nedenlerle mesleği sürdürmekte zorlandığı için başka şehirlere çalışmaya gitti. Oğlum da bu işi öğrendi, yıllarca birlikte çalıştık ama geçim sıkıntısı nedeniyle başka şehre gitti. Bu kültürün devam etmesini istiyorum. Çünkü biz burada sadece demiri dövmüyoruz, Giresun’un kimliğini yaşatıyoruz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin