Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Nisan, 2018 10:47 tarihinde yayınlandı
0

Vali Kemal Çeber’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı mesajı

Karabük Valisi Kemal Çeber, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle bir kutlama mesajı yayımladı.

Vali Çeber mesajında şunları söyledi:

“Cumhuriyetimizin en önemli kurumlarından olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin açılışının 98. Yıldönümünde Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyoruz.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğindeki İstiklâl Mücadelesinde dönüm noktası olmuş, Milletimiz, egemenliğin kayıtsız şartsız kendisinde olduğu yeni bir devletin ilk adımını atmıştır.

Yüce meclisimiz, ülkenin içinde bulunduğu olumsuz şartlara rağmen milletten aldığı güçle İstiklâl Mücadelesini başarıyla sonuçlandırmış, ezelden beri hür yaşayan milletimizin, ebediyete kadar hür yaşayacağını bütün dünyaya ilan etmiştir.

Ülkemizin ve milletimizin en büyük zenginliği ve umut kaynağı olan çocuklarımıza armağan edilen ilk ve tek bayram olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı bizim için önemli bir gündür. Bu güzel günden beklentimiz bugünümüz de ve yarınımız da hoşgörünün hâkim olması; barışın, mutluluğun ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir dünya düzenin olmasıdır.

Geleceğimizin teminatı olan en kıymetli hazinemiz çocuklarımızı; ülkesini ve milletini seven, vatanı için çalışıp üreten insanlar olarak yetiştirmek; kendine güvenen, hayatın güçlükleri ile baş edebilecek ölçüde donanımlı, girişimci, ufku geniş, milli ve manevi değerlerine bağlı gençler olarak yetiştirilmelerini sağlamak, ortak sorumluluğumuz ve hedefimizdir.

Bu anlamlı günde Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bu vatan için canını feda eden tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle, gazilerimizi minnet ve şükranla yâd ediyorum. Coşkumuzun ve yaşama sevincimizin sürekli olması dileğiyle tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyorum.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin