ZONGULDAK Valisi Ali Kaban ve Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer Bülent Ecevit Üniversitesi Gökçebey Meslek Yüksekokulu Seramik Atölyesi’ni gezdi. Zonguldak Valisi Ali Kaban ve Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, Bülent Ecevit Üniversitesi Gökçebey Meslek Yüksekokulu bünyesinde faaliyet gösteren Seramik Atölyesi’ni gezdi. Atölyenin çalışmaları hakkında öğretim elemanlarından bilgi alan Vali Kaban ve Rektör Özer’e seramik ve çini sanatının incelikleri anlatıldı. Vali Kaban ve Rektör Özer seramik tabaklar, vazolar, küpler, duvar panoları gibi daha çok dekoratif amaçlı süs eşyalarının yer aldığı atölyeyi gezdi. Seramik Atölyesi’nde geleneksel çizgilerden yararlanılarak dekoratif parçalar üretildiğini söyleyen Rektör Özer, “Öğrencilerimizin mesleki açıdan gelişmeleri için tam donanımlı laboratuvarlar ve atölyeler kurduk. Bu bağlamda Gökçebey Meslek Yüksekokulumuzun atölyesinde düzenlenen kurslarda öğrencilere seramik ve çini sanatının nasıl yapıldığına yönelik bilgiler veriliyor ve aynı zamanda çini ve seramik üzerine çalışmalar da yapılıyor. Ortaya çıkan eserleri üniversitemizin çeşitli alanlarında sergiliyoruz. Atölyemizde üretim yapan ve geleneksel el sanatlarımızın geleceğe taşınmasına katkı sunan tüm öğretim elemanlarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi. Hem seramik hem de çini çalışmalarının geleneksel sanatlar çerisinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Vali Kaban şunları söyledi: “Seramik ve çini Türk el sanatları içinde çok önemli yer sahip. Özellikle son zamanlarda bu sanatlarımız yükselişe geçti. Böyle bir atölyenin Üniversitemiz bünyesinde hizmet veriyor olması çok güzel. Sayın Rektörümüz ve üniversitemizin öğretim elemanları gerçekten bilime ve sanata çok büyük katkılar sunuyor kendilerine çok teşekkür ediyorum.” Vali Ali Kaban ve Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer, Gökçebey Meslek Yüksekokulu’nu ve seramik-çini atölyelerini gezdikten sonra öğretim elemanları tarafından Vali Ali Kaban’a seramik atölyesinde üretilen eserlerden hediye edildi.


Vali Kaban, Gökçebey MYO Seramik Atölyesi’ni gezdi
Coğrafi işaretli yemeklerin tarifleri yapay zeka desteğiyle dijitale taşındı
Kastamonu Üniversitesi’nde hayata geçirilen proje ile coğrafi işaretli ve unutulmaya yüz tutmuş yemekler, yapay zeka destekli kurulan internet sitesinde bir araya getirildi. Sitede coğrafi işaretli yemeklerin orijinal tarifleri ve yapay zeka desteğiyle hazırlanan tarifleri vatandaşların hizmetine sunuluyor.
Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde yürütülen projeyle, Türkiye’nin tescilli lezzetleri ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel mutfak kültürü dijital çağın imkanlarıyla bir araya getirildi. TÜBİTAK 2209 öğrenci projesi kapsamında hayata geçirilen proje kapsamında, yapay zeka entegre edilerek kuruşan “Miras Sofrası” isimli internet sitesinde, Türkiye’deki illerin coğrafi işaretli yemeklerinin orijinal tarifleri ve reçeteleri vatandaşların hizmetine sunuldu. Sağlık problemleri ya da beslenme tercihleri farklı olan vatandaşlar ise siteye entegre eden yapay zeka sayesinde coğrafi işaretli yemeklerin alternatif tariflerini öğrenebilecek.
Her ilin coğrafi işaretli yemeği belirlendi
Projeyle ilgili bilgi veren Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serkan Çalışkan, “Kastamonu Üniversitesi olarak UNDES projeleri kapsamında gastronomiyle alakalı birkaç projemiz var. Bunlardan bir tanesi Kültürel Miras projemiz. Kültürel Miras projesi kapsamında her ilin coğrafi işaretli bir yemeğini belirledik ve bunlara ilişkin bir internet sitesi oluşturduk. Kastamonu gastronomik olarak çok köklü bir mirasa ve geçmişe sahip. Bu kapsamda da köyleri dolaşıp, kırsal alanları dolaşıp bu mirası ortaya çıkarmayı planlıyoruz. Bu kapsamda anneannelerden, babaannelerden bu mirasa ilişkin notlar alıp daha sonrasında da bu yemekleri literatüre kazandırmayı, bu yemekleri yapmayı planlıyoruz” dedi.
Kültürel Miras projesinin ilk aşamasında web sitesinde her ilin bir yemeğine yer verdiklerini dile getiren Doç. Dr. Serkan Çalışkan, “Bu yemeklerin sayısını ilerleyen safhalarda çoğaltacağız. Bu yemeklerin videolarını çekeceğiz. Bu yemekleri tattıracağız. İlerleyen aşamalarda internet sitesini daha geniş kapsamlı bir hale getirmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.
“Bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık”
Yaklaşık bir yıllık süreçte tamamlanan projenin detaylarını paylaşan Araştırma Görevlisi Ahmet Tuğrul Karamustafa da, “Multidisipliner bir çalışma ele alarak aslında unutulmuş ve yüz tutulmuş yiyeceklerin ulaşamadığımız reçetelerine rahat bir şekilde ulaşmamız açısından, aynı zamanda günümüzde artık dijital çağda yapay zeka ile entegre ederek bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık. Bu projemizdeki amaç yiyeceklerin hem normal kendi reçetelerini koymak hem de yemek farklı alerjisi olan insanlar için yapay zeka yemeklerin farklı formatta hazırlanmasına katkı sağlamaktır. Kastamonu banduması dediğimizde hindi etini kullanıyoruz. Bunun orijinal reçetesinde böyle var. Bunun hem hikayesini biz oraya yazıyoruz, yapay zekayı biz içine entegre ettiğimizde hindi eti ya da normal et yiyemeyen insanlar da yapay zekasında alternatif tarifleri öğrenebiliyor. Uygulamayla ilgili geri dönüşlerimizi de yavaş yavaş almaya başladık” diye konuştu.
“Kendi ülkemden baz alarak başlamak istedim”
Projeyi geliştiren öğrencilerden Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Vesile İlhan da, Türkiye’nin lezzet mirasını temel alarak bu çalışmaya başladığını belirterek, “81 ildeki yemekleri araştırdım. Bunları nasıl değiştirebiliriz diye düşündüm. Daha sonra da arkadaşımla otururken böyle bir proje geliştirmek istedik ve bunu nasıl ortak yapabiliriz diye düşündük. Arkadaşım sitenin yazılım kısmıyla ilgilendi. Ben de tariflerin araştırılması ve bunları nasıl geliştirebileceğimiz üzerine çalıştım. Daha sonra yapay zekayı devreye soktuk. Bu üçünü birleştirip 3-4 aylık bir çalışma gerçekleştirdik. Sonucundan da memnun kaldığımız sitemiz ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.


