Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Mart, 2017 06:50 tarihinde yayınlandı
0

Vali Kaban, Gökçebey MYO Seramik Atölyesi’ni gezdi

ZONGULDAK Valisi Ali Kaban ve Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer Bülent Ecevit Üniversitesi Gökçebey Meslek Yüksekokulu Seramik Atölyesi’ni gezdi. Zonguldak Valisi Ali Kaban ve Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, Bülent Ecevit Üniversitesi Gökçebey Meslek Yüksekokulu bünyesinde faaliyet gösteren Seramik Atölyesi’ni gezdi. Atölyenin çalışmaları hakkında öğretim elemanlarından bilgi alan Vali Kaban ve Rektör Özer’e seramik ve çini sanatının incelikleri anlatıldı. Vali Kaban ve Rektör Özer seramik tabaklar, vazolar, küpler, duvar panoları gibi daha çok dekoratif amaçlı süs eşyalarının yer aldığı atölyeyi gezdi. Seramik Atölyesi’nde geleneksel çizgilerden yararlanılarak dekoratif parçalar üretildiğini söyleyen Rektör Özer, “Öğrencilerimizin mesleki açıdan gelişmeleri için tam donanımlı laboratuvarlar ve atölyeler kurduk. Bu bağlamda Gökçebey Meslek Yüksekokulumuzun atölyesinde düzenlenen kurslarda öğrencilere seramik ve çini sanatının nasıl yapıldığına yönelik bilgiler veriliyor ve aynı zamanda çini ve seramik üzerine çalışmalar da yapılıyor. Ortaya çıkan eserleri üniversitemizin çeşitli alanlarında sergiliyoruz. Atölyemizde üretim yapan ve geleneksel el sanatlarımızın geleceğe taşınmasına katkı sunan tüm öğretim elemanlarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi. Hem seramik hem de çini çalışmalarının geleneksel sanatlar çerisinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Vali Kaban şunları söyledi: “Seramik ve çini Türk el sanatları içinde çok önemli yer sahip. Özellikle son zamanlarda bu sanatlarımız yükselişe geçti. Böyle bir atölyenin Üniversitemiz bünyesinde hizmet veriyor olması çok güzel. Sayın Rektörümüz ve üniversitemizin öğretim elemanları gerçekten bilime ve sanata çok büyük katkılar sunuyor kendilerine çok teşekkür ediyorum.” Vali Ali Kaban ve Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer, Gökçebey Meslek Yüksekokulu’nu ve seramik-çini atölyelerini gezdikten sonra öğretim elemanları tarafından Vali Ali Kaban’a seramik atölyesinde üretilen eserlerden hediye edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin