Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Mart, 2022 12:35 tarihinde yayınlandı
0

Vali Gürel’den Meteoroloji Müdürlüğüne Ziyaret

Vali Fuat Gürel, kurum denetimleri kapsamında Meteoroloji Müdürlüğünü ziyaret ederek Müdür Ramazan Karapınar’dan 2021 yılında yapılan çalışmalar hakkında bilgiler aldı.

Karabük Meteoroloji Müdürlüğünün tarihçesi, teşkilat şeması, personel durumu ve faaliyet alanları hakkında bilgiler vererek sunumuna başlayan İl Müdürü Karapınar; Karabük’te toplam 13 Adet Otomatik Meteoroloji İstasyon Ağı bulunduğunu ifade etti.

Genel amaçlı tahminler ile sektörel amaçlı tahminlerde bulunulduğunu söyleyen Karapınar, kısa vadeli olarak saatlik ve günlük tahminler yapıldığını, uzun vadeli olarak haftalık, aylık ve mevsimlik tahminler gerçekleştirildiğini, sektörel bazlı tahminlerin ise ulaştırma, tarım, orman, çevre ve savunma sektörlerine dayalı olarak yapıldığını belirtti.

Karabük’te  en sıcak günün 11.08.1970 tarihinde 44,1 derece ile yaşandığını, en düşük sıcaklığın 25.01.1974 yılında -15,1 derece olduğunu söyleyen İl Müdürü Karapınar, en yüksek yağışın 82,6 kg ile 11.08.2021 tarihinde yaşandığını, en yüksek kar yağışının 70 cm ile 19.01.2022 tarihinde, en hızlı rüzgarın 16.08.1972 tarihinde 118,8 km hızla gerçekleştiğini, 2020 yılında toplam 31 adet bilgi talebi geldiğini ve hepsinin cevaplandığını söyledi.

Karabük’ün rüzgâr potansiyelinin çok düşük olduğunu, %15-20 oranında verimliliğinin bulunduğunu söyleyen Karapınar, eğitim ve bilgilendirme seminerlerine de önem verdiklerini hatırlattı.

Müdür Karapınar; 2021 yılında çeşitli uyarı tipleri olmak üzere toplam 69 adet uyarı verildiğini, 2021 yılı verileri olarak toplam yağış miktarının 567 Km/m², maksimum sıcaklığının 39,6 C minimum sıcaklığın -9,7 C ortalama nemin %70,9 olduğunu sözlerine ekledi.

Vali Yardımcısı Hüseyin Demirbaş ve İl Yazı İşleri Müdürü Şerafettin Kelleci’nin eşlik ettiği ziyarette verdiği bilgiler için Meteoroloji Müdürü Ramazan Karapınar’a teşekkür eden Vali Fuat Gürel, kurum personeline çalışmalarında başarılar diledi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin