Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
13 Ekim, 2021 10:11 tarihinde yayınlandı
0

Vali Gürel  Keltepe Kayak Merkezinde incelemede bulundu

Vali Fuat Gürel, Karabük’ün en yüksek noktası olan 2 bin rakımlı Keltepe mevkisinde Türkiye’nin 53. kayak merkezi olarak hizmete giren Karabük Keltepe Kayak Merkezinde kış sezonu öncesinde incelemelerde bulunarak Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven’den yeni sezon öncesi devam eden çalışmalar hakkında bilgiler aldı.

Alt ve Üst Günübirlik Tesisleri, otopark, mescit, acemi kayak pisti, kızak pistinde incelemelerde bulunan Vali Gürel, pist genişletme çalışmaları hakkında İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Uzun’dan bilgiler aldı.

Karabük Keltepe Kayak Merkezinin günübirlik gelip burayı kullanmak isteyen herkesin ihtiyaçlarını karşılayacak bir altyapıya sahip olduğunu ifade eden Vali Fuat Gürel, “Karabük Keltepe Kayak Merkezimizdeki Alt ve Üst Günü Birlik Tesislerimizi geçtiğimiz iki sezonu boyunca günü birlik olarak hizmete aldık ve hizmete aldığımız andan itibaren yöre halkımız tarafından büyük bir rağbet gördü. Vatandaşlarımızdan gelen tüm talepleri en ince ayrıntısına kadar değerlendiriyoruz ve bu talepleri yerine getiriyoruz. Yeni sezona tüm hazırlıklarımızı tamamlamış olarak gireceğiz ve bölgemizin yeni cazibe merkezi haline gelen Karabük Keltepe Kayak Merkezimiz kış ve kayak sezonunda ülkemizin ve bölgemizin önemli turizm destinasyonlarından birisi olacağına inanıyom. Şuanda günübirlik gelip burayı kullanmak isteyen herkesin ihtiyaçlarını karşılayacak bir altyapıya sahibiz. “Kayak Keltepe Kayak Merkezinde Öğrenilir”sloganıyla yeni sezonla birlikte kayak öğrenmek isteyen tüm vatandaşlarımızı Karabük Keltepe Kayak Merkezimize bekliyoruz.”diye konuştu.

İncelemelerde Vali Fuat Gürel’e, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mehmet Uzun ile Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven eşlik etti.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin