İl Koordinasyon Kurulu Toplantısında konuşan Kastamonu Valisi Meftun Dallı, depremden etkilenen illere yönelik çalışmalara rağmen Kastamonu’daki projelerin devam edeceğini belirterek, “Kurumlarımızın devam edecek, ilimizle ilgili bu yıl başlayacak pek çok yatırımları mevcut” dedi.
Kastamonu Valiliği öncülüğünde İl Koordinasyon Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) salonunda yapılan toplantı öncesinde açıklamalarda bulunan Vali Meftun Dallı, 31 Mart Mahalli İdareler seçimlerinin hem Türkiye hem Kastamonu’ya hayırlı olması temennisinde bulundu. Kastamonu’ya yapılması planlanan yatırımlarla ilgili bilgi veren Vali Dallı, devletin Kahramanmaraş merkezli depremden etkilenen illerdeki yoğun yatırımlara rağmen bu yıl birçok projenin Kastamonu’da hayata geçirileceğini belirtti.
Sorunsuz bir seçim sürecinin geride bırakıldığını belirten Vali Dallı, “Bir ilçemizdeki üzücü hadise dışında çok şükür olumsuz bir olay yaşanmadan seçimleri bitirdik. Bu olayda olmasaydı daha çok mutlu olacaktık. Ama bir ilçemizde ne yazık ki muhtarlık meselesinden ötürü istenmeyen bir olay oldu. Seçimin sükunet ve huzur içerisinde geçmesi için çaba sarf eden, rol alan, gayret gösteren bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Seçim sonuçlarının ilimize, ilçelerimize, ülkemize ve köylerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Belediye başkanlarımıza ve seçilen muhtarlarımıza hayırlı uğurlu olsun. İlimize, ilçelerine, köylerine en güzel hizmetleri yapmalarını temenni ediyoruz. Cenab-ı hak yardımcıları olsun” dedi.
Daha sonra Kastamonu’da kamu kurumları tarafından yapılan çalışmalarla ilgili bilgi veren Vali Dallı, “2024 yılı yaşadığımız deprem sebebiyle, 2023 yılında olduğu gibi bu yıl da yatırımlar noktasında, deprem bölgesindeki illerimiz dışındaki bölgeler için biraz daha, bir takım yatırımlar kısıtlanarak geçecek, öyle görünüyor. Deprem bölgesindeki yaraların sarılması için ama yine de kurumlarımızın devam edecek. Kurumlarımızın ilimizle ilgili bu yıl başlayacak pek çok yatırımları mevcut” diye konuştu.
Vali Dallı’nın konuşmasının ardından bu yıl planlanan yatırımlar ve şimdiye kadar yapılan projeler hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu.


Vali Dallı: “Kurumlarımızın ilimizle ilgili bu yıl başlayacak pek çok yatırımları mevcut”
Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: “Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın”
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.
Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.
Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.
Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, “Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir” dedi.
“Ölüm meleği mantarı”
Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen ’Amanita phalloides’ türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.
“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum”
“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz” dedi.
“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor”
“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor” diyen Gündüz, “Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen “ölüm meleği” türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

