Karabük Postası tarafından
24 Temmuz, 2023 10:35 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Üzülmez Lavuarının faaliyete geçmesi için çalışmalar sürüyor

ZONGULDAK (İHA) - Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Lavuar’ının yeniden faaliyete geçmesi için çalışmalar devam ediyor. TTK ve GMİS iş birliği ile gerçekleştirilen onarım çalışmaları haftanın 7 günü aralıksız devam ederken GMİS Genel Eğitim ve Teşkilatlandırma Sekreteri Tayfun Demir, hafta sonu da devam eden çalışmaları yerinde inceledi. GMİS Üzülmez Şube Sekreteri ve eski Mekanizasyon Servisi Şefi Dursun İris ve Mekanizasyon Servisi Şefi Erkan Sargan sorumluluğunda devam eden çalışmaların hızla ilerlediğini belirten Başkan Demir, “Lavuar’ın yenilenmesi ve onarılması için istenilen ihale bedelleri çok yüksekti. Şu anda kur bazında 60 milyon TL’ye yakın bir maliyet, ihale bedeli istendi. İşçimizin hem temiz tıkanmış kömürünü alabilmesi, hem de kurumun katma değeri yüksek kömür üreterek cevherimizin değerinin artırılması için elimizi taşın altına koyduk. Üzülmez Şube Sekreterimiz Dursun İris, ‘Ben çizmemi baretimi giyer, Mekanizasyon Servisi Şefi Erkan Sargan ile çok düşük bütçeye burasını tamamlarım’ dedi. Genel Müdürlüğümüzün oluru ile çalışmalar aralıksız sürüyor. Bu gün arkadaşlarımızı çalışma yerlerinde ziyaret ettik. Pazar günü sıcak havada çalışmalarımızı sürdürüyoruz. En kısa sürede burası hayata geçecek. Hem kurumumuz yüksek maliyetli tadilattan kurtulmuş olacak, hem işçimiz en kısa sürede temiz kömürünü kavuşacak hem de yıkanan ve kalite kalite ayrılan taş kömürü daha çok değer kazanacak. Bizim sendika olarak işçimizin haklarına sahip çıkmanın yanında işletmemizin de en verimli şekilde çalışması noktasında desteğimiz her zaman var olacak. Bu gün eylem odaklı değil çözüm odaklı bir çalışma içerisinde Üzülmez Lavuar’ını tamamlayarak yıkanmış kömüre ulaşacağız. Mekanizasyon Servisi Şefi Erkan Sargan’a ve ekibine, Başkanımız Dursun İris’e özverili çalışmalarından ötürü teşekkür ediyoruz” dedi. Mekanizasyon Servisi eski Şefi olan GMİS Üzülmez Şube Teşkilat Sekreteri Dursun İris, Lavuar’ın en geç 3 ay içerisinde açılacağını ifade ederek, “Düşük maliyet ve hummalı bir çalışmayla Lavuarımızı aktif hale getireceğiz. Hem kömürümüzün değerini artıracağız, hem de işçimize bir an önce yıkanmış temiz kömür vermeye başlayacağız. TTK Genel Müdürümüz ve Üzülmez Müessese ve İşletme Müdürlerimize desteklerinden ve bize olan güvenlerinden ötürü teşekkür ediyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Peri Dilbaz tarafından
02 Şubat, 2026 17:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Çocuk Suçları, Ruh Sağlığının Alarmı

Son dönemde çocukların suç çetelerinin ağına düşmesi, akranlar arasında işlenen ağır şiddet olayları ve hatta cinayetler toplum olarak hepimizi derin bir kaygıya sürüklüyor. Bu olaylara yalnızca “suç” penceresinden bakmak, sorunu anlamamıza yetmiyor. Çünkü bu tablo, aynı zamanda çocuk ruh sağlığına dair güçlü bir alarmdır.

Ergenlik dönemi, bireyin kimliğini inşa etmeye çalıştığı en kırılgan gelişim evresidir. Psikoloji bilimi bize şunu söyler: Ergen beyninde dürtü kontrolünden sorumlu alanlar henüz tam gelişmemiştir; buna karşın haz, güç ve risk arayışı oldukça yoğundur. Bu nörobiyolojik gerçeklik, ergeni hızlı karar almaya, sonuçları yeterince öngörememeye ve grup etkisine açık hale getirir.

Suç çeteleri tam da bu noktada devreye girer. Aidiyet, güç, görünürlük ve “bir yere ait olma” duygusu sunarlar. Oysa bu duygular, sağlıklı biçimde ailede, okulda ve sosyal çevrede karşılanmalıdır. Karşılanmadığında çocuk, kendisini değerli hissettiği her yere tutunabilir; bu yer bazen en tehlikeli alanlar olur.

Akran cinayetleri ise çoğu zaman “ani öfke” başlığı altında geçiştirilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında, bu tür şiddet davranışları uzun süredir bastırılan öfkenin, değersizlik duygusunun ve empati eksikliğinin bir sonucudur. Çocuk konuşamıyorsa, duygularını ifade edecek güvenli alanı yoksa, davranış konuşur.

Burada ailelere büyük sorumluluk düşmektedir. Çocuğun her davranışını onaylamak zorunda değiliz; ancak her duygusunu ciddiye almak zorundayız. Yargılanan değil, anlaşılan çocuk riskli gruplara daha az ihtiyaç duyar. Aşırı baskı kadar sınırsız özgürlük de çocuk için tehlikelidir. Sevgiyle çizilmiş, tutarlı sınırlar çocuğun iç denetimini güçlendirir.

Bir diğer önemli alan dijital dünyadır. Bugün suç örgütleri yalnızca sokakta değil; sosyal medya ve dijital platformlarda da çocuklara ulaşmaktadır. Dijital ebeveynlik; yasaklamak değil, rehberlik etmektir. Çocuğun ne izlediğini, kimlerle iletişim kurduğunu bilmek koruyucu bir etkidir.

Unutulmaması gereken en önemli gerçek şudur: Hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz. Suça sürüklenen çocuklar çoğu zaman görülmemiş, duyulmamış ve anlaşılmamış çocuklardır. Çocukları suçtan korumanın en güçlü yolu, onları önce duygusal olarak güvende tutmaktır.

Bu mesele yalnızca ailelerin değil; okulun, medyanın ve toplumun ortak sorumluluğudur. Çocuklara güvenli bağlar sunabildiğimiz ölçüde, suç çetelerinin alanı daralacaktır.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.