Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
19 Nisan, 2023 12:43 tarihinde yayınlandı
0

Uzmanından Ramazan Bayramında Beslenme Önerileri

Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Arş. Gör. Dilara Nur Kaplan, Ramazan Bayramında sağlıklı beslenmek için dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.

Kaplan, 16 saat boyunca tutulan orucun ardından beslenme düzeninde değişikliklere neden olduğundan, bayramda aşırıya kaçmanın vücutta problemlere sebep olacağını söyledi.

Ramazan ayının bahar mevsimine denk gelmesi dolayısıyla uzun saatler süren açlık ve susuzluk, sıvı kaybına ve metabolizmada düzensizliklere sebep olmuş olabildiğinden uzmanlar bayramda beslenme konusunda uyarılarda bulundu.

Bir ay boyunca oruç tutulup 2 öğün beslenerek bayramda aşırıya kaçmanın vücutta problemlere sebep olabileceğini belirten Arş. Gör. Dilara Nur Kaplan, bayram için sağlıklı beslenme önerilerinde bulundu.

Karabük Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Arş. Gör. Dilara Nur Kaplan, Ramazanda beslenme düzeninin tamamen değiştiğini belirterek, Ramazanın yeni alışkanlıklar kazanmak ve sağlıklı beslenme modeli oluşturmak için güzel bir fırsat olduğu ifade etti.

Arş. Gör. Kaplan, “Ramazan Bayramı ile birlikte hemen aklımıza nelere dikkat etmemiz gerektiği geliyor. Bayramda dengeli ve yeterli beslenmeliyiz. Bunun için bizim sağlıklı tabak modelimiz var. İçerisinde beş temel besin grubunun yeterli miktarda bulunması gerekiyor. Bunlar süt ve süt ürünleri grubu, et, yumurta, kuru baklagil ve yağlı tohumlar grubu, sebze grubu, meyve grubu ile ekmek ve tahıl ürünleri grubu. Ramazan boyunca az öğünlü bir beslenme modelimiz oluyor ve bir anda Ramazan Bayramında hem daha fazla besin tüketme ihtiyacı duyuyoruz, iştahımız artmış oluyor hem de öğün sıklığımız artıyor. Bu noktada da bir anda tükettiğimiz yiyeceklerin miktarını hızlı bir şekilde arttırmamak, yiyecekleri iyice çiğneyerek tüketmek ve hızlı bir şekilde yemeden yavaş yavaş beslenmek önemli” diye konuştu.

“Hafif bir kahvaltı yapabiliriz”
Sağlıklı bir kahvaltının önemine dikkati çeken Arş. Gör. Kaplan, “Kahvaltımız normal, hafif bir kahvaltı şeklinde olabilir. Domates, salatalık, yeşil biber gibi taze ve çiğ sebzelerin yer aldığı, az tuzlu peynirlerin, haşlanmış yumurtanın yer aldığı bir kahvaltı düşünebiliriz. Sosis, salam gibi işlenmiş ürünlerin olmadığı, hamur işlerinin özellikle tercih edilmediği kahvaltıda tam buğdaylı bir ekmek tercih etmek çok daha güzel olacaktır. Hem kan şekeri regülasyonuna yardımcı olur hem sindirimi yavaşlatır hem de B grubu vitaminlerden daha çok faydalanmış oluruz” dedi.

“Aç karnına misafirliğe gitmek porsiyon kontrolümüzü zorlaştırabilir “
Aç karnına misafirliğe gitmenin porsiyon kontrolümüzü zorlaştırabileceğini dile getiren Arş. Gör. Dilara Nur Kaplan, “Bayramda sıklıkla yaptığımız yanlışlardan biri misafirliğe gitme düşüncesiyle öğün atlamak. Özellikle öğle yemeğinin atlanması. Öğle yemeğinin tüketilmesi hem enerji ihtiyacımızın karşılanmasında hem de diğer öğünlerde porsiyon kontrolünü sağlamamızda, yine gün içerisinde fark etmeden tükettiğimiz aralardaki o gıdaların besin alımının azalmasında çok önemlidir. Aç karnına misafirliğe gitmek porsiyon kontrolümüzü zorlaştırabilir. Özellikle kültürel olarak karbonhidrattan zengin ikramlarımız yer alır. Mesela yağlı bir yaprak sarması, yanında bir börek bir de baklava. Hepsini tüketmek karbonhidrattan zengin bir tabak ortaya çıkartır, bu da bizim kan şekerimizi çok hızlı bir şekilde yükseltir, uyku ve yorgunluğa sebep olur. Bir yaprak sarması tüketmek istiyorsak yanına bir yoğurt veya salata tercih ederek diğerlerine dokunmamayı tercih edebiliriz. Farklı misafirliklere gideceksek gittiğimiz misafirlikte uygun miktarda tercih ettiğimiz bir ürünü tüketebiliriz. Bu da daha sağlıklı bir tüketim oluşturmamıza yardımcı olacaktır” ifadelerini kullandı.

“Alternatif ikramlık oluşturabiliriz”
Arş. Gör. Kaplan, sağlıklı alternatif ikramlıklar hazırlanabileceğini söyleyerek, “Belki ikramlar noktasında bu değişikliği biz yapabiliriz. Genelde tatlı ikramı olarak şekerli ve hamurlu gıdalar olur. Yanında özellikle çocuklara gazlı meşrubatlar ikram edilir. Biz tatlı tercihimizi sütlü, daha küçük porsiyonlu ya da meyveli tatlılardan kullanabiliriz ve içecek olarak gazlı bir meşrubat teklif etmek yerine az şekerli yapılmış bir komposto, limonata veya ayran ikram edebiliriz” dedi.

“Günde en az 2 – 2,5 litre su tüketimi öneriyoruz”
Bayram sonrasında su ve sıvı tüketimin çok önemli olduğunu hatırlatan Kaplan, “Sıvı tüketimi ramazanda azalıyor. Ramazan sonrasında bunu takviye etmek çok önemli. Bunun için günde en az 2-2,5 litre su tüketimi öneriyoruz. Çay ve kahve tüketimi ile bunu gidermeye çalışıyor bazen insanlar. Su ile çay ve kahveyi ayrı olarak değerlendirmemiz gerekiyor. ‘Çay ve kahve tüketmeyelim’ demiyorum ama tüketim miktarımıza dikkat etmeliyiz özellikle şekerli şekilde tüketenler sadece çay ve kahve değil bunun yanında aldıkları şeker miktarını da arttırmış oluyorlar” şeklinde konuştu.

“Akşam yemeği dengeli ve yeterli tüketilmeli”
Arş. Gör. Kaplan, akşam öğünlerinin dengeli ve yeterli bir şekilde tüketilmesinin önemine dikkati çekerek, “Ramazan boyunca geceleri kalkıp sahur yapmaya alışıyoruz. İlerleyen dönemlerde dikkat edilmediğinde bu, gece yemeleri şeklinde bir alışkanlığa dönüşebiliyor. Bunun önüne geçmek adına da akşam öğünlerinin dengeli ve yeterli bir şekilde tüketilmesi önemli. Akşam yemekleri kesinlikle atlanılmamalı ama öğle yemeğine göre daha hafif tercih edilebilir. Öğle yemeklerinde protein kaynaklarına yer verip akşam yemeğinde daha az yağlı sebze yemekleri tercih edilebilir. Bu aralarda atıştırma ihtiyacı da akşam yemeği tüketmeyen bireylerde çok daha fazla görünmektedir” diye konuştu.

“Küçük değişiklilerle fiziksel aktivite düzeyimizi arttırabiliriz”
Ömür boyu sürdürülebilir bir düzen kurmanın beslenme ve sağlıklı fiziksel aktivite oluşturma açısından önemli olduğunu vurgulayan Arş. Gör. Kaplan, “Ramazan ayı ile birlikte aslında enerji kaybını önlemek adına fiziksel aktivite düzeyimiz bir miktar azalabiliyor. Biz bayramı güzel bir fırsat düşünerek bayramla beraber arttırabiliriz. Gideceğimiz misafirliklere giderken yürümeyi tercih etmek ya da binadan ayrılırken asansör yerine merdivenleri kullanmak gibi küçük değişiklilerle fiziksel aktivite düzeyimizi arttırabiliriz. Ömür boyu sürdürülebilir bir düzen kurmak hem beslenme açısından hem de sağlıklı bir fiziksel aktivite oluşturma açısından çok önemlidir. Bayramda kazandığımız belirli davranışların bayram sonrasında da devam etmesini diliyoruz. Şu ana kadar bahsettiğimiz her şey sağlıklı bireyler içindi. Diyabet, kronik böbrek rahatsızlığı, kalp damar hastalıkları gibi ya da yüksek tansiyon gibi kronik rahatsızlığı olan bireyler kesinlikle uyguladıkları diyet programına Ramazan sonrasında da devam etmelidir ve beslenme ile ilgili önerileri doktor ve diyetisyenlerinden almaya devam etmelidir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
iranin trabzon baskonsolosu mohebati dunya iranlilarin dimdik dayanmasina cok sasirdi RFF6bp13
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.

“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”

Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”

Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin