karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Eylül, 2024 20:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Uzmanından kritik uyarı: “Bolu’yu önemli bir su kıtlığı ile karşılaşabilir”

Bolu’nun içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Gölköy Barajı Gölü’nde su seviyesinin yüzde 30’un altına düştü. Durumun kritik olduğunu söyleyen Doç. Dr. İlhan Sağsen, "Yağışlar az olursa, ortalama sıcaklıklar da artarak giderse Bolu’yu önemli bir su kıtlığı bekleyebilir" dedi.
4’te 3’ü ormanlarla çevrili olan Bolu’da kurak geçen yaz aylarının ardından kaynak suları kuruma noktasına geldi. Kentin içme suyunun karşılandığı Gölköy Baraj Göleti’nde su seviyesi yüzde 30’lara kadar geriledi. Bolu Valiliği tarafından tarımsal sulama faaliyetleri durduruldu. Bolu’nun içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Gölköy Barajı Gölü’nde 4 aylık içme ve kullanma suyu kaldığı belirtildi. Bolu Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren İklim Değişikliği ve Enerji Çalışmaları Merkezi Başkanı ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Dr. İlhan Sağsen, durumun kritik olduğunu dile getirdi.

"Fakat bu ekstrem bir durum"
İHA’ya konuşan Doç. Dr. İlhan Sağsen, "Çok üzücü bir durum öncelikle onu söyleyelim. Çünkü Bolu’nun can damarı bir su kaynağı. Hem sulama açısından hem de evsel kullanım açısından son derece kritik Bolu için. Ben 2001’den itibaren gözlemlediğim kadarıyla aslında bu yıl ilk defa böyle bir su seviyesiyle karşı karşıyayız. Her sene aslında belli bir su çekilmesi gerçekleşiyor. Çünkü takdir edersiniz ki yaz ayları yağışın en az olduğu aylar olduğu için kullanıma da bağlı olarak belli bir azalma normal. Fakat bu ekstrem bir durum. Aslında bunun sonucunu daha doğrusu nedenini bir noktada hem iklim değişikliği üzerinden okumak gerekir hem de kış ayının aslında çok da yağışlı geçmemesinden okumamız gerekir. Şimdi Bolu’da bir yeni normal oluştu, çok ılıman geçiyor. Kışlar çok fazla kar yağmayan kışlar ve ani yağışların olması aslında belki 1-2 ayda yağacak olan yağmurların bir anda yarım saat içerisinde yağması aslında hiç verimli bir durum değil. Çünkü bu tür yağışlar yüzeysel olarak yağıp toprağın emmesine bile müsaade etmeden kayıp gidiyor. Dolayısıyla seller yaşıyoruz. Bu noktada çok fazla yağmur yağıyormuş gibi görünüyor zaman zaman ama genel itibariyle sağlıklı bir durum değil. Yani daha çok karın yağıp yeraltı su kaynaklarının beslenmesi gerekiyor ki bu hem tarım açısından önemli hem de bu tür can alıcı su kaynaklarının beslenmesi açısından son derece önemli" dedi.

"Bolu’yu önemli bir su kıtlığı ile karşılaşabilir"
Bolu’yu önemli bir su kıtlığının beklediğini ifade eden Doç. Dr. Sağsen, "Bolu Valiliği’nin önemli bir kararı oldu. Sulama için kullanım durduruldu. İkinci bir karara kadar. Bu önemli en azından baskıyı bir noktada azaltacaktır. Bunun akabinde de bizlerin yağışı beklememiz gerekiyor. Yani biraz bahar yağışları, işte kış yağışları yani biraz da kar yağmasını ummamız gerekiyor. Çünkü bu biraz da daha makro bir iklim değişikliğinin bize yansıması. Biz de bunun yansımalarını mikro olarak su kaynaklarımız olarak görüyoruz. O yüzden yağış mevsiminde bir miktar toparlanacaktır. Ama bugün yaşadığımız, bu yıl yaşadığımız şey hiç iyi bir iyi bir haber değil. Yağışlar az olursa, ortalama sıcaklıklar da artarak giderse Bolu’yu önemli bir su kıtlığı bekleyebilir" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Şubat, 2026 12:55 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Safranbolu’da Ahilik kültürüyle geleceğin ustaları yetişiyor

Karabük'ün Safranbolu ilçesinde meslek lisesi öğrencilerinin el becerisiyle ürettiği ürünlerin, döner sermayenin yeniden faaliyete geçirilmesiyle ekonomik kazanca dönüştürülmesi hedefleniyor.

Safranbolu Ahi Evran Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bünyesinde eğitim gören öğrenciler, atölyelerde hem geleneksel hem de modern üretim teknikleriyle çeşitli mobilya ürünleri hazırlıyor.
Müfredat kapsamında gerçekleştirilen uygulamalı eğitimlerde öğrenciler; sandalye, masa, sehpa ve dolap gibi ürünleri tasarlayıp üretim aşamasına kadar tüm süreçleri birebir deneyimleme imkanı yakalıyor.
Okul Müdürü Muammer Demirtaş, yaptığı açıklamada, okulun 1981 yılında eğitim öğretime başladığını belirterek, "Kurulduğunda 3 bölüm üzerine açılmış, sonraki yıllarda 2 bölümün daha eklenmesiyle birlikte makine, metal teknolojileri, mobilya, bilişim ve elektrik-elektronik alanlarında olmak üzere toplam 5 bölümle eğitim öğretime devam etmektedir. 350 öğrenciye hizmet vermekteyiz. Okulumuz ülkemizin yüz akı okullarından bir tanesi, ilçemizin ve ilimizin değer katan, değer üreten önemli bir kurumudur" dedi.
Okulda müfredat kapsamında üretim faaliyetlerinin de yürütüldüğünü ifade eden Demirtaş, "Özellikle mobilya bölümünde çeşitli üretimler yapılmakta, üretilen ürünler geçmişte döner sermaye kapsamında değerlendirilmekteydi. Şu an döner sermayenin yeniden açılmasıyla ilgili bir başvurumuz ve talebimiz bulunmaktadır. İnşallah açıldığında öğrencilerimizin yoğun emekle ürettikleri bu ürünleri ülke üretimine, milli bir sermaye olarak ve el emeği değeriyle kazandırmayı arzu ediyoruz" diye konuştu.
Mesleki eğitimin önemine de değinen Demirtaş, "Mesleki eğitim, çağımızın en önemli ve en çok tercih edilen alanlarından biridir. Mesleki eğitimin kıymeti anlaşıldıkça ülkemizde ara eleman sorununun giderilmesi ve meslek erbabı sayısının artırılması adına güzel çalışmalar yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.
Mobil ve İç Mekan Tasarımı alanı öğretmeni Mehmet Bayram ise, öğrencileri meslek sahibi yapmak için önce tasarım, ardından üretim sürecini öğrettiklerini söyledi.
Geleneksel ahşap sanatlarının yanı sıra CNC tezgâhlarda modern üretim tekniklerini de kullandıklarını aktaran Bayram, kaplama, oyma ve taklit kündekâri uygulamalarıyla öğrencileri yetiştirdiklerini ifade ederek amaçlarının ahilik kültürü doğrultusunda meslek ahlakına sahip bireyler yetiştirmek olduğunu kaydetti.
Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölümü 10. sınıf öğrencisi Cemre Taha Çenesiz, "Sınıfta bilgisayar dersi görüyor ve bilgisayarda çizimler yapıyoruz. Daha sonra atölyeye gelerek ahşap birleştirme ve oyma işlemlerini öğreniyoruz. Burada sandalye, sehpa, masa ve dolap gibi ürünler yapıyoruz. Çoğunlukla geçmeli ve birleştirmeli parçalar üretiyoruz" şeklinde konuştu.
Çenesiz, derste öğrendikleri bilgileri atölyelerde yaptıkları çalışmalarla el becerilerini pratik hale getirdiklerini ifade etti.
Öğrencilerden Yiğitcan Cansev de, mobilya mesleğini gelecekte yapmak istediğini dile getirerek şunları söyledi: "Bu mesleği gelecekte yapmak istiyorum çünkü altyapısı olan bir işim olacak. Bu okuldan mezun olduğumda bu işin altyapısına sahip olacağım. Bu nedenle bu mesleği yapmak istiyorum. Gelecekte bu işi yaparsam ekmeğimi kazanabileceğimi düşünüyorum."

Bizi sosyal medyadan takip edin