Reklam Alanı — Yan Sol Reklam Bu alana reklam ver
Reklam Alanı — Yan Sağ Reklam Bu alana reklam ver
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Eylül, 2024 20:30 tarihinde yayınlandı
0

Uzmanından kritik uyarı: “Bolu’yu önemli bir su kıtlığı ile karşılaşabilir”

Bolu’nun içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Gölköy Barajı Gölü’nde su seviyesinin yüzde 30’un altına düştü. Durumun kritik olduğunu söyleyen Doç. Dr. İlhan Sağsen, “Yağışlar az olursa, ortalama sıcaklıklar da artarak giderse Bolu’yu önemli bir su kıtlığı bekleyebilir” dedi.

4’te 3’ü ormanlarla çevrili olan Bolu’da kurak geçen yaz aylarının ardından kaynak suları kuruma noktasına geldi. Kentin içme suyunun karşılandığı Gölköy Baraj Göleti’nde su seviyesi yüzde 30’lara kadar geriledi. Bolu Valiliği tarafından tarımsal sulama faaliyetleri durduruldu. Bolu’nun içme ve kullanma suyu ihtiyacını karşılayan Gölköy Barajı Gölü’nde 4 aylık içme ve kullanma suyu kaldığı belirtildi. Bolu Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren İklim Değişikliği ve Enerji Çalışmaları Merkezi Başkanı ve Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ) Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden Doç. Dr. İlhan Sağsen, durumun kritik olduğunu dile getirdi.

“Fakat bu ekstrem bir durum”

İHA’ya konuşan Doç. Dr. İlhan Sağsen, “Çok üzücü bir durum öncelikle onu söyleyelim. Çünkü Bolu’nun can damarı bir su kaynağı. Hem sulama açısından hem de evsel kullanım açısından son derece kritik Bolu için. Ben 2001’den itibaren gözlemlediğim kadarıyla aslında bu yıl ilk defa böyle bir su seviyesiyle karşı karşıyayız. Her sene aslında belli bir su çekilmesi gerçekleşiyor. Çünkü takdir edersiniz ki yaz ayları yağışın en az olduğu aylar olduğu için kullanıma da bağlı olarak belli bir azalma normal. Fakat bu ekstrem bir durum. Aslında bunun sonucunu daha doğrusu nedenini bir noktada hem iklim değişikliği üzerinden okumak gerekir hem de kış ayının aslında çok da yağışlı geçmemesinden okumamız gerekir. Şimdi Bolu’da bir yeni normal oluştu, çok ılıman geçiyor. Kışlar çok fazla kar yağmayan kışlar ve ani yağışların olması aslında belki 1-2 ayda yağacak olan yağmurların bir anda yarım saat içerisinde yağması aslında hiç verimli bir durum değil. Çünkü bu tür yağışlar yüzeysel olarak yağıp toprağın emmesine bile müsaade etmeden kayıp gidiyor. Dolayısıyla seller yaşıyoruz. Bu noktada çok fazla yağmur yağıyormuş gibi görünüyor zaman zaman ama genel itibariyle sağlıklı bir durum değil. Yani daha çok karın yağıp yeraltı su kaynaklarının beslenmesi gerekiyor ki bu hem tarım açısından önemli hem de bu tür can alıcı su kaynaklarının beslenmesi açısından son derece önemli” dedi.

“Bolu’yu önemli bir su kıtlığı ile karşılaşabilir”

Bolu’yu önemli bir su kıtlığının beklediğini ifade eden Doç. Dr. Sağsen, “Bolu Valiliği’nin önemli bir kararı oldu. Sulama için kullanım durduruldu. İkinci bir karara kadar. Bu önemli en azından baskıyı bir noktada azaltacaktır. Bunun akabinde de bizlerin yağışı beklememiz gerekiyor. Yani biraz bahar yağışları, işte kış yağışları yani biraz da kar yağmasını ummamız gerekiyor. Çünkü bu biraz da daha makro bir iklim değişikliğinin bize yansıması. Biz de bunun yansımalarını mikro olarak su kaynaklarımız olarak görüyoruz. O yüzden yağış mevsiminde bir miktar toparlanacaktır. Ama bugün yaşadığımız, bu yıl yaşadığımız şey hiç iyi bir iyi bir haber değil. Yağışlar az olursa, ortalama sıcaklıklar da artarak giderse Bolu’yu önemli bir su kıtlığı bekleyebilir” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
fevzi aydin
Fevzi Aydın Avatarı
Fevzi Aydın
05 Mayıs, 2026 13:22 tarihinde yayınlandı
0

SİYASET YENİLENECEK…

DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
       Fevzi Aydın
Türkiye yeni bir genel seçim sathına giriyor…
2028 yılında yapılması gereken Cumhurbaşkanlığı ve TBMM genel seçimleri, muhtemelen öne alınarak 2027 yılında yapılacak…
Çeyrek asırlık AKP ve ardından AKP-MHP ortaklığı, Cumhur İttifakıyla, ülke siyaseti ve yönetiminde hatırı sayılır gelişmeler yaşandı…
21. yüzyılla birlikte çeyrek asrı geçen dönemde, çok siyasetçiler geldi, siyaset arenasına girdi, çok siyasetçi de siyaset arenasından çıktı…
Partiler kendini feshederek ya da liderleri iktidar partisine katılarak, Türk siyasetinde önemli görevlere geldi…
Gerek PKK ve gerekse komşu ülkeleri saran Arap Baharının getirdiği savaşlara, Türkiye’de başlangıçta ABD ile ardından Rusya, sonuçta ABD ile savaşa dahil olarak, yarım asırlık sürece damga vuran savaşlarda aktif rol aldı…
Yarım asırlık son siyaset döneminin muhalefet partisi CHP ise AKP ve ardından MHP ve diğer partilerin katılımıyla oluşan Cumhur İttifakı karşısında siyasete tutunamadı…
Yarım asırlık siyaset döneminde, Altan Öymen, Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel genel başkanlık yaptı CHP’de…
Dört genel başkanın görev yaptığı yarım asırlık siyaset döneminde, ana muhalefet partisi genel başkanı olarak, liderler CHP’yi iktidara taşıyamadı…
İktidarın icraatlarını takip ve halkın siyasi nabzını tutmak yerine, parti içi muhalefet ve kurultaylarla uğraşan ana muhalefet CHP liderleri, ana muhalefete iktidar yolunu açmakta büyük zorluklar yaşadı ve yaşamaya devam ediyor…
İktidarın, yarım asırdan günümüze kadar getirdiği iktidarını, son seçimlerde büyük başarı kazanan ana muhalefet CHP’nin sallamasıyla gelişen olaylar, ülke siyasetini başka mecralara taşıdı…
Büyük şehirlerden başlamak üzere iktidar, muhalefet Cumhurbaşkanı adayı ve belediye başkanlarını; çoğunluk geçmiş dönemler olmak üzere, hizmet ve çalışmalarından dolayı, gizli tanık ve ihbarlarla, onlarca belediye başkanı tutuklanarak, görevden alındı…
Millet iradesini her alanda dilinden düşürmeyen iktidar, Millet İradesiyle seçilen belediye başkanlarının, yolsuzluk iddiasıyla tutuklanarak görevden alınmasıyla, belediye başkanlıkları iktidara geçerken, millet iradesi de yok sayılmış oldu…
Terör örgütü PKK elebaşısının hapiste olması ve örgütün dağılma noktasına gelmişken terörist başı Öcalan’ın, Terörsüz Türkiye hamlesiyle, sürece dahil edilerek görüşmelere başlanması olumsuz karşılanırken, binlerce şehit yakını da yok sayılmış oldu…
Dünya Bankası-IMF programına dahil olmasıyla, yeniden ABD’nin ekonomi yörüngesine giren ekonomi yönetimi ve iktidar, acı reçeteler karşısında halkın sesini duymazken, muhalefet belediye başkanlarının ihbar ve gizli tanıklarla tutuklanmasıyla, gündemi değiştirmeye devam ediyor…
Muhtemelen 2027 yılında yapılması düşünülen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleriyle Türkiye’de siyaset yenilenirken, millet iradesi hangi siyasi iradeyi şemsiyesi altına alacak…
Muhalefetin güçlü olamamasına rağmen, iktidarın da halkı görmezden gelmesine rağmen, seçmen muhalefeti mi, iktidarı mı şemsiyesi altına alacak…
Türkiye’de yıllar sonra milli irade, siyaseti yenileyerek iktidarı değiştirecek mi yoksa iktidara devam mı diyecek…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…