Uzman doktor açıkladı: "Körlüğe neden olan bazı hastalıklar erken tanı ile tedavi edilebilir" - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Ocak, 2024 00:48 tarihinde yayınlandı
0
0

Uzman doktor açıkladı: “Körlüğe neden olan bazı hastalıklar erken tanı ile tedavi edilebilir”

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Opr. Dr. Sibel Malazgirt körlüğün tedavi edilebilir olması nedenine bağlı olduğunu ve körlüğe neden olan bazı hastalıkların erken tanı ile tedavi edilebildiğini söyledi.

Liv Hospital Samsun Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzm. Opr. Dr. Sibel Malazgirt körlük ile ilgili açıklamalarda bulundu. Körlüğün kalıcı görme kaybı olduğuna dikkat çeken Opr. Dr. Sibel Malazgirt,” Körlüğün tedavi edilebilir olması ise nedenine bağlıdır. Körlüğe neden olan bazı hastalıklar tedavi edilebilirken birkaçında tedavi ile körlüğü ortadan kaldırmak mümkün değildir. Örneğin katarakt körlük yapabilmektedir. Fakat ameliyat ile tamamen tedavi edilebilir bir durumdur. Sarı nokta hastalığı tedavi ile tamamen ortadan kaldırılabilen bir durum değildir. Ancak yine de tedavi ile kısmen ya da büyük ölçüde hastanın görmesini artıran tedavi yöntemleri vardır. Optik ’atrofi’ adı verilen körlük nedeni görme sinirindeki kalıcı hasarı ifade etmektedir. Optik atrofi tedavi edilebilir bir durum değildir. En sık nedenlerden bir tanesi halk arasında tavuk karası adı verilen ’retinitis pigmentoza’ hastalığıdır. Gece körlüğü olarak da bilinmektedir. Bu hastalığın farklı genetik geçişlere sahip tipleri bulunmaktadır. Tavuk karası hastalığının etkili bir tedavisi yoktur ve kalıcı körlük nedenidir. Beyin tümörleri, beyin kanamaları, beyin damar tıkanıklıkları ve beyin ameliyatlarına bağlı görme kayıpları görülebilmektedir. Bu durumlarda körlük ortaya çıkabilir ve kalıcı olabilir. Ancak bu gibi sorunlar kişiden kişiye çok değişken olabilmektedir. Herkeste körlükle sonuçlanmayabilir. Göz tansiyonu en sık körlük nedenlerinden bir tanesidir. Göz tansiyonu birçok farklı göz sorununa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Göz tansiyonu olan hastalar damlalarını düzenli damlatmazlar ise ya da ameliyat olmakta geç kalırlarsa bu durum kalıcı görme kaybı ile sonuçlanabilmektedir. Ancak bazı durumlarda göz tansiyonu her ne yapılırsa yapılsın körlükle sonuçlanabilmektedir. Retina damar tıkanıklıkları da en sık körlük nedenlerindendir. Bu durumlar genellikle hipertansiyonu ve diyabeti olan kişilerde ortaya çıkmaktadır. Damar tıkanıklığı durumlarında tıkanıklığın atardamar ya da toplardamarda olması ve tıkanan damarın büyüklüğü kalıcı ağrı görme kaybı ile sonuçlanıp sonuçlanmayacağı üzerinde etkilidir. Göze gelen travmalar ve kafa travmaları da hem gözde hem de görme sinirinde zedelenmeye neden olarak kalıcı görme kaybı ile sonuçlanabilir. Kişilerde az ya da çok görme ile ilgili sorun olduğunda mutlaka hekime başvurulmalıdır. Çünkü tedavi edilebilir bir hastalık ise erken tanı ile körlük önlenebilmektedir. Bu vesileyle Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’nı kutluyor, hastanemizde gerçekleştirilen bu güzel etkinlik için teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

Duygulandıran etkinlik

Liv Hospital Samsun, Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’nda Altı Nokta Körler Derneği üyeleriyle birlikte “Görmek için değil hissetmek için buluşuyoruz” adlı duygusal bir etkinliğe imza attı. “Görmeden Hayat” konulu panelle başlayan etkinlikte, Altı Nokta Körler Derneği Başkanı Ufuk Gürbüz, Kiraz Bolat, Yunus Aydın ve Ahmet Uçarlı; Görme Engelli Bir Kadının Yaşamı, Sosyal Uyum, Görmeden Eğitim ve Görme Engellilerin Teknoloji Kullanımı konularını anlattı, Liv Hospital Samsun ailesi ile görme engellilerin sosyal uyumu için yapılması gerekenleri tartıştılar. Etkinliğe Liv Hospital Samsun’dan Genel Müdür Mustafa Şen, Genel Müdür Yardımcısı Hatice Bulut, tüm doktor ve çalışanlar katıldı. Panelin ardından Atelier Berayan eşliğinde Liv Hospital Samsun doktor ve çalışanları görme engelli bireylerle seramik çalışması yapıldı. Beyaz Baston Körler Haftası’nın görme engelli bireylerin sesini duyurmada önemli bir hafta olduğundan bahseden dernek başkanı Ufuk Gürbüz, bu kişilerin hayata kazandırılmasında sosyal projelerin önemine değindi ve Liv Hospital Samsun’a teşekkürlerini iletti.

“Bugün görmek için değil hissetmek için birlikteydik”

Liv Hospital Samsun Genel Müdürü Mustafa Şen, “Bizler yıl içerisinde olan farkındalık haftalarını ve sosyal sorumluluk projelerini çok önemsiyoruz. Bu projelerle konu özelinde toplum içerisinde dayanışmayı aşılamak ve şuur oluşturmayı başarmak birincil hedefimiz. Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası dolayısıyla gerçekleştirdiğimiz ’Görmek İçin Değil Hissetmek İçin Buluşuyoruz’ etkinliği de bu farkındalık projelerinden biri. Bu projede amacımız görme engelli bireyler için yaşayacakları ortamı sağlama ve onları sosyal uyum içerisinde hayata adapte etme bilinci oluşturmaktır. Hep birlikte toplumda hassasiyeti artırmalı; onlara toplum içerisinde yer edinme, fayda sağlama, çalışma ve üretmeleri hususlarında destek olmalıyız” diye konuştu.

Çocuğumun ilk kelimesi “buradayım” oldu

Etkinlikte görme engelli bir anne olarak yaşamın zorluklarını aktaran Kiraz Bolat, “Toplumumuzda görme engelli birey olmak çok zor, iş yerleri ev hayatı görme engelini kolaylaştıracak şekilde dizayn edilmiş olmalı. Ben üç çocuk annesiyim hayatta en çok istediğim şey çocuklarımın gözlerini görebilmek olurdu. Çocuklarımın ilk kelimesi “buradayım” oldu. İlk cümlesi “anne ben buradayım” Bir anne çocuğunun ağzına kaşığı götürür ama bizlerin çocukları daha yemek yemeyi öğrenmeden elimizdeki kaşığa doğru yaklaşmayı öğrenir. Görme engelli bireylerin yaşam standartlarının ne kadar zor olduğunun farkında olmalı, hayatı kolay yaşanılabilir hale getirmeliyiz. Görme engelli çocuklar okuyabilir, iş sahibi olabilir; engelli deyip eve hapsolan çocuklarımız var. İçerisinde bulunduğumuz Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası’nda ve yılın her günü yapılan sosyal sorumluluk projeleri her birimiz için hayati önem taşıyor. Bir çocuğa, bir gence, bir kadına ışık olabilmek çok çok önemli. Bizler okuduk, çalıştık, çocuklar büyüttük. Görememek bir engel değil, Liv ailesinin verdiği mesaj gibi görmek değil hissetmek asıl olan. Bu güzel etkinlikle bizlere yaşamımızı anlatma, yapılabilecekleri tartışma ortamı sağlayan Liv Hospital Samsun’a sonsuz teşekkürlerimizle. Bizim için çok kıymetliydi” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
beun acik deniz teknolojileri merkezi kutuphanesi hizmete sunuldu b6TRCsjU
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Nisan, 2026 16:45 tarihinde yayınlandı
0
0

BEUN Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi hizmete sunuldu

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), bilim, kültür ve eğitimin buluşma noktası olacak yeni bir eseri daha öğrencileriyle buluşturdu. Çaycuma Kampüsünde hayata geçirilen Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi, düzenlenen görkemli törenle hizmete açıldı.

BEUN Çaycuma Kampüsü bünyesinde akademik gelişime katkı sunacak bu önemli yatırım, bilgiye erişimin kolaylaştığı ve geleceğin inşa edildiği bir merkez olarak kapılarını araladı. Açılış törenine; Çaycuma Kaymakamı Adem Kaya, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı, Zonguldak Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Mehmet Türkmen Köse, Filyos Belediye Başkanı Erol Acar, Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, ilçe protokolü, akademik ve idari personel, basın mensupları, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından BEUN Devlet Konservatuvarı tarafından sunulan müzik dinletisi katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Üniversitenin tanıtım filminin izlenmesiyle devam eden program, açılış konuşmalarıyla devam etti.

Günün anlam ve önemine dair konuşma yapmak üzere kürsüye gelen Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür, şu ifadeleri dile getirdi:

“Bugün burada, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile Subsea7 iş birliğinde hayata geçirdiğimiz Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesinin açılışını gerçekleştirmenin büyük mutluluğu ve gururunu yaşıyoruz. Kütüphaneler Haftası gibi anlamlı bir zaman diliminde, böylesine kıymetli bir eseri üniversitemize ve Zonguldak’a kazandırmak bizler için ayrıca anlam taşımaktadır. İnanıyorum ki bu kütüphane; öğrencilerimizin sadece ders çalıştıkları bir alan olmanın ötesinde, aynı zamanda dostluklarını pekiştirdikleri, birlikte ürettikleri ve geleceklerine yön verdikleri bir yaşam alanı olacaktır. Burada geçirilen her an, onların akademik yolculuklarına değer katacak, hayatlarında unutamayacakları izler bırakacaktır. 144 metrekarelik kullanım alanına sahip olan kütüphanemizde, 1500’ün üzerinde basılı kaynak titizlikle kataloglanarak öğrencilerimizin hizmetine sunulmuştur. Bunun yanı sıra RFID altyapısı, gelişmiş otomasyon sistemi, katalog tarama ve self-check cihazlarıyla donatılan bu merkez, kullanıcılarımıza hızlı, pratik ve çağın gereklerine uygun bir deneyim sağlamaktadır. Ayrıca zengin elektronik kaynak altyapımız sayesinde tüm kampüs kullanıcıları bilgiye her an, her yerden erişim imkânına sahiptir. Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde başta Sayın Rektörümüz Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara, özveriyle çalışan ekip arkadaşlarıma ve bir parçası olmaktan gurur duyduğum Subsea7 ailesine gönülden teşekkür ediyorum. Bu kıymetli eserin, başta öğrencilerimiz olmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailesine ve tüm Zonguldak halkına hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür’ün ardından kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

“Bu müstesna zamanda böylesine anlamlı bir açılış vesilesiyle sizlerle beraber olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Atalarımızın veciz ifadesiyle ‘Bir mekânın değeri, orada bulunan o anı anlamlı kılan insanlarla ölçülür.’ İşte bugün bu ortam; kıymetli çalışma arkadaşlarım, değerli öğrencilerimiz ve bu mutlu günümüze değer katarak ilme gönül veren siz saygıdeğer misafirlerimizle anlam kazanmaktadır. Nitekim bugün Kütüphaneler Haftası’nda yalnızca bir kütüphanenin kapılarını hizmete aralamıyoruz. Bilginin ve ilmin sayfalarını gençlerimizin ufkuna açıyoruz. Bilimin ışığıyla öğrencilerimizin ilerlediği kutlu yolu aydınlatıyoruz. Ecdadımız, kitaplarla dolu mekânları en kıymetli hazinelerden üstün görmüş; kütüphaneleri adeta birer ilim bahçesi olarak değerlendirmiştir. Bu sebeple kütüphaneler, yalnız kitapların bulunduğu mekânlar değildir. Aynı zamanda aklın, vicdanın ve hakikatin buluştuğu müstesna irfan ocaklarıdır. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu güzide eser de geleceğe bırakılan güçlü bir mirastır. Burada okunacak her kitap, yapılacak her araştırma, üretilecek her fikir, akademisyenlerimiz ve öğrencilerimizin Baki’nin de ifade ettiği gibi ‘hoş bir sada’ olarak yarınlara taşınacaktır. Bu anlamlı eserin hayata geçmesinde büyük emeği olan başta Subsea7 Türkiye Genel Müdürü Hülya Özgür Hanımefendi olmak üzere tüm Subsea7 ailesine verdikleri kıymetli desteklerden dolayı şükranlarımı sunuyorum. Sözlerime son verirken; kütüphanemizin üniversitemize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yükseköğrenim süreçleri boyunca kütüphanemizden faydalanacak öğrencilerimize Rabbimden üstün muvaffakiyetler diliyorum.”

Konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından Subsea7 yönetim ekibine plaket takdim edildi. Program, kurdele kesimiyle devam ederken katılımcılar kütüphaneyi ziyaret edip çalışmaları yerinde inceledi.

BEUN’dan Bilim ve Geleceğe Değer Katan Yatırım

Modern altyapısı, zengin kaynakları ve teknolojik donanımıyla dikkat çeken Açık Deniz Teknolojileri Merkezi Kütüphanesi; öğrencilerin akademik gelişimine katkı sunarken, bölgenin bilimsel ve kültürel hayatına da önemli bir ivme kazandıracak. BEUN’un vizyoner yaklaşımıyla hayata geçirilen bu anlamlı yatırım, üniversitenin bilgi üretme ve paylaşma misyonunu daha da ileriye taşırken; gençlerin hayallerine, araştırmalarına ve geleceğine ışık tutacak güçlü bir ilim merkezi olarak hizmet verecek.

Bizi sosyal medyadan takip edin