Uyuşturucu ile yakalanan şüphelinin yakınından polise: "Elinize sağlık" - Karabük Haber Postası
66c367aded1d9
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Ağustos, 2024 18:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Uyuşturucu ile yakalanan şüphelinin yakınından polise: “Elinize sağlık”

Karabük’te uyuşturucu madde ile yakalanan 2 kişi, çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yakalanan şüphelilerden birinin yakını ise, polise “Elinize sağlık” diyerek teşekkür etti.

Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri uyuşturucu tacirlerine göz açtırmıyor. Uyuşturucu veya uyarıcı madde temin ve ticaretinin önlenmesi çerçevesinde yürütülen istihbarı ve saha faaliyetleri sonucu durumundan şüphelenilen E.K ve E.P isimli şahısların üst aramalarında peçeteye emdirilmiş daralı ağırlığı 26,98 gram bonzai maddesi ele geçirildi. Gözaltına alınan şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Öte yandan, şüphelilerden birinin yakını polise “Elinize sağlık” diyerek teşekkür etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
1
Peri Dilbaz Avatarı
Peri Dilbaz
23 Nisan, 2026 09:46 tarihinde yayınlandı
0
0

Enerji ve Psikoloji: Görünmeyeni Anlamak

İnsan, sadece etten ve kemikten ibaret değildir. Duyguları, düşünceleri ve fark edilmesi daha zor olan bir yönüyle enerjisiyle var olur. Peki sıkça duyduğumuz bu “enerji” kavramı nedir? Gerçekten var mıdır, yoksa yalnızca soyut bir anlatım biçimi midir?  Bilimsel açıdan baktığımızda enerji var olan her şeyin temel yapı taşıdır. Bedenimiz biyolojik bir sistem olarak elektriksel ve kimyasal sinyallerle çalışır. Kalbimizin ritmi, beynimizin dalgaları, sinir sistemimizin iletimleri… Tüm bunlar aslında birer enerji akışıdır. Ancak mesele yalnızca fiziksel enerjiyle sınırlı değildir. Psikolojik açıdan enerji, çoğu zaman kişinin duygu durumu, zihinsel yükü ve içsel dengesiyle kendini gösterir. “Bugün enerjim yok” dediğimizde aslında tükenen şey kas gücümüz değil ruhsal kapasitemizdir. Ya da birinin yanındayken kendimizi iyi hissedip, bir diğerinin yanında daralmamız… Bu da kişiler arası psikolojik enerji alışverişinin bir yansımasıdır. İnsan bedeni, yalnızca biyolojik değil aynı zamanda anlam üreten bir sistemdir. Bu sistemin kendine ait bir zekası vardır. Beden, zihnin fark etmediğini hisseder. Bazen açıklayamadığımız bir huzursuzluk, bazen sebepsiz bir rahatlama… Bunlar beden enerjisinin verdiği sinyallerdir. Örneğin, uzun süre bastırılmış duygular bedende gerginlik olarak birikir. Omuz ağrıları, mide sorunları ya da kronik yorgunluk çoğu zaman sadece fiziksel değildir; duygusal yüklerin bedendeki izleridir. Bu noktada “beden zekâsı” kavramı önem kazanır. Beden zekası, insanın kendini dinleyebilme kapasitesidir. Aç mı, yorgun mu, üzgün mü, güvende mi.  Bunları fark edebilmek, aslında enerjiyi doğru yönetebilmenin ilk adımıdır. Çünkü enerji, yönlendirilmediğinde dağılır  fark edildiğinde ise dönüşür.

Modern yaşamın en büyük sorunlarından biri, insanın kendi enerjisiyle bağını koparmasıdır. Sürekli dış uyaranlara maruz kalmak, hız, stres ve beklentiler… Tüm bunlar kişinin içsel dengesini zayıflatır. Bu yüzden bugün birçok insan “neden bu kadar yorgunum?” sorusunu sormaktadır. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeridedir.

Enerji yönetimi, aslında psikolojik dayanıklılığın bir parçasıdır. Kişi sınır koyabildiğinde, duygularını bastırmak yerine ifade edebildiğinde ve kendine temas edebildiğinde enerjisini korur. Aksi halde tükenmişlik kaçınılmaz hale gelir.

Sonuç olarak; enerji mistik bir kavramdan ziyade, insanın hem biyolojik hem de psikolojik varoluşunun bir bütünüdür. Onu anlamak için uzaklara bakmaya gerek yok. Bedenin verdiği sinyallere kulak vermek, duyguları inkâr etmemek ve kendine alan açmak… Belki de en gerçek enerji çalışması budur.

Çünkü insan, en çok kendisiyle temas ettiğinde dengelenir.