Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
30 Mayıs, 2018 14:27 tarihinde yayınlandı
0

Ürkmezer’den ihtiyaç sahiplerine ziyaret

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, ihtiyaç sahibi bazı vatandaşları evlerinde ziyaret etti.

Kaymakam Ürkmezer,  beraberinde Belediye Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Zülfiye Eraslan Özcan, Kaymakamlık Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdür V. Fadime Uysal ile birlikte Barış ve Köyiçi Mahallelerinde ikamet eden iki aileyi ziyaret etti.

İlk ziyaret iki çocuğu ile birlikte Barış Mahallesinde yaşayan Songül Tokat’a oldu. Eşini trafik kazasında kaybeden Tokat,  Ürkmezer’e teşekkür ederken, “Sağ olsunlar Kaymakam bey ve personeli bizlerle yanından ilgileniyorlar. Ne zaman ihtiyaç duysak yanımızdalar. Allah onlardan razı olsun” diye konuştu.

Ürkmezer ise yaptığı açıklamada, “Bizler aracıyız. Devletimizin ve hayırsever vatandaşlarımızın sağladığı imkânlar doğrultusunda her ihtiyaç sahibine yetişme çabasındayız. Mensubu olduğumuz medeniyette bunu gerektirir. Bizler yardımlaşmayı seven,  komşusu açken tok yatmayı kendimize yakıştırmayan bir milletiz. Bu nedenle kentin Mülki Amiri olarak en başta kendimi bu konu ile ilgili görevli addederim. Bundan dolayı vaktimiz el verdiğince ihtiyaç sahibi ailelerimizi bizzat ziyaret ederek dertlerine ortak olmaya, taleplerine çare bulmaya gayret gösteriyorum. Allah yardımcıları olsun” dedi.

Ürkmezer, evde ivedilikle çözülmesi gereken konular hakkında notlarını alırken, evin iki minik çocuğu ile de yakından ilgilendi. Uzun süre miniklerle sohbet eden Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer,  çocuklara çeşitli hediyeler verdi.

Ürkmezer ve beraberindeki heyetin diğer ziyareti ise Köyiçi’nde ikamet eden ve çocuklarından bir tanesi Down sendromlu olan Kezban Kayaoğlu’na oldu.

İki çocuğu ile yaşayan Kezban Kayaoğlu kızı Sevda’nın hastalığından dolayı bir yerde çalışamadığını ifade ederken, devletimizin kendisine bağladığı maaş, Kaymakamlık ve Belediyeden aldığı desteklerle geçinmeye çalıştığını söyledi.

Ziyaret sonrası anneliğin ne kadar kutsal bir şey olduğunu burada bir kez daha gördüklerini ifade eden Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer; “ Hanımefendi çalışmak istiyor ancak evladının rahatsızlığı nedeni ile çalışamıyor. Onu yalnız bırakamıyor. İşte burada Devletimiz, bizler ve hayırsever insanlarımız devreye giriyor. Biz böylesi ihtiyaç sahibi ailelerimizi Kaymakamlığımız ve Belediyemizin yetkili kurumları ile belirliyor ve her ihtiyaçlarında anında yanlarında olmaya çalışıyoruz.  Bu nedenle sık sık mesai arkadaşlarımızla bu ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. İnşallah bu ailemize de maddi ve manevi desteklerimiz devam edecek” dedi.

Safranbolu Acil Destek Projesi ( SADEP)inde Safranbolu’da ihtiyaç sahiplerinin bir an evvel belirlenmesi, devlete çeşitli nedenlerden dolayı ulaşamayan vatandaşların ulaşması, sıkıntılarına bir an önce çare bulunması için oluşturulduğunu, bununla birlikte Hayır Çarşısının da hizmet verdiğini   kaydeden Ürkmezer; “ İnşallah Kayaoğlu ailemiz ve evlatları ile yakından ilgilenmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Ürkmezer,  beraberindeki yetkililere evde ihtiyaç duyulan eşyalarında acil olarak sağlanması konusunda talimat verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr gurdal yilmaz hanta virusu yeni bir salgin degil K5v6eWSQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Haziran, 2026 16:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”

Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.

Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.

Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.

Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.

“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”

Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.

“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”

Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.

Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları

Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin