Karabük Üniversitesinde (KBÜ) 2023-2024 akademik yılında eğitim-öğretim faaliyetlerine başlayan öğrencilere, Oryantasyon Programı çerçevesinde Karabük Emniyet Müdürlüğü ve Karabük İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından “Müptelayla Mücadele Semineri” verildi.
Fakültelerin konferans salonlarında bir araya gelen akademisyenler ve fakülte yöneticileri, üniversiteye yeni başlayan öğrencilere, KBÜ’deki sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler ile birimler hakkında bilgi veriyor. Oryantasyon Programları çerçevesinde bilişim teknolojileri, internet ve sosyal medyanın şuurlu kullanımı, uyuşturucu, alkol, kumar ve tütün gibi zararlı maddelerin kullanılmaması açısından farkındalık oluşturmak hedefleniyor.
KBÜ’den yapılan açıklamada, şu ana kadar İslami İlimler Fakültesi, Adalet Meslek Yüksekokulu, Türker İnanoğlu İletişim Fakültesinde düzenlenen seminerlerde, müptelanın çeşitleri, nedenleri ve sonuçları hakkında detaylı bilgi aktarıldığı belirtildi. Ayrıca madde müptelalığı, sigara, alkol ve teknoloji müptelalığı gibi yaygın müptelalıkların etkileri ve nasıl önlenebileceği konularının ele alındığı ifade edilen açıklamada, Kariyer Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından da öğrencilere bilgilendirme yapıldığı aktarıldı.
Eğitim sonunda Karabük Üniversitesinde yeni eğitim görmeye başlayan yaklaşık 7 bin 500 öğrencinin, müptelalıkla mücadeleye dair şuurlandırılacağı kaydedildi.


Üniversiteye yeni başlayan öğrencilere “Müptelayla Mücadele Semineri” verildi
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

