ZONGULDAK Bülent Ecevit Üniversitesi (BEÜ) Kilimli Meslek Yüksekokulu öğrencileri Sosyal Sorumluluk Projesi kap- samında, Zonguldak’ın Kilimli İlçesine bağlı Türkali İlkokulu’na yaklaşık 250 adet kitap bağışın da bulundular. BEÜ Kilimli Mes lek Yüksekokulu öğrencileri Gül şah Ceylan, Merve İnam, Can- su Akgül ve Kutluay Savur ile Öğretim Görevlisi Alper Gedik ile birlikte Sosyal Sorumluluk Projesi kapsamında Türkali İlko kulu’na gelerek kitap yardımın- da bulundu. Öğrenciler verilen bir ders üzerine öğretmenlerinin kendilerine bir proje istemesi ile işe koyulan 4 öğrenci, kendi ara larında toplanıp Kilimli Belediye Başkanı Ali Arslankılıç ile ilçede bulunan bazı sivil toplum kuru- luşlarını ziyaret ederek Sosyal Sorumluk Projesi çerçevesinde sundukları projeyi anlattılar. Pro jenin anlatılması üzerine Baş- kan Arslankılıç ile bazı sivil top lum kuruluşları öğrencilere kitap verdi. Verilen kitapları toplayan öğrencilerden Gülşah Ceylan doğup büyüdüğü ve aynı za- manda okuduğu okul olan Türk ali İlkokulu’na gelerek Okul Mü dürü Bülent Aksoy ile görüştü. Bunun üzerine okulun kütüpha ne bölümünde olan kitapların eksik olması üzerine öğrenciler çevreden topladıkları kitapları okula bağış olarak verdi. Üniver site öğrencisi Gülşah Ceylan projeyi ve yaptıkları işi şöyle an lattı; “ Ben burada okudum ve büyüdüm. Yardım etmekten dolayı çok mutluyum. Müdürümüzle geldik konuştuk, sıkıntısını dile getirdi. Bende arkadaşlarımla beraber elimizden geldiği kadarıyla bu kadarı yardımcı olduk. Daha fazlasını da yapmak isterdik. Mutluyum.” Yine aynı üniversiteden olan Merve İnam öğretmenlerinin verildiği ders kapsamında harekete geçtiklerini ve çevreden olmak üzere Kilimli Belediye Başkanı Ali Arslankılıç’a gittiklerini belirtti. İnam, “Dersimiz kapsamında bu işe başvurduk. Öğretmenimiz bu iş için bizden proje istedi ve en iyi işin kitap olacağını düşündük. Arkadaşımızın vasıtasıyla bu okulla görüştük ve okulun kütüphanesinde kitap eksik olduğunu gördük. Bizde bu kadarı kadar bir yardımda bulunduk. Keşke daha fazla elimizden gelseydi daha fazla yardımda bulunurduk. Yardım edebildiysek ne mutlu bize. Öğretmenimize, bize kitap yardımında bulunan Kilimli Belediye Başkanı’na teşekkür ediyorum” dedi. Cansu Akgül adlı öğrenci ise, “Okulun kitaba ihtiyacı olduğunu gördük. Daha fazla yardım edebilseydik çok iyi olurdu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. BEÜ Zonguldak Meslek Yüksekokulu Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Bölümü Öğretim Görevlisi Alper Gedik, düşüncelerini şöyle dile getirdi; “Üniversitemizin sosyal sorumluluk projesi kapsamında grup grup olan birçok öğrencimiz var. Bu gruptan 4 arkadaşımız bir ilköğretim okuluna bağışlamayı tercih etmişler. Bu proje birçok okula yardımla sonuçlanıyor. Sosyal Sorumluluk Projesi’nin çok verimli olduğunu düşünüyoruz. 250’ye yakı kitabımız var. Ayrıca ihtiyacı olan öğrencilerde kıyafette getirdi arkadaşlarımız. Kalem, defter ve birçok ihtiyaç malzemeleri de getirmeyi planlıyoruz. Bu kitaplar genelde ilköğretim okulundaki öğrencilere hitap eden hikaye ve masal türü kitaplardır.” Kitapların okula bağışlanmasının ardından Okul Müdürü Bülent Aksoy, öğrencilere onur belgesi takdim etti.


Üniversite Öğrencilerinden Türkali İlkokulu’na Kitap Bağışı
Prof. Dr. Gürdal Yılmaz: “Hanta virüsü yeni bir salgın değil”
Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları endişe oluştururken, uzmanlar hastalığın yeni bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır görüldüğünü belirtiyor.
Özellikle bir gemide ortaya çıkan toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğunu belirten uzmanlar, Türkiye’deki vakaların gemide görülen türle aynı olmadığını vurguluyor.
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr Gürdal Yılmaz, gemide görülen vakaların kısa sürede ortaya çıkması dikkat çekse de hanta virüsü dünyanın birçok bölgesinde uzun zamandır bilinen bir enfeksiyon hastalığı olduğunu hatırlattı.
Türkiye’de daha çok böbrek tutulumuyla seyreden ve böbrek yetmezliğine neden olabilen formların görüldüğünü kaydeden Yılmaz, bu türlerin tedaviye yanıt verme ihtimalinin daha yüksek olduğunu gemide görülen vakaların ise daha çok akciğerleri etkileyerek solunum sıkıntısına yol açan ve ölüm oranı daha yüksek türler olduğunu belirtti.
Hanta virüsünün de Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gibi viral bir enfeksiyon olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle İskandinav ülkeleri, Almanya, Kuzey Avrupa ve Amerika’da görülen tiplerin daha fazla öne çıktığını, Türkiye’de görülen formların ise Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli tipler olduğunu ifade etti.
“Hanta virüsü salgını aslında daha önceden bu yana görülen bir salgın”
Dünyada bildirilen hanta virüsü salgınının daha önceden bu yana görülen bir salgın olduğunu belirten Yılmaz, “Yani yeni bir salgın değil. Geminin içinde olmasıyla birlikte etkilenen kişiler bir anda ortaya çıktı. Ancak hanta virüsü her yerde görülebiliyor. Bizde de eskiden beri hanta virüsü vardı ve tanı koyuyorduk. Ancak bizde görülen hanta virüsü, o gemide görülen türle aynı değil. Bizde daha çok böbrek tutulumuyla seyreden, böbrek yetmezliğine yol açabilen ancak tedavi edilme ihtimali daha yüksek olan formlar görülüyor. Oradaki vakalar ise daha çok akciğeri tutup solunum sıkıntısıyla ilerleyen ve daha öldürücü tiplerdi. O da bir virüstür. KKKA nasıl bir virüsse, hanta virüs enfeksiyonları da viral bir enfeksiyondur. Dünyayı tehdit eden noktasında, İskandinav ülkelerinde, Almanya’da, Kuzey Avrupa’da ve Amerika’da görülebilen tipleri öne çıkıyor. Bizdeki form ise Balkanlar ve Karadeniz’de görülen, daha hafif seyreden formlardır” dedi.
“Viral enfeksiyonlar her zaman birer tehdit”
Viral enfeksiyonların her zaman bir tehdit olduğunu belirten Yılmaz, ancak büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık olmadığını kaydederek, “Viral enfeksiyonlar her zaman bir tehdittir. Ancak böyle büyük bir salgına neden olabilecek bir hastalık değildir. Ebola virüsü de var. Ebola, Afrika kökenli bir hastalıktır ve daha tehlikelidir. Çünkü yakalandığında yüzde 90’lara varan ölüm oranları vardır. Özellikle oralara seyahat eden kişiler açısından önem arz eder. Dünya artık küçük, herkes her yere gidebiliyor. Oradan kişiler buraya gelebilir” diye konuştu.
Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın yolları
Enfeksiyon hastalıkları, virüsler ve bakterilerden korunmanın yolları ile ilgili olarak ise Yılmaz “Kalabalık yerlerde maske kullanımı ve el yıkama çok önemlidir. Toplu bir yere girerken ’bana bir şey bulaşır mı’ sorusunu kendimize sormamız bile önlem almak açısından yeterlidir. Bu virüsler ülkemize her an gelebilir. Örneğin Batı Nil ensefaliti daha önce ülkemizde yoktu, sonradan görülmeye başlandı. Özellikle Batı Anadolu ve Marmara bölgelerinde görülüyor. Batı Nil ensefaliti de bir virüstür ve artık ülkemizde de görülmeye başladı” şeklinde konuştu.


