Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ekim, 2023 16:36 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 1dk
Yorum Sayısı: 0

Üniversite bölgesinde 325 polisle uygulama

Düzce’de üniversite öğrencilerinin yoğunlukla bulunduğu bölgede 325 polis ile uygulama yapıldı. Uygulamada uzun namlulu tüfek ele geçirilirken 215 bin 198 lira cezai işlem uygulandı.
2 Ekim itibari ile Düzce’de başlayan üniversiteye gelen öğrencilerin güvenliği için Emniyet Müdürlüğü ekiplerince geniş çaplı uygulama gerçekleştirildi. Hem havadan hem de karadan yapılan denetimlere 325 polis katıldı. Asayiş, Trafik, Terörle Mücadele, Narkotik, KOM, Güvenlik, Koruma, İHA, Ahlak, Siber, Çevik Kuvvet, Eğitim, Göçmen Kaçakçılığı, İstihbarat, Toplum Destekli Polislik Şube müdürlükleri ile hassas burunlu köpeklerin de katıldığı uygulamalarda 3 bin 117 şahıs sorgulandı. Yapılan sorgulamalarda aranan 5 şahıs yakalandı.

Araçta uzun namlulu tüfek ele geçirildi
Trafik ekiplerince yapılan yol kontrolünde ise 411 araç sorgulaması yapıldı. Bir araç içerisinden uzun namlulu tüfek ele geçirildi. Tüfek muhafaza altına alındı. Yapılan kontrollerde 73 araç sürücüsüne çeşitli maddelerden toplamda 215 bin 198 lira idari para cezası yazıldı.

“Evlatlarımızın hepsi bizlere emanettir”
Yapılan uygulamaları incelemek üzere bölgeye gelen Düzce Valisi Selçuk Aslan, “2023-2024 akademik takvim yılı 2 Ekim itibari ile başladı. Düzce’mizde yaklaşık 30 bin öğrencimizi misafir ediyoruz. Üniversite güvenlik tedbirleri çerçevesinde geniş bir uygulama yapmaya karar verdik. Konuralp bölgesinde 325 polis memurumuz ile birlikte 3 sabit uygulama noktası, umuma açık yerler, günü birlik mekanlar olarak adlandırılan yerler, günlük kiralık dairelere yönelik huzur uygulaması yapıldı. Öğrencilerimin aileleri gönül rahatlığı ile çocuklarını Düzce’ye göndermeleri noktasında bir çekinceleri olmasın. Evlatlarımızın hepsi bizlere emanettir. En güzel şekilde öğrencilerimiz burada eğitimlerine devam edeceklerdir. Öğrencilerimizi en konforlu şekilde burada misafir etme gayreti içerisindeyiz. Herhangi bir yanlışa bulaşmak isteyen insanlar var ise Türkiye Cumhuriyeti devleti burada. Düzce’de devlet burada” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Okuyucudan Gelenler tarafından
09 Mayıs, 2025 14:58 tarihinde yayınlandı
A+ A-
Okuma Süresi: 2dk
Yorum Sayısı: 0

Tezgâhın Ötesinde, Çeliğin Gerçek Ağırlığı

Bazı sayılar vardır ki, bir muhasebe kaleminden çok daha fazlasını anlatır. Ve bazı suskunluklar vardır ki, içlerinde haykıran hakikatin yankısı dolaşır.

. Ne hazindir ki, KARDEMİR gibi bu memleketin alın teriyle, çelik gibi iradesiyle yoğrulmuş bir değerin üstünde bugünlerde kimilerinin başka hesaplar yaptığı, karanlık gölgelerin kol gezdiği görülüyor.

Şirketin bilançolarına eğilen, kalem oynatıp rakam yuvarlayan, masa başında kıvrak zekâsını sanal bir itibar mücadelesine yatıranlar… Oysa gerçek, parantez içinde duran bir zarardan çok daha derindir. 3 milyar 31 milyon liralık zarar sanki bir eksikmiş gibi, üzerine 969 milyon da onlar ekleyip “4 milyar” deyiverenler… Siz hiç hesap yaparken vicdanı da dahil ettiniz mi?

Bir de çıkarıp eski defterleri, 10 dolara satılan kütüğü bugünle kıyaslayanlar var. Koca bir endüstri devriminin, yeşil çelik hedefinin, karbon nötr üretiminin, iklim yükümlülüklerinin, döngüsel ekonominin dönüştürdüğü bu sektörü hâlâ eski fiyatlar üzerinden değerlendirenler… Ne diyelim, zamana takılıp kalanlara çare yok.

Ama bir çare var; gerçeği söylemek. Prof. Dr. İsmail Demir’in kelimelerinde, sadece bir şirket yöneticisinin değil; bir yükün, bir vizyonun ve bir memleket meselesinin sorumluluğunu taşıyan bir yüreğin sesi var. “Bu şirket ne birilerinin arka bahçesi ne de yöneticileri birilerinin emir eridir,” diyor. Çünkü bu çelik gömleğin içine kimlerin girmeye çalıştığını, kimlerin “arka kapıdan” gelecek devşirmek istediğini artık herkes görüyor.

Demir’in söyledikleri çok açık ve samimi duygular üzerine kurulu. KARDEMİR’in çıkış yolu, rakam oyunlarıyla değil; yeşil dönüşümle, temiz enerjiyle, bilimle, teknolojiyle, katma değeri yüksek üretimle mümkün olacak. Dünya, üretimi yeniden tanımlarken, bu toprakların çeliği hâlâ eski mantıkla tartılamaz. O terazi artık başka kalibrede çalışıyor.

Karabük halkına verdiği mesaj da inceliklerle dolu. “Biz Türkiye’nin şirketiyiz ama Karabük’ün omuzlarında yükseliyoruz.” Ne zarif bir sadakat, ne açık bir bağlılık… Yardım politikalarında, istihdam kararlarında Karabük’ü önceleyen bir anlayış, yalnızca kurumsal bir tavır değil; aynı zamanda vefa ile şekillenmiş bir gönül dili.

Ve çalışanlara dair söyledikleri… “En büyük gücümüz onlar,” diyor. Bir yönetici düşünün ki, zararın konuşulduğu masada emeği unutmuyor. Onlara söz veriyor, toplu sözleşmede destek oluyor. Çünkü biliyor ki bu şirketi ancak emekle, inatla, sabırla ayağa kaldıracak olan yine o insanlar.

Bugün KARDEMİR üzerinden siyaset devşirmeye çalışanlar, kendi küçük hesaplarını memleketin büyük meselelerinin önüne koyanlar bilsin ki, bu çelik öyle kolay bükülmez. Bu irade, birkaç spekülatörün yaz-boz tahtası değildir.

Belki birileri için KARDEMİR sadece bir şirket, bir tablo, bir grafik… Ama bu topraklar için o, istihdamın adı, çelik bilekli insanların emeğinin ve alın terinin simgesi, yani Karabük’ün kalbidir.

Ve unutulmamalıdır: Bu kalp, yalanla değil, yalnızca zırhı çelikten yapılmış insanların hakikat arayışları ile atar.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.