UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Mahmutbey Camii için hatıra parası bastırıldı - Karabük Haber Postası
unesco dunya mirasi listesinde yer alan mahmutbey camii icin hatira parasi bastirildi ObpkiPNG
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
16 Ocak, 2025 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Mahmutbey Camii için hatıra parası bastırıldı

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan ve halk ortasında ‘Çivisiz Cami’ olarak bilinen Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii için Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından hatıra parası bastırıldı. Vali Meftun Kollu, hatıra parasının Cuma günü satışa sunulacağını belirtti.

Kastamonu Valiliği himayelerinde, Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı (KUZKA) uyumunda yaklaşık 4 yıl süren çalışmalar sonucunda, Kastamonu Merkez ilçesindeki Kasaba köyünde bulunan ve halk ortasında ‘Çivisiz Cami’ olarak da bilinen Mahmut Bey Camii, 2023 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alarak “Anadolu’nun Ortaçağ Devri Ahşap Direkli ve Kirişli Camileri” kategorisinde tescil edildi. UNESCO Dünya Mirası Listesine girdikten sonra Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii ile ilgili çeşitli projeler ve çalışmalar yürütülmeye başlandı.

Bu kapsamda 1366 yılında inşa edilen Mahmut Bey Mescidiyle ilgili yürütülen çalışmalar çerçevesinde Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından hatıra parası bastırıldı. Bastırılan hatıra parasının 17 Ocak Cuma Günü saat 11.00’da satışa sunulacağı belirtildi. Satışa sunulacak olan hatıra parasının UNESCO Dünya Miras Listesinde yer alan Mahmut Bey Mescidinin tanıtımı içinde büyük kıymet taşıyor.

Konuyla ilgili toplumsal medya hesabından açıklamada bulunan Vali Meftun Kısımlı, Kastamonu’nun en değerli tarihi yapıtlarından olan ve 2023 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne giren Mahmut Bey Camii için, Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından hatıra parası bastırıldığını kaydetti.

Vali Kısımlı, “Candaroğulları Beyliği devrinde, 1366 yılında, Mahmut Bey tarafından yaptırılan ve Kastamonu’muzun merkez ilçesine bağlı Kasaba köyünde bulunan Mahmutbey Camii, üst örtüsünün bindirme tekniğiyle inşa edilmesi sebebiyle halk ortasında ‘Çivisiz Cami’ olarak da isimlendiriliyor. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürü A. Yasir Şahin Bey’e, çalışanına ve emeği geçen herkese, Kastamonu ismine teşekkür ediyorum” dedi.

Mahmut Bey Camii hakkında

Kastamonu’nun Merkez ilçesine bağlı Kasaba köyünde bulunan Mahmut Bey Cami, üst örtüsünün bindirme tekniğiyle inşa edilmesi nedeniyle halk ortasında “Çivisiz Cami” olarak biliniyor. Candaroğulları Beyliği Dönemi’nde 1366 yılında Mahmut Bey tarafından inşa ettirilen Cami, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı ve 17,9-11,55 metre boyutlarındadır. Dış duvarları moloz taştan inşa edilen caminin iç yerinde büsbütün ahşap tercih edilmiştir. İç yerde mihrapta ve pencere çerçevelerinde alçı, kitabe levhası ve giriş kapısının söve ve lentolarında mermer kullanılmıştır. Anadolu Türk mimarisinde Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii mimari, malzeme-teknik özelliklerinin yanı sıra tüm iç yere yayılan süslemeler dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ISMAILAKCA
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
26 Mart, 2026 10:09 tarihinde yayınlandı
0
0

Koca kafalılar..!

“Bölgecilik illetini koca kafalarınızdan silin”

Çünkü siyaset, bu koca kafalıların çıkarlarını büyütme alanı değil; ortak aklın, adaletin ve liyakatin hakim olması gereken bir durumdur. Buna rağmen, özellikle yerel düzeyde “bizim bölgeden olsun”, “bizim adam olsun” anlayışı, ne yazık ki bu koca kafalıların beyinlerinde yerlerini korumaya devam ediyor.

Bölgecilik, bir partinin en büyük iç tehditlerinden biridir. Ağaç kurdu gibidir, içten içe yer bitirir, Bu anlayış, insanları yetkinliklerine göre değil, aidiyetlerine göre sınıflandırır. Oysa siyaset, kapsayıcılık gerektirir. Bir göreve kimin daha yakın olduğu değil, kimin o görevi en iyi şekilde yapacağı esas alınmalıdır. Aksi halde ortaya çıkan tablo, rekabetten beslenen bir kalite artışı değil; ayrışmadan beslenen bir zayıflama olur.

“Bizden olsun da nasıl olursa olsun” yaklaşımı, kısa vadede bu koca kafalıları memnun edebilir. Ancak uzun vadede bu zihniyet, hem teşkilat yapısını aşındırır hem de seçmen nezdinde güven kaybına yol açar. Çünkü seçmen, kendi iç hesaplaşmalarına gömülmüş bir yapı değil; sorunlara çözüm üreten, güçlü ve birlik içinde bir siyasi kadro görmek ister.

Daha da önemlisi, bölgecilik bir kez kök saldığında, onu ortadan kaldırmak çok daha zor hale gelir. Her karar, her atama, her seçim süreci bu gözle değerlendirilmeye başlanır. Bu da kırgınlıkları, küskünlükleri ve ayrıştırmaları beraberinde götürür. Tıpkı 2019 seçimlerinde yaşandığı gibi…

Bölgecilik illetini zihinlerden silin. Kısır çekişmeleri değil, ortak başarıyı büyütün. Kimin nereden geldiğine değil, ne ortaya koyduğuna bakın.

Yeniceli, Eskipazarlı, Eflanili, Ovacık ya da Safranbolulu olsun ne fark eder, yeter ki; bu şehre kim nasıl bir hizmet verebilir onu tartışalım…

Birkaç gün sonra il genel meclis başkanlığı seçimleri var.

Bakıyoruz da yine bu koca kafalılar bizden olsun düşüncesini konuşur hale gelmiş.

Bu arada AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt’a da küçük bir hatırlatma yapalım…

Son günlerde AK Parti içerisinde İl Genel Meclis Başkanlığı seçimleri öncesinde yaşanan gelişmeler, parti içi dengeler açısından dikkatle değerlendirilmesi gereken bir sürece işaret ediyor.

Özellikle aday sayısındaki fazlalık, demokratik rekabetin bir göstergesi olarak yorumlanabilecek olsa da, kontrolsüz bir şekilde ilerliyor ve parti içinde gruplaşmaları tetikleyebilecek bir risk barındırıyor.

İl genel meclis başkanlığı gibi yerel yönetim açısından kritik bir pozisyon için birden fazla ismin öne çıkması, ilk bakışta zenginlik gibi görünse de, seçim sürecine sayılı günler kala bu tablo bir belirsizlik ortamı yaratmış durumda. Bu belirsizlik, yalnızca adaylar arasında değil, aynı zamanda teşkilat içinde de farklı eğilimlere ve hizipleşmelerin oluşmasına zemin hazırlamaya başladı.

Bu noktada gözler doğal olarak AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt’a çevrilmiş durumda. Ancak Başkan Salt’ın sürece dair henüz net bir açıklama yapmamış olması, sahadaki soru işaretlerini artırıyor.

Oysa ki, Başkan Salt, parti içi birlik ve koordinasyonun sağlanmasında en kritik aktörlerden biridir. Sessizlik, çoğu zaman tarafsızlık olarak yorumlansa da, böylesine hassas bir süreçte aynı zamanda bir “boşluk” mu var sorusunu akla getiriyor.

Özellikle yerel siyasette kişisel ilişkilerin ve dengelerin daha hassas olduğu düşünüldüğünde, sürecin yönetiminde açık ve net bir iletişim büyük önem taşımaktadır.

Bu nedenle Başkan Salt’ın, sürece ilişkin yol haritasını, kriterleri ve beklentileri kamuoyu ile paylaşması; hem adaylar arasındaki rekabetin sağlıklı bir zeminde ilerlemesini sağlayacak hem de parti içindeki olası kırılmaların ve küskünlüklerin önüne geçecektir.

Günlerdir hem de yoğun bir şekilde telefon diplomasisi yapıldığı, makama oturmak isteyen adayların kıyasıya bir kulis çalışması içinde olduğu da yüksek sesle konuşulur hale gelmiş.

Sonuç olarak; AK Parti İl Başkanı Ferhat Salt bu sıkıntılı sürece bir nokta koyacak mı?

Süreç, adaylar platformundan aday profiline geçecek mi, yoksa kontrolsüz bir rekabet ortamına doğru gidecek mi?

Bekleyip göreceğiz…