Reklam
Reklam
Asuman Doğan Avatarı
Asuman Doğan tarafından
25 Şubat, 2026 09:49 tarihinde yayınlandı
0

Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali 27. Kez Kapılarını Açıyor

Elif Köse, 10-13 Haziran 2026 tarihlerinde 27’ncisi düzenlenecek festival kapsamında Ankara’da bir dizi temasta bulundu. Başkan Köse, Belediye Başkan Yardımcısı Kemal Akgül ve Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Bahadır Acar ile birlikte Birol Güven’i makamında ziyaret etti.

“Altın Safran Türkiye için bir marka”

Ziyarette konuşan Sinema Genel Müdürü Birol Güven, festivalin Türkiye’nin ilk ve tek belgesel film festivali olma özelliğine dikkat çekerek sektördeki önemini vurguladı. Güven, bu yıl da festivale katılım sağlamayı ve destek vermeyi hedeflediklerini ifade etti.

“Kültürel mirası uluslararası boyuta taşıyoruz”

Başkan Elif Köse ise festivalin hazırlık süreci hakkında bilgi vererek, Altın Safran’ın yalnızca bir film festivali değil, aynı zamanda Safranbolu’nun kültürel mirasını dünyaya tanıtan önemli bir platform olduğunu belirtti.

Köse, “Kültürel mirasımızı belgesel sinemanın gücüyle buluşturduğumuz festivalimiz bu yıl 27. kez kapılarını açacak. Sayın Birol Güven’e destekleri için teşekkür ediyoruz. Amacımız, Safranbolu’nun korumacılık başarısını ve tarihi dokusunu uluslararası sinema platformlarında daha güçlü şekilde temsil etmektir” dedi.

Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
lgs sinavina girecek ogrencilere uzmanlardan uyarilar uaivwrcV
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
12 Haziran, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
0 0

LGS Sınavı’na girecek öğrencilere uzmanlardan uyarılar

Yarın gerçekleştirilecek olan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı öncesi öğrencilerde sınav kaygısı artarken, uzmanlar öğrenci ve velilere önemli uyarılarda bulundu.

Özel İmperial Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Seden Ekici, sınav dönemlerinin öğrenciler için sadece akademik süreç değil; aynı zamanda yoğun duyguların yaşandığı bir dönem olduğuna dikkat çekti. Ekici “Bu süreçte en sık karşılaştığımız durumlardan biri sınav kaygısıdır. Kaygı çoğu zaman olumsuz bir durum gibi görülse de aslında belirli düzeyde hissedilen kaygı, kişiyi motive eden doğal bir duygudur. Sorun, kaygının öğrencinin günlük yaşamını ve performansını olumsuz etkileyecek seviyeye ulaşmasıyla ortaya çıkar. Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerimizde dikkat dağınıklığı, odaklanmada güçlüğü, unutkanlık ,uyku problemleri ,mide bulantısı çarpıntı ve başarısızlık korkusu sıkça görülebilir. Özelikle ‘Ya yapamazsam ? ‘, ‘Herkes bende yüksek başarı bekliyor’ gibi düşünceler öğrencilerin üzerindeki baskıyı artırır. Bu noktada ailelerin yaklaşımı büyük önem taşır. Çocukların yalnızca sonuç odaklı değerlendirilmesi , kıyaslanması yada başarı baskısı altında tutulması kaygıyı artırabilmektedir. Oysa çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey; anlaşılmak, desteklenmek ve koşulsuz kabul görmektir. Ailelerin ’Elinden geleni yapman yeterli’ mesajını verebilmesi öğrencinin psikolojik dayanıklılığını güçlendirir” dedi.

“Sınavın başarıyı tam anlamıyla ölçmediğini unutmamalıdırlar” diyen Seden Ekici “Aynı zamanda nefes egzersizleri ,gevşeme çalışmaları olumlu iç konuşmalar kaygının yönetilmesine yardımcı olur. Öğrencilerin hazırlık süreçlerinde kendi rutinlerinden sapmaması büyük önem taşır. Alıştıkları çalışma saatlerini, dinlenme düzenlerini ve günlük aktivitelerini korumak, zihinsel dengeyi sürdürebilmeleri açısından kritik rol oynar. Bu rutinlerden ödün vermek, kaygıyı artırıp motivasyonu düşürebilir. Sınav kaygısı öğrencinin, günlük yaşamını, ders başarısını ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyecek düzeye ulaşıyorsa bir uzmandan psikolojik destek alması büyük önem taşır. Unutulmamalıdır ki sınavlar hayatın yalnızca bir parçasıdır. Çocukların ruh sağlığını koruyarak ilerlemesi, en az akademik başarı kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin