Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
21 Nisan, 2018 12:56 tarihinde yayınlandı
0

Ulusal Egemenliğimiz 98 Yaşında

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı  Pazartesi günü  İlimizde çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Çocuk Bayramı nedeniyle  Karabük Kent Meydanın çocuklar için farklı ve renkli etkinlikler düzenlenecek

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 98. Yıldönümü ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı  Pazartesi günü İlimizde çeşitli etkinliklerle kutlanacak. İlk tören  Kent Meydanındaki Atatürk Anıtında yapılacak. Sabah 09.00’da Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Atatürk Anıtına Çelenk sunumu gerçekleştirilecek. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından, 5000 Evler Şahin Tepesinden hareketle Şehit Mehmet Dinçel İlkokulu Bahçesine kadar olan yol güzergahında Milli Egemenlik Yürüyüşü yapılacak. Buradaki kutlamalar saat 10.30’da Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayacak ve çeşitli etkinlikler yapılacak. Havanın yağışlı olması halinde ise kutlamalar 100. Yıl Kültür Merkezinde yapılacak

KENT MEYDANINDA ÇOCUK ŞMLENİ YAPILACAK

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Kent  Meydanında çocuklara yönelik etkinlikler düzenlenecek.

23 Nisan Pazartesi  günü Kent Meydanı’nda gerçekleştirilecek şenlik saat 14.30’da  başlayacak. 23. Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında 23/24 Nisan tarihleri arasında İl Halk Kütüphanesinde Çocuk Kitapları Sergisi açılacak.

Öte yandan Karabük Çocuk Hakları Komitesi tarafından 26 Nisan tarihinde  Çocuk Şenliği düzenlendi. Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü öncülüğünde düzenlenen şenlikte Güleç Çocuk Evlerinde koruma ve bakım altında bulunan çocukların çalışmaları sergilenecek. Ayrıca etkinlikte protokol konuşmaları, Altın Safran İlkokulu Folklör gösterisi, Monolog Çetiklerim/Elif Açıkgöz, “Bu Terslikte Bir İşlik Var” Çocuk Tiyatrosu gösterisi yer alacak. Programın başlama saati ise 09.30.

 

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin