Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Haziran, 2023 13:18 tarihinde yayınlandı
0

Ucuz baklavada ‘yer fıstığı’ oyunu

Kurban Bayramı’na sayılı günler kala, baklavacıları da tatlı telaş sardı. Bayrama ikramlık baklava düşünenlerin tepsi tepsi siparişleri gelirken, baklava ustaları ise merdiven altı diye tabir edilen ucuz baklavadaki oyunlara dikkat çekti. 3 kilo 300 gramlık bir tepsi fıstıklı baklava bin lirayı bulurken, cevizlisi ise 500-600 lira civarında satılıyor. Şerbetiyle birlikte fokurdayan baklavalar insanın iştahını kabartırken, merdiven altı diye tabir edilen ucuz baklavalardaki hileleri ise ustalar anlattı. Fıstıklı baklavadaki oyunların insanın cebine hitap ettiğini ancak ağız tadını ve insan sağlığını da olumsuz etkilediğini belirten ustalar, Antep fıstığı yerine gıda boyası ile boyanmış yer fıstığı konulduğunu söyledi. Ayrıca baklavada kullanılan kalitesiz yağın mide rahatsızlıklarına neden olduğu hatta zehirlenmelere yol açabildiğini ifade etti.

23503 aw920746 09

“Gıda boyalı yer fıstığı kullanıyorlar”

İhlas Haber Ajansı’na konuşan işletme sahibi Can Delibalta, bayram öncesi onlarca tepsi tatlı siparişi aldıklarını söyledi. Delibalta, “Siparişlerimizi almaya başladık. Çok şükür yoğunluğumuz var. Baklava her yerde satılıyor. Zaten kaliteli mal ücretinden bellidir. Bazı işletmeler yer fıstığını artık makinede öğütüyorlar ve gıda boyası ile boyayıp kullanıyorlar. Vatandaşın bunu anlaması zor. İnsanlar tatlıyı bildikleri, beğendikleri yerden almalılar. Baklava fiyatları da belli. 150 liralık baklavada var, 500 liralık baklava da var” diye konuştu.

48939 aw920746 11

“Kalitesiz yağ mideyi rahatsız ediyor”

‘Bayramda ağzınızın tadı kaçmaması için ucuz baklava almayın’ diye uyaran Delibalta, “Bayramda ağzınızın tadını kaçırmamak için sürekli baklava aldığınız yerlerden alın. Baklavanın birinci maddesi hamuru, diğer maddesi yağıdır. Kalitesiz yağ kullanmak mide rahatsızlıklarına yol açar ve zehirlenmeye neden olur. İyi bir baklava ortaya çıkartmak için kaliteden kaçınılmaması gerekiyor” şeklinde konuştu.

79629 aw920746 10

“Vatandaş kötü baklavayı tam anlamaz”

Baklava ustası Orhan Çetin de, “İyi bir baklavanın en püf noktası hamurun inceliği, iyi bir yağ kullanmak ve kaliteli Antep fıstığı kullanmaktır. Hileli baklava yoktur. Malzemeden çalınan baklava vardır. Vatandaş kötü baklavayı tam anlamaz. Bunu işin içinde olanlar anlar. Müşteriye 2 günlük baklavayı yeni diye verseniz de size inanıyorsa eğer alır. O nedenle bilindik, kaliteli yerlerden baklava almak gerekir” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin