Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
28 Mart, 2017 14:35 tarihinde yayınlandı
0

Üç Aylar Bugün Başlıyor

 

İslam Alemi için kutlu bir zaman dilimini ifade eden, içinde 1000 aydan hayırlı Kadir Gecesi’nin de bulunduğu Ramazan ayının müjdecisi Üç aylar bugün başlıyor.

Karabük İl Müftüsü Halil Bektaş, Üç ayların bugün başlaması ve Regaib Kandili nedeniyle bir açıklama yaprak şunları söyledi:

“Rahmet ve bereket mevsimi  “üç aylar”a kavuşmuş bulunmaktayız.  Bilindiği gibi kameri aylardan Recep, Şaban ve Ramazan aylarına “üç aylar” denilmektedir.

Allah Teâlâ bazı mekânları ve bazı zamanları diğerlerine göre daha feyizli ve mübarek kılmıştır. Bu zaman dilimlerinden biri de içinde kandil gecelerinin de bulunduğu Recep, Şaban ve Ramazan aylarıdır. Recep ayı girdiğinde Peygamber Efendimiz “Allah’ım! Recep ve Şaban aylarını bize mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına eriştir” diye dua ederdi.

29 Mart Çarşamba günü üç ayların ilki olan Recep ayı başlamaktadır. Recep ayının ilk Cuma gecesi olan 30 Mart Perşembe gününü 31 Mart Cumaya bağlayan gece ise Regaip Kandilidir. Regaip gecesi; Allah’ın kullarına bol bol lütufta bulunduğu ve duaların kabul edildiği mübarek bir gecedir.

Recep ayının 27. Gecesi Miraç Kandili, Şaban ayının 15. Gecesi ise Beraat kandilidir. Beraat gecesinden iki hafta sonra ise rahmet ve mağfiret ayı olan Ramazan-ı şerif başlayacaktır. Ramazanı şerifin manevi gölgesi üzerimize düşmüş, Ramazana iki ay kalmıştır.

Peygamber Efendimiz, Recep ve Şaban aylarında diğer aylara göre daha fazla nafile ibadet eder, Ramazan ayına ruhen ve bedenen büyük bir itina ile hazırlanırdı. Bizler de bu aylarda ve içindeki kandil gecelerinde geçmişimizin muhasebesini yaparak, sorumluluklarımızı gözden geçirerek, günahlarımıza tövbe ederek, nafile ve kaza namazları kılarak, imkânlar ölçüsünde nafile oruç tutarak, hayır hasenat yaparak ve çokça Kuran okuyup anlamaya çalışarak manen toparlanmamıza vesileler edinmeliyiz.

Regaip Kandili münasebetiyle; Ulu Camii, Köprübaşı Camii, 5000 Evler Merkez Camii, Şirinevler Camii, Meriç Camii ve Esentepe Merkez camilerinde kandil gecesi özel programları icra edilecektir. Ayrıca mahalle camilerimizde de programlar gerçekleştirilecektir. Kadın erkek, genç çocuk ailece bütün halkımızı bu manevi ziyafetlere davet ediyoruz.

Bu vesile ile ülkemizin ve bütün İslam âleminin Üç aylarını ve Regaip kandilini tebrik eder, hayırlara vesile olmasını, tüm insanlığa huzur ve barış getirmesini yüce Mevla’dan niyaz ederim.”

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin