Reklam
Reklam
u21
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Nisan, 2025 11:26 tarihinde yayınlandı
0

U18 Türkiye Futbol Şampiyonası Karabük’te başladı

Karabük’te dört gün sürecek U-18 Türkiye Futbol Şampiyonası 1. Kademe müsabakaları başladı.

Karabük’ün ev sahipliğini yaptığı ve Onur Futbol Sahası’nda başlayan U-18 Türkiye Futbol Şampiyonası 1. Kademe müsabakalarında beş farklı şehirden 6 takım yer alıyor.

Şampiyona 24-27 Nisan tarihleri arasında oynanacak ve bu müsabakalardan birinci çıkacak takım 2. kademe mücadelelerine katılmaya hak kazanacak.

İki haftada iki Türkiye şampiyonasına ev sahipliği yapabilmenin çok kolay olmadığını belirten Karabük Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu(KASKF) Başkanı İhsan Çevik, “Geçen hafta U16 Türkiye Şampiyonası’nın 1. kademe ayağı buradaydı. İşte ikincisini aldık. Bu turnuvayı alabilen belki Türkiye’de 2-3 ilden başka yoktur. Bu da tabii ikili ilişkilerimizle oluyor. Türkiye Futbol Federasyonu(TFF) sağ olsun. Bizleri kırmıyor. Müsabaka alıyoruz” dedi.

Başkan Çevik, şehrin tanıtımı ve ekonomisi açısından önemli bir turnuva olduğunu vurgulayarak, “Hem ilimizin tanıtımına katkı sağlıyoruz hem de ilimize 18 yaş gruplarını burada seyrettirmiş oluyoruz.

Turnuvaya katılan takımlar arasında Bolu Kıbrıscıkspor, Kastamonu’dan Sarıyıldızspor, Zonguldak Karadeniz Ereğlispor, Bartın Gençlerbirliği Spor, Ankara’dan iki takımımız var. Birisi Sincan Belediyespor, bir tanesi de Polatlıspor. Burada taban birlikleriyle uyum içindeyiz. Futbol il temsilcimiz, antrenör derneklerimiz, şeyimiz, hakem camiası hep birlikte, işte basınımızla, Gençlik Spor İl Müdürüyle, her türlü ortaklaşa sahayı da bizlere hazırlıyorlar. Biz onlara da teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

Çevik turnuva katılımı olarak ise, “Altı takım, 25’er kişilik kafile olarak ortalama 150 kişi var. Yöneticileri, velileri sayarsak yine bir 250 kişi olur. Bir de Karabük’ten seyredenleri sayarsak 500-600 kişilik bir taraftar kitlesine sahip oluruz diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Şampiyonada 24 takım yer alırken, dört ilden birer şampiyon çıkacak. Onun finali de bir şehirde oynanacak. Oradan çıkan da Türkiye Şampiyonası U18 şampiyonu olmuş olacak.

Şampiyonanın finali 27 Nisan Pazar günü saat 16.00’da Onur Futbol Sahası’nda oynanacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin