blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Eylül, 2024 04:30 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Türklerde Ahilik Kültürü ve Esnaf Teşkilatı Paneli

Samsun’da akademisyenler, bürokratlar ve esnafın katılımıyla "Türklerde Ahilik Kültürü ve Esnaf Teşkilatı Paneli" düzenlendi.
Türklerde Ahilik Kültürü ve Esnaf Teşkilatı Paneli, Canik Belediyesi Sezai Karakoç Canik Kültür Merkezinde gerçekleşti. Panelin moderatürlüğünü Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Rıza Karagöz yaptı. Panelde akademisyenler, bürokratlar ve esnaf hakkında kendi alanları hakkında bilgiler verdi.

Ahilik ile kapitalizm karşılaştırması
Ahilik kavramının yok olmaya yüz tutmasında kapitalizmin büyük önemi olduğunu vurgulayan Samsun Ticaret İl Müdürü Kürşat Turpçu, “Ticaret çok gelişti. Yarın bir gün sınırlar ortadan kalkacak. Paranın tedavülden kalkacağı günlere doğru gidiyoruz. Bugün e-ticaret üzerinden alışveriş yapmayan yoktur. Biz de bakanlık olarak tüketicilerin mağdur olmaması için Anayasamızın 172. Maddesi kapsamında bizlere yüklediği görev ve sorumluluklar çerçevesinde çeşitli adımlar atıp, önlemler alıyoruz, denetimler gerçekleştiriyoruz. Bugün ahilik felsefesine haykırı bir takım uygulamalardan sizleri korumak için birçok önlem alıyoruz. Bunun arka planında asıl yatan şey ise kapitalizmdir. Ahilik ile kapitalizmi karşılaştırdığımızda kapitalist sistem birikimciliği, bireyselciliği, karlılığı, kişisel çıkar ve birikimi, rekabetçiliği, güçlünün kazanmasını, lüks tüketimi, karlılık için üretimi, zengin bireyi, çok uluslu şirketleri ve sermaye birikimini merkezine almıştır. Ahilikte ise paylaşmacılığı, toplumsalcılığı, faydayı, dayanışma ve paylaşımı, iş birliği ve zayıfa destek olmayı merkeze almıştır. Ahilikte zordaki esnafa herkes el verip ayağa kaldırmaya çalışıyor. Bugün ise tam tersine rekabetle onu ortadan nasıl kaldırabilirim bu düşünce hakim” dedi.

“Vergi kaçakçısı tahliye oldu, yarım milyondan fazla abone kazandı”
Ahiliğin sadece esnafa özel bir kavram olmadığını toplumun her kesiminde Ahilik kavramının olması gerektiğine değinen Samsun Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği Başkanvekili Savaş Kiraz, “Ahilik her ne kadar esnaf ile özdeşleşmiş olsa bile toplumun her kesiminde olması gereken bir anlayıştır. Ahilik doğruya, düzgüne sahip çıkması gerektiren halkla da özdeşmiş olmalı. Örneğin bir esnaf çok ahlaklı, düzgün, terbiyeli, efendi ve tüm ahilik vasıflarını taşıyabilir. Halk olarak bu tür esnafa sahip çıkılması gerekir. Yakın zamanda gündemi bir konu çok meşgul etti. Polat’lar üzerinden güzellik uzmanlığı hikayesi. Kara para aklamasından vergi kaçırılmasına kadar birçok suçun işlendiği iddia edildi. Vergi kaçırılması suçu ise kesin kabul edildi. Bu kişi (Dilan Polat) tahliye olduktan sonra sosyal medya hesaplarında yarım milyondan fazla artış oldu. Ne kadar vahim bir durum. Esnafın Ahiliğini anlatırken, devleti dolandıran kişiye de sosyal medyadan onu takip ederek ona sahip çıkanlar var. Ahilik hem devletin hem halkımızın hem de toplumumuzda olması gereken bir anlayış biçimidir. Esnaf her zaman devlet ve milletinin yanındadır. Samsun’da 40 binden fazla esnaf var. 100 bin kişilik bir camiayı temsil ediyoruz. En büyük sıkıntımız işini yapabilecek kaliteli eleman bulmak. Tornacıda, kuaförde tüm meslek gruplarında aynı sorun var. O nedenle Ahi Evran Haftası’nda mesleklere özendirici de çalışmalar yapılması gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.

“Pabucu dama atılmak deyimi ahilerden gelmektedir”
Sıklıkça kullanılan ‘pabucu dama atılmak’ deyiminin tarihsel sürecinden bahseden OMÜ Çarşamba İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Özkan Özer Keskin, “1330’lu yıllarda Anadolu’da ahi zaviyelerin olduğundan bahsedilir. Ahiler gerçek meslek erbapları ve sanat sahipleriydi. Aynı zamanda konuksever ve ahlaklı kişilerdi. Yamak ve kalfalar da o şekilde yetiştiriliyordu. Ahiler, Osmanlı ve Selçuklu döneminde çokça itibar görüyordu. Ahilerin genel görevi ticaret ve esnafın düzenlenmesi denetlenmesidir. Günümüzde sıkça kullanılan ‘pabucu dama atılmak’ diye. Bu deyim ahilerden gelmiştir. Bir ayakkabıcı esnafı eğer işini doğru düzgün yapmazsa ahiler orayı denetlemeye geldiklerinde o esnafın ayakkabısını işyerinin çatısına atar ve bir teşhir ortaya çıkartır. İnsanlar o esnafın damında ayakkabıyı görünce ‘senin pabucun dama atılmış, demek ki senden alışveriş yapmamalıyız’ şeklinde bir yola girerler. Bu da esnafta bir çeki düzen verme, otokontrol mekanizması gerektirir. Esnaf teşkilatında iyileşmeye yön gösterir” şeklinde konuştu.
Panelde Prof. Dr. Rıza Karagöz, öğrencilere televizyonda popüler olan aşçı programında yarışmacıların ustalarına nasıl saygı ile baktığını, bundan sonraki süreçte programı usta-çırak ilişkisi gözüyle izlemeleri tavsiyesinde bulunurken, OMÜ Çarşamba İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Tural da ahi kelimesinin kökeni ve Anadolu’ya gelişi ile alakalı bilgiler paylaştı.
Samsun Vali Yardımcısı Mehmet Fikret Çavuş’un da katıldığı panel, konuşmalardan sonra soru-cevap kısmının ardından sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 12:15 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

’Sahte avukat’ dolandırıcılığı davasında sanığa 5 ay hapis cezası

Kastamonu’da bir vatandaşın kendisini avukat olarak tanıtan kişilerce dolandırılmasıyla ilgili yargılanan şahıs, 5 ay hapis cezası ile 20 bin TL adli para cezasına çarptırıldı.
Olay, 2025 yılında Kastamonu’da il merkezinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet D., kendisini avukat olarak tanıtan ve ‘icradan takipli dosyanız var’ diyen şahıs tarafından 8 bin 20 TL dolandırıldı. Bir süre sonra dolandırıldığını anlayan Ahmet D., karakola giderek şikayette bulundu. Şikayet üzerine S.Ş. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde ‘dolandırıcılık’ suçundan dava açıldı.
Tutuksuz yargılanan sanık S.Ş. yaptığı savunmada, "Asıl suçlu M.D.’dir. Tüm paraları o aldı. Ben kendisini tanımam. M.D., kendisini bana Hakan olarak tanıttı. M.D. hakkında şikayette bulundum ama yurtdışında yaşadığı için işlem yapılmadı. Ben de bunun üzerine mağdurun 8 bin 20 TL olan zararını yaklaşık 1 ay önce ödedim. Dekontunu da mahkemenize gönderdim. Ben bu dolandırıcılık olayında hesabımın bu işlerde kullanılacağını bilmiyordum. Bu şekilde mağdur olan, dolandırılan başkaları da var. Şu anda sigortalı bir işe girdim. Diğer mağdurların zararlarını da gidermeye çalışacağım. Ben de bu olayda mağdurum, bir cahillik yaptık, onun cezasını çekiyoruz. Beraatımı talep ederim" dedi.
Mahkeme heyeti, tutuksuz yargılanan S.Ş.’yi ‘dolandırıcılık’ suçundan 5 ay hapis ve 20 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Sanık S.Ş.’nin cezası, 5 yıl denetimli serbestliği tabi tutulmak üzere ertelendi.

Bizi sosyal medyadan takip edin