Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Temmuz, 2024 04:37 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’nin ilk ve en büyük kapasiteli çok amaçlı bitki işleme tesisi Artvin Çoruh Üniversitesi’nde kuruldu

Artvin Çoruh Üniversitesi, tıbbi ve aromatik bitkileri işleyebilecek Türkiye’nin ilk ve en büyük kapasiteli çok amaçlı bitki işleme tesisini kurdu.

Artvin Çoruh Üniversitesi (AÇÜ), tıbbi ve aromatik bitkiler alanında son üç yılda yoğun çalışmalar yürüterek, bu alanda yeni bir projeye daha imza attı. Artvin Çoruh Üniversitesi Seyitler Yerleşkesi’nde kurulan bitki işleme tesisi ile tıbbi ve aromatik bitkilerin katma değeri yüksek ürünler haline getirilmesi amaçlanıyor. Bitki işleme tesisiyle tıbbi ve aromatik bitkilerin yağları, ekstreleri ve kuru ekstreleri çıkarılarak, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kozmetik, takviye gıda ve ilaç yapımındaki ekstre ihtiyacını karşılamak ve yurt dışına bağımlılığı azaltmak hedefleniyor. Türkiye’ye kazandırılan günlük 500 litre katı ve 300 litre sıvı ekstre işleyecek kapasiteye sahip tesisle katma değeri yüksek ürünler elde edilecek.

Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin gazetecilere yaptığı açıklamada, “Artvin Çoruh Üniversitesi özellikle son 3 yılda tıbbi ve aromatik bitkiler alanında çok yoğun çalışmalar ortaya koydu. Çalışmalarımıza bir yenisini daha ekledik” dedi. Bilgin ayrıca, “Tıbbi ve aromatik bitkiler alanında bir enstitü kurduk. Türkiye’nin ilk tıbbi aromatik dergisini kurduk ve bugün de tıbbi ve aromatik bitkilerle ilgili Türkiye’nin en önemli tesislerinden birini açıyoruz. Bu tesisimizde günlük 500 kiloya yakın bitki ekstraksiyonu yapma imkânımız olacak” diye konuştu.

Profesyonel bir tesis

Proje Danışmanı Prof. Dr. Mükerrem Şahin ise, “Artvin’de bu tesisi profesyonel bir amaçla kurduk ve ürün üretmeye başladık. Artvin’in çok değerli endemik bitkileri var. Bu bitkilerin toplanması, kurutulması ve endüstriyel olarak işlenmesi ile nihai ürünlere dönüştürülmesi sürecini gerçekleştiriyoruz. Üniversite olarak bu sürecin her aşamasını üstleniyoruz. Bu tesiste bitkilerin yağları, buhar distilasyonu yağları, bitki ekstreleri, alkol ekspresyonu ve vakum altı distilasyon sistemi yağları üretiliyor. Ayrıca zeytin yaprağı gibi bitkilerin kuru ekstreleri de işlenebiliyor. 500 litre katı ve 300 litre sıvı ekstre kapasitesine sahip olan bu büyük tesis Türkiye’ye kazandırıldı” dedi.

Yurtdışına bağımlılık azalacak

Artvin Çoruh Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Eminağaoğlu, “Şöyle düşünün, Türkiye’de şu an birçok bitkinin ekstresi yurtdışından satın alınmakta. Bu tesis sayesinde Türkiye’nin yurtdışına ekstre noktasında duyduğu ihtiyaç ortadan kalkacak. Türkiye’de yaklaşık bin 400 tıbbi aromatik bitki var ve bunların 850’si ilimizde doğal olarak yayılış göstermekte. Biz, bölgedeki birçok bitkinin ekstresini üreten bir üniversite olacağız ve Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu kozmetik, takviye gıda veya ilaç yapımındaki ekstre ihtiyacını karşılayan nadir üniversitelerden biri konumuna geleceğiz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
iranin trabzon baskonsolosu mohebati dunya iranlilarin dimdik dayanmasina cok sasirdi RFF6bp13
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Mayıs, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

İran’ın Trabzon Başkonsolosu Mohebati: “Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı”

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.

İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.

“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”

Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.

“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”

Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin