Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yollarından Kanuni Bulvarı’nın yaklaşık 3’te 2’lik bölümü tamamlandı - Karabük Haber Postası
turkiyenin en maliyetli sehir ici yollarindan kanuni bulvarinin yaklasik 3te 2lik bolumu tamamlandi Lb43k8Em
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Eylül, 2024 12:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yollarından Kanuni Bulvarı’nın yaklaşık 3’te 2’lik bölümü tamamlandı

Trabzon’da yapımı devam eden ve Türkiye’nin en maliyetli şehir içi yollarından biri olarak gösterilen toplam uzunluğu 28 km olan Kanuni Bulvarı’nın 20 kilometrelik kısmı tamamlandı.

Trabzon’da devam eden en önemli karayolu projelerinden biri olan Kanuni Bulvarı Yolunda çalışmalar sürüyor. Şehrin Yıldızlı Mahallesi ile Akoluk arasında geçişi sağlayacak olan Çukurçayır 1 Tüneli geçtiğimiz aylarda hizmete açılırken, son etap Çukurçayır-Akoluk arasındaki 7-8 kilometrelik alanda ise çalışmalar sürüyor.

Toplam 28 km’lik Kanuni Bulvarı’nın proje güzergâhının yaklaşık 3’te 2’si tamamlandı. Kanuni Bulvarı, Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki Yıldızlı Kavşağı’ndan başlayıp Akyazı, Beşirli, Karşıyaka, Aydınlıkevler, Erdoğdu, Bahçecik, Yenicuma, Esentepe, Boztepe, Çukurçayır ve Akoluk’u birleştirecek.

Yol inşaatları arasında yer alan projede, anayol üzerinde, 22 adet köprülü kavşak ve imar ile bağlantılı yollar üzerinde 6 hemzemin kavşak, toplam uzunluğu 6,4 kilometre olan 8 adet çift tüp ve 441 metre uzunluğunda 1 adet tek tüp olmak üzere 17 adet tünel ve ana yolda toplam uzunluğu 6,24 kilometre olan 31 adet çift köprü ile kavşak kolları imar yolu bağlantılarında toplam uzunluğu 2,69 kilometre olan 24 adet tek köprü bulunuyor.

“Şehir içi kısmında önemli bir çalışmayı tamamladık”

Yolun yapım çalışmaları ile ilgili bilgi veren Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Kanuni Bulvarı’nın 20 kilometrelik kısmının tamamlandığını belirterek “Kanuni Bulvarı şehrimize önemli bir geçiş yolu şehrimizin iç ulaşımına hizmet veren bir bulvar yol. Ama aynı zamanda da transit trafik ihtiyacına da özellikle de güneye ve doğuya doğru devam eden devlet karayoluna da entegre bir ulaşımı erişimi sağlayan 2×3 şeklinde planlanmış yapılmış bir yolumuz. Şehir içi kısmında önemli bir çalışmayı tamamladık. 28 kilometre uzunluğundaki yolumuzun 20 kilometrelik kısmı tamamlandı. Şehre hizmet etmesi gereken kısmı esasında tamamlandı. Çukurçayır-Gölçayır-Düzyurt-Akoluk bölümünü devlet karayoluna yani Erzurum yoluna bağlanacak olan kısmıyla ilgili çalışmalar bir taraftan devam ediyor. Gölçayır tünelimiz tamamlanmak üzere. İnşallah Düzyurt bölgemizde ve bu alanımızdaki imar çalışmaları düzenlemeler bitirildikten sonra Erzurum karayoluna doğru Kanuni Bulvarımız devam edecek. Çukurçayır’da yolumuz kalmadı. Bir anlam ifade etmesi için Çukurçayır’da yolu bırakmadık hemen onu Değirmendere’yle şehir içi trafiğine de ve Rize karayoluna da entegre bir şekilde çalışma devam ediyor. İnşallah o çalışmalar da bu sene sonu tamamlanacak çok daha kıymetli çok daha işlevsel bir yol haline gelecek” diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
222222 1
Berkay Doğan Avatarı
Berkay Doğan tarafından
17 Nisan, 2026 09:30 tarihinde yayınlandı /Güncelleme: 16.04.2026 15:54
0
0

KARABÜK’Ü KORKUTAN DEPREM RİSK ANALİZİ

Türkiye’nin aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya hattı üzerinde yer alması, birçok şehir gibi Karabük’ü de ciddi risk altında bırakıyor. Uzmanlara göre, 1. derece deprem bölgesinde bulunan Karabük’te yapı stokunun büyük bölümü olası bir deprem karşısında yetersiz

Türkiye, dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp-Himalaya deprem kuşağı üzerinde yer alırken, ülkenin büyük bölümü yüksek deprem riski altında bulunuyor. AFAD tarafından güncellenen deprem tehlike haritaları, bölgelerin yer ivmesi değerlerine göre risk seviyelerini ortaya koyuyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin sismik hareketliliğini başlıca üç ana fay hattı belirliyor: Kuzey Anadolu Fay Hattı, Doğu Anadolu Fay Hattı ve Batı Anadolu Fay Hatları. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı, Karadeniz Bölgesi’nin güney sınırını oluşturarak Düzce’den Erzincan’a kadar uzanan geniş bir hat boyunca etkisini gösteriyor. Ayrıca Karadeniz kıyı şeridinde yer alan Karadeniz Bindirme Fayı da bölge için dikkat çeken bir diğer risk unsuru olarak öne çıkıyor.

Karabük’ü doğrudan etkileyen en önemli sismik unsur, Kuzey Anadolu Fay Hattı. Bu fay hattı, Karabük’ün yakın çevresinden geçerek Düzce, Bolu ve Çankırı üzerinden uzanıyor ve Türkiye’nin en aktif kırıklarından biri olarak biliniyor. Özellikle Karabük Merkez, uzmanların dikkat çektiği riskli yerleşim alanları arasında öne çıkıyor.

TARİHSEL DEPREMLER UYARIYOR

Karabük’ün deprem gerçeği, geçmişte yaşanan büyük felaketlerle de sabit. 1 Şubat 1944’te meydana gelen 1944 Gerede–Çerkeş Depremi, bölge tarihinin en yıkıcı afetlerinden biri olarak kayıtlara geçti. 7.4 büyüklüğündeki deprem; Gerede, Çerkeş ve Bolu’nun yanı sıra Karabük ve Eskipazar’da da büyük yıkıma yol açtı. Yüzlerce bina yıkılırken, çok sayıda insan hayatını kaybetti.

O dönemde genç bir yerleşim olan Karabük’te özellikle fabrika sahası, mahalleler ve köyler ağır hasar aldı. Eskipazar’da vadilerin çökmesi ve kerpiç yapıların büyük bölümünün yıkılması, depremin şiddetini gözler önüne serdi.

ESKİ YAPILAR BÜYÜK TEHDİT

Aradan geçen yıllara rağmen Karabük’teki yapı stokunun önemli bir kısmı hâlâ eski ve dayanıksız. Kentte özellikle 60-70 yıllık binaların yaygın olduğu, bu yapıların günümüz deprem yönetmeliklerine uygun olmadığı belirtiliyor. Uzmanlara göre mevcut binaların yaklaşık yüzde 70’i güçlü bir depremde ayakta kalamayabilir.

Karabük’ün il oluşundan bu yana geçen sürede hızlı bir büyüme yaşansa da, bu gelişimin yapı güvenliği açısından aynı ölçüde ilerlemediği ifade ediliyor. Bugün resmi olarak 1. derece deprem bölgesi olan kentte, eski yönetmeliklere göre inşa edilen yapılar ciddi risk oluşturuyor.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART

Karabük’te hızlı kentleşmeye rağmen yapı güvenliğinin aynı ölçüde gelişmediğine işaret eden uzmanlar, acil ve kapsamlı bir kentsel dönüşüm sürecinin başlatılması gerektiğini vurguluyor. Kullanım ömrünü tamamlamış binaların yenilenmesinin hayati önem taşıdığını ifade eden uzmanlar  geçmişte yaşanan acı tecrübelerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek, deprem gerçeğine karşı alınacak önlemlerin ertelenmemesi çağrısında bulundu.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin