Reklam
Reklam
turkiyenin en eski ramazan bandosu amasyada tam 160 yillik bkIC3WDV jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mart, 2024 12:48 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’nin en eski Ramazan bandosu Amasya’da: Tam 160 yıllık

Şehzadeler şehri Amasya’da 160 yıldır her Ramazan ayında kaleye çıkarak konser veren bando, Türkiye’nin en eski Ramazan bandosu olma özelliği taşıyor.

Ramazan ayı boyunca tarihi Harşena Kalesi’nde konser veren Amasya Belediye Bandosu, 160 yıllık köklü geleneği sürdürmenin gururunu yaşıyor. Üstü açık otobüsten çaldıkları şarkılar ve marşlarla kent merkezinden kaleye tırmanan bando takımı, gelen istek parçalara da konserde yer veriyor. Kahramanlık türkülerini ve popüler şarkıları seslendiren bando, Ramazan ayına coşku ve renk katıyor.

“Türkiye’de tekiz”

Kültürel mirası devam ettirdikleri için gururlu olduklarını belirten Bando Şefi Hakan Dinçer, “20 yıldır bu bandodayım. Rakibimiz yok. Türkiye’de tekiz. 160 yıllık en eski Ramazan bandosuyuz” dedi.

“Birlik ve beraberlik ruhunu aşılıyor”

Öte yandan Amasya Mutasarrıfı Ziya Paşa tarafından 1864 yılında iftar ve sahur vakitlerini kent sakinlerine duyurmak üzere kullanılmaya başlanan Ramazan topu, bu Ramazan’da Belediye Başkanı Çelik tarafından ateşlendi. Elektriğin olmadığı dönemlerde vatandaşlara iftar ve sahur vakitlerinin yaklaştığının bandoyla, vaktin dolduğunun ise top atışıyla duyurulduğunu anlatan Amasya Belediye Başkanı Bayram Çelik, “Bandomuz Ramazan heyecanına coşku katıyor. Birlik ve beraberlik ruhunu aşılıyor” diye konuştu.

İlk iftar topunun ateşlendiği programda bulunmaktan mutlu olduğunu ifade eden Amasya Valisi Yılmaz Doruk ise, “Ramazan ayının maddi, manevi manasına katkı sağlayan, güzelleştiren, coşku veren böyle gelenekleri yaşamaktan ben de ziyadesiyle mutluyum” şeklinde konuştu.

Ramazan’ın ilk iftarında asırlık geleneğin sürdürülmesi için bando takımı ile Harşena Kalesi’ne çıkılan programa AK Parti Amasya Milletvekili Haluk İpek, CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, belediye başkan adayları ve protokol üyeleri de katıldı.

“Bu geleneğimiz yaşatılsın”

Bando şefini telefonla arayıp “Kilo kilo elmalar” adlı şarkıyı isteyen 68 yaşındaki Nurettin Karademir, çocukluğundan bu yana Ramazan aylarında bu bandonun eserlerini dinlediğini söyledi. Gülşen Özarı ise, “Bu geleneğimiz hiç bitmesin, tükenmesin, torunlarımız da görüp yaşatsın” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr nafiz maden mavi vatan yasasi turkiyenin denizlerdeki haklarini guclendirecek Ww99iC6B
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
25 Mayıs, 2026 00:15 tarihinde yayınlandı
0 0

Prof. Dr. Nafiz Maden: “Mavi Vatan Yasası Türkiye’nin denizlerdeki haklarını güçlendirecek”

Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, gündemdeki Mavi Vatan Yasası’nın Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarını güçlendirecek stratejik bir adım olduğunu söyledi.

Doğu Akdeniz’deki enerji rekabeti, deniz yetki alanları ve bölgesel güvenlik politikalarının yeniden gündeme geldiği süreçte değerlendirmelerde bulunan Maden, Türkiye’nin deniz yetki alanlarının uluslararası hukuk çerçevesinde kayıt altına alınmasının önemli olduğunu belirtti. Maden, “Mavi Vatan Yasası’nın TBMM gündemine gelmesi Türkiye’nin denizci ülke olma hedefi açısından oldukça önemlidir. Bu yasa ile deniz yetki alanlarımızın netleşmesi, egemenlik haklarımızın korunması ve enerji politikalarımızın güçlenmesi hedeflenmektedir” dedi.

Doğu Akdeniz’de son yıllarda artan enerji rekabetine dikkat çeken Maden, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ilan ettiği bazı ruhsat sahalarının Türkiye’nin Mavi Vatan sınırlarıyla çakıştığını ifade etti. Türkiye’nin son yıllarda envanterine kattığı sondaj ve sismik araştırma gemileriyle sahada güçlü bir varlık ortaya koyduğunu kaydeden Maden, “Bugün kendi sondaj filosuna sahip, arama ve sondaj faaliyetlerini bağımsız şekilde sürdürebilen bir ülke konumuna geldik” diye konuştu.

Libya ile imzalanan deniz yetki anlaşmasının stratejik önem taşıdığını belirten Maden, Doğu Akdeniz’de planlanan enerji koridorlarının Türkiye’nin deniz yetki alanlarını doğrudan ilgilendirdiğini söyledi. Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden kurulmasının önemine de değinen Maden, enerji, güvenlik ve deniz ticaretine ilişkin politikaların tek çatı altında yönetilmesinin Türkiye’ye stratejik avantaj sağlayacağını ifade etti. Karadeniz’de yürütülen enerji çalışmaları ile Somali açıklarındaki arama faaliyetlerine dikkat çeken Maden, üniversitelerin oşinografi, deniz jeolojisi ve jeofiziği ile uluslararası deniz hukuku alanlarında daha fazla çalışma yapması gerektiğini sözlerine ekledi.

“Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önemlidir”

Mavi Vatan Yasası ile ilgili açıklamalarda bulunan Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, “Denizci ülke olma ülküsünün bir sonucu olarak Kurban Bayramı’ndan sonra Mavi Vatan Yasası’nın Büyük Millet Meclisi’nde gündeme alınması önemli olmuştur. Ancak bu yasanın 2026’da hâlâ konuşuluyor olması bir eksikliktir. Bunun sebepleri arasında 1928 yılında Yavuz zırhlısının tamiratı sırasında yaşanan usulsüzlükler ileri sürülerek “Bahriye Nezareti” yani Denizcilik Bakanlığı’nın lağvedilmesinde aramak gerekir. Bu nedenle Denizcilik Bakanlığı’nın yeniden işlevli hale getirilmesi önem taşımaktadır. Mavi Vatan’daki egemenlik haklarımızın uluslararası hukuka uygun şekilde kayıt altına alınması da oldukça önemlidir. 1974’ten itibaren Adalar Denizi ve Doğu Akdeniz’de yaşanan 6 mil-12 mil karasuları sorunu bizi çok fazla yormuştur. Bu durum uluslararası hukuktan doğan haklarımızın kaybolmasına neden olmuştur” dedi.

“Deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak”

Yasayla birlikte egemenliği devredilmemiş adaların da önemli hale geleceğinin altını çizen Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ’Yunanistan’ın egemenlik hakları mevzu bahis olduğunda onların yanında yer alacağız’ sözü manidardır. Buradaki asıl konu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye’ye karşı takındıkları tavırdır. Doğu Akdeniz’de Meis Adası nedeniyle Türkiye’nin Antalya Körfezi’ne Sevilla Haritası’yla mahkûm edilmesine karşı en büyük duruş, Mavi Vatan doktrini ve Mavi Vatan Yasası’dır. Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz tarafından 2006 yılında ortaya atılan Mavi Vatan doktrini ile Türkiye’nin çevre denizlerindeki hakları ortaya konmuştur. Bugün de bunun sonucu olarak Mavi Vatan Yasası gündeme gelmiştir. Bu yasayla deniz yetki alanlarımız kayıt altına alınacak, egemenliği devredilmemiş adalarımız ismen zikredilecektir. Ayrıca yasa, Doğu Akdeniz’de Yunanistan, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve bunlara destek veren Avrupa Birliği ülkelerine karşı önemli bir duruş olacaktır” diye konuştu.

“Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız”

Doğu Akdeniz’deki enerji varlığının önemine de değinen Prof. Dr. Nafiz Maden, “2000’li yıllardan itibaren Doğu Akdeniz’deki enerji varlığı büyük devletlerin ilgisini artırmıştır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Lübnan, İsrail ve Mısır’la yaptığı Münhasır Ekonomik Bölge anlaşmaları deniz yan sınırı krizlerini ortaya çıkarmıştır. Türkiye de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Libya ile anlaşmalar yapmıştır. İsrail doğal gazını Avrupa’ya taşımayı amaçlayan EastMed projesinin Türkiye’nin deniz yetki alanlarından geçmesi nedeniyle Libya anlaşmasının lağvedilmesi için girişimlerde bulunulmaktadır. Biz Ege ve Adalar Denizi’ni Anadolu’nun doğal uzantısı olarak görüyoruz. Yunanistan’ın adaları silahlandırması da uzun süredir gündemdedir. Ankara Üniversitesi Deniz Hukuku Araştırma Merkezi öncülüğünde hazırlanan deniz mekânsal planlama haritası da bu süreçte önemli hale gelmiştir. Mavi Vatan Yasası ile deniz yetki alanlarımızı daha net görecek ve Adalar Denizi’nin özel statüsünü pekiştirmiş olacağız” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin