Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Mart, 2024 16:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 4dk
Yorum: 0

Türkiye’den Karadeniz’de ’Mavi Ekonomi’ atağı

Türkiye Avrupa Birliği projesi olan 4BIZ Projesi çerçevesinde kıyı turizmi, gemi inşa, limanlar ve su ürünleri sektörü gibi önemli sektörleri içinde barındıran ’Mavi Ekonomi’ ile Karadeniz’de lider ülke olmayı hedefliyor.

Mavi Ekonomi kavramının ortaya çıkışı 2008 yılına dayanıyor
Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) ’Mavi Ekonomi’ ile ilgili bir rapor hazırladı. Raporda, Mavi Ekonomi kavramının ortaya çıkışının 2008 Küresel Krizi’ne dayandığı ve bu terimin ilk kez Gunter Pauli’nin 2010 yılında yayınlanan “The Blue Economy: 10 Years, 100 Innovations, 100 Million Jobs” adlı kitabı ile kullanılmaya başlandığına yer verildi. Dünya nüfusunun yüzde 40’ı kıyı alanlarda yaşarken, 3 milyar insanın geçim kaynağını okyanus ve denizler oluşturuyor. Dünya ticaretinin yüzde 80’i denizler üzerinden gerçekleşirken, Avrupa Birliği 2022 Mavi Ekonomi Raporu’na göre, Mavi Ekonomi kıtada 4.5 milyon insan için istihdam, 667,2 milyon Avroluk iş hacmi ve 183,9 milyon Avroluk katma değer barındırıyor.
DOKA tarafından hazırlanan raporda, Avrupa Birliği’nin 4BIZ Projesi’ne vurgu yapılırken, Yunanistan, Bulgaristan, Romanya, Ukrayna, Gürcistan ve Türkiye olmak üzere 6 ülkenin yer aldığı, 9 ortaklı proje ile ’Mavi Ekonomi’ konusunda Karadeniz’e sınırı olan altı ülkenin paydaşlarını bir araya getirerek balıkçılık, su ürünleri, kıyı turizmi, deniz ulaştırma sektörlerindeki yerel kapasitelerinin geliştirilmesi, bu sektörlerdeki inovasyon yeteneklerinin arttırılması, dijitalleşme ve yatırım ortamının tanıtılması ve iyileştirilmesi alanlarında bir iş birliği platformu kurulması hedefleniyor.

Mavi Ekonomi’nin Karadeniz’e yansıması
4BIZ Projesi çerçevesince ’Mavi Ekonomi’ sektörlerinin içinde lokomotif sektör olan su ürünleri sektörünün gelişimi için Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü (SUMAE) , Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi (RTEÜ) ve Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) ile iş birliği içinde faaliyetler yürütmesinin yanı sıra bu iş birliği çerçevesinde SUMAE uzmanları ve üniversitelerin akademisyenleri tarafından geçtiğimiz Şubat ayında içinde Trabzon’da faaliyet gösteren su ürünleri yetiştiricilik ve işleme firmalarına inovasyon, ARGE, verimlilik, sürdürülebilir çevre, temiz enerji, deniz ekosisteminin korunması, ürün çeşitlendirme, balık hastalıkları teşhis ve tedavi yöntemleri, balık atıklarının değerlendirilmesi, kalite güvence sistemleri ve yetiştiricilik teknikleri konularında eğitimler verildi.
4BIZ projesi süresince sektör paydaşları ile yapılan toplantılarda incelenen veriler ve yapılan analizler neticesinde ’Mavi Ekonomi’yi önümüzdeki dönem çalışma alanı olarak nitendirilirken, hazırlanan DOKA raporunda şu konulara dikkat çekildi:
"Kıyı turizmi, su ürünleri ve gemi inşa gibi Mavi Ekonomi bileşenlerinde yeşil ve dijital dönüşüm uygulamaları ile yatırım, üretim, ihracat, istihdam eksenlerinde sektörün rekabet edilebilirliğini artırırken, çevresel sürdürülebilirliğe destek sağlanacaktır. Özellikle su ürünleri sektörü başta olmak üzere Mavi Ekonomi sektörlerinde temiz enerji kullanımının artırılması, verimliliği artıracak yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması, atıkların katma değerli ürünlere dönüştürülmesi desteklenerek sektörel karbon ve su ayak izi azaltılacak ve böylece sektörün AB Yeşil Mutabakatı’na uyumu hızlandırılacaktır. Bu kapsamda, sektörlerin ihracatına katkı sağlayacak kalite güvence sistemleri ve ürün kalite belgelerinin alınmasına yönelik akreditasyon uygulamalarının yaygınlaştırılması, markalaşma ve tanıtımına destek olunması, beşeri kaynak kapasitelerinin artırılması, yatırım ve girişim ekosisteminin geliştirilmesi, ihracatta ürün ve pazar çeşitlendirmesine gidilmesi, ileri teknoloji kullanımının yaygınlaştırılması yoluyla katma değerli ürün ve hizmetlerin üretiminin artırılması konularına odaklanılacaktır. Ek olarak, kara kökenli oluşan ve denize taşınan çöpler ile beraber balıkçı barınakları, açık deniz kafes balıkçılığı, liman ve tersanecilik faaliyetlerinden kaynaklanan kirlilikle etkin bir şekilde mücadele edilebilmesi amacıyla, deniz çöpleri oluşumunun öncelikle kaynağında önlenmesine yönelik çalışmalar desteklenecektir. Yerel yönetimlerce biyolojik arıtma tesisleri kurulması, Deniz Çöpleri İl Eylem Planları (DÇEP) ve Sıfır Atık Mavi Hareketi’nin hayata geçirilip yaygınlaştırılmasına destek verilecektir."

Trabzon bölgede su ürünleri yetiştiriciliğinde lider
Doğu Karadeniz (TR90) Bölgesi için Mavi Ekonomi’nin bahsedilen bileşenleri içerisinde özellikle su ürünleri alanının önemli bir rekabet ve büyüme potansiyeli taşıdığının düşünüldüğü raporda, "Su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün de içinde yer aldığı tarım sektörü, istihdam ve dış ticaret göstergeleri itibarıyla TR90 Bölgesi’nin sosyo-ekonomik yapısını belirleyen önemli unsurlardan biridir. Bölge ihracatında bitkisel ve hayvansal üretimin aldığı pay tü yüzde 49, gıda ürünleri ve içecek imalatı sektörünün aldığı pay ise yüzde 28’dir. Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler Endeksine (RCA) göre bölgede tarım sektörü ihracatta rekabetçi özellik taşıyan tek sektördür. Su ürünleri alanında üretim artışına paralel bir şekilde çevremizde yaşanan Rusya-Ukrayna savaşı gibi jeopolitik konjonktürel gelişmelerin de etkisi ile ciddi bir ihracat ivmesi yakalanmıştır. Bu çerçevede son 5 yılda (2018-2022) su ürünleri sektörü ihracat ve üretim artışı ile bölgede en hızlı büyüyen sektör olmuştur. Bölgede bu dönemde su ürünleri ihracatı 47 milyon dolardan 183 milyon dolara yükselmiş, su ürünleri yetiştiricilik miktarı ise yüzde 115’lik artış ile 32 bin 328 tona ulaşmıştır. Bu yetiştiricilik miktarının 10 bin 746 tonu iç sularda, 21 bin 582 tonu ise denizde gerçekleştirilmiştir. En çok yetiştirilen türler sırasıyla gökkuşağı alabalığı, Karadeniz alabalığı ve levrektir. Bölgede en fazla yetiştiricilik Trabzon’da olup 2022 yılı Trabzon’un su ürünleri yetiştiricilik miktarı 13 bin 256 ton olarak gerçekleşmiştir. Trabzon’u sırasıyla 7 bin 57 tonla Artvin; 6 bin 154 tonla Ordu; 3 bin 73 tonla Rize; 2 bin 658 tonla Gümüşhane ve 170 tonla Giresun illeri izlemektedir. Türkiye bazında sektörel verileri incelediğimizde ülkemizde yaklaşık 850 bin tonluk su ürünleri üretiminin olduğunu ve bunun yaklaşık yüzde 60’ını 514 bin ton ile yetiştiricilikten elde edilen ürünlerin oluşturduğunu görüyoruz. Yetiştirilen en önemli balık türü iç sularda 145 bin 649 tonla alabalık, denizlerde ise 156 bin 602 tonla levrek ve 152 bin 469 tonla çipura olmuştur. Bu noktada bölgemizin en önemli üretimi de alabalık üzerine olup, ülkemizdeki toplam üretimin yaklaşık yüzde 15’ini bölgemiz üreticileri gerçekleştirmektedir" bilgilerine yer verildi.

Demiryolu bağlantı talebi
Mavi Ekonomi içerisinde bölgedeki Rize, Hopa, Trabzon, Giresun, Ünye ve Fatsa limanlarında mevcut yaklaşık 20 milyon tonluk toplam kapasitenin artırılması dışında 2053 Ulaştırma ve Lojistik Ana Planı’nda belirtildiği üzere iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin bertaraf edilmesi amacıyla karbon emisyonunun azaltılması, yeşil liman uygulaması için teşviklerin sağlanması ve çevreye zararlı makine ve ekipmanların kullanımının kısıtlanması önem arz etmekte denilen DOKA raporunda, "Limanların kapasitelerini ve kullanım oranlarını artırabilmek adına diğer ulaşım modlarıyla entegrasyonlarının dolayısıyla kombine taşımacılığın (kara, deniz, demir, havayolu) artırılması, dijital ve yeni teknolojilerin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Bölgede demiryolu bağlantısının halen olmaması ise gerek sanayi gerek ticaret anlamında potansiyeli kısıtlayan ciddi bir engeldir. Bu noktada tüm bölge illerinde şehir gündemlerinde bu noktanın ön plana çıkarılması ve tüm bölgenin bir talebi olarak daha yoğun bir şekilde talep edilmesi gerekmektedir" ifadeleri yer aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
29 Ocak, 2026 14:03 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

TÜRKİYE’NİN AFRİKA AÇILIMINDA KARABÜK ÜNİVERSİTESİNİN ÖZEL MİSYONU

Afrikanın uranyum, altın, elmas, petrol, demir, kömür, doğalgaz, fosfat gibi değerli madenleri tüm emperyal güçlerin ilgisini çekiyor. Sahadaki aktörler; ABD, Çin, Rusya, İngiltere, Fransa gibi ülkeler.

Türkiye'nin Afrikadaki konumu ise çok daha farklı!
Türkiye kendi tarihi tecrübesini, siyasal ve kültürel birikimini, sahip olduğu olanak ve kaynakları karşılıklı güven ve yarar temelinde bu ülkelerle paylaşıyor.
Ülkemize olan güven bu nedenle hergeçen gün daha da artıyor. Afrikalı liderlerin sık sık ülkemizi ziyaret ettiklerine tanık oluyoruz.

Geçtiğimiz Salı günü Nijerya Cumhurbaşkanı Bola Ahmed Tinubu ülkemize resmi bir ziyaret gerçekleştirdi. İki ülke arasında tam 9 anlaşma imzalandı. Tinubu ülkemize duyduğu güveni ve minnet duygularını sık sık samimiyetle ifade etti. Batının sömürüsü ve zulmü altında ezilen bu mazlum devletler için en güvendikleri ülke Türkiye

Dünyanın en zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika ülkeleri bu madenleri kendileri işleyemiyor. Zaten sömürü de burada başlıyor.
Zengin yeraltı kaynaklarına sahip Afrika 19. yüzyılın sonlarında, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi Avrupa. ülkeleri tarafından sömürülmeye başladı.

Fransa, her yıl Afrika’dan yaklaşık 500 milyar dolar temin ettiği bu sömürge sistemi olmadan ayakta durmaya henüz hazır değil. Afrika'daki bu değişim en çok Fransayı rahatsız ediyor.
Nihayet, Afrikalı liderler, sömürgeci ülkelere isyan bayrağını açtı.
"Elinizi gırtlağımızdan çekin! Yeter artık" demeye başladılar.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Kongo ziyaretinde, Devlet Başkanı Felix Tshisekedi tarafından azarlanmıştı.

Afrikanın yetişmiş, eğitimli insan gücü yok. Bunu gören ve iyi değerlendiren Türkiye işte bu yüzden üniversitelerinin kapılarını Afrikalı öğrencilere sonuna kadar açtı.
Sanayi şehri Karabük'te 2007 yılında kurulan Karabük Üniversitesinde (KBÜ) bugün 52 bin öğrenci eğitim görüyor. Üniversitedeki 12 bin yabancı öğrencinin yarısı Afrikadan. 19 yılda onbinlerce Afrikalı öğrenci mezun olup ülkelerine döndü. Sayı her geçen yıl artıyor. Bu öğrencilerin en çok ilgi duydukları alan mühendislik.
Yeri gelmişken KBÜ Kurucu Rektörü Prof.Dr. Burhanettin Uysal'ı rahmetle anıyorum. Ruhu şâd olsun. Emekleri unutulmaz. Burhanettin hocayı bugünlerde çok arıyoruz! Tüm Karabüklülerin ve bölge halkının sevgisini kazanmış, gönüllerde taht kurmuş değerli bir bilim insanı idi. Önemli ve kıymetli olan da budur. Zordur bazı makamların hakkını vermek!

Karabük Üniversitesi başta olmak üzere, ülkemizdeki tüm üniversitelerden mezun olan Afrikalı genç mühendislere ülkelerine döndüklerinde çok iş düşecek.
Afrika Açılımı politikamızda Karabük Üniversitesinin rolü çok büyük. 2023 yılında bu konuya dikkat çeken bir makale yazmıştım. Bugün geldiğimiz noktada bu politikamızın ne kadar isabetli ve başarılı olduğunu görmek beni mutlu ediyor.
Anadili gibi, mükemmel derecede Türkçe konuşan bu gençler ülkelerine döndüklerinde devlette çok önemli görevlere geliyorlar. Bakan olanlar bile var. Üniversiteyi Türkiye’de okuyan Somali Adalet Bakanı son kabine değişikliği ile Savunma Bakanı olmuştu.

Kıta ülkeleriyle ilişkilerimiz son yıllarda büyük ivme kazandı. Afrika açılımı ile Türkiye'nin kıtayla ticaret hacmini 50 milyar doların üzerine çıktı. Türk Hava Yolları, Afrikada 40 in üzerinde ülkeye uçuyor. Kara kıtanın bu mazlum insanlarını dünya ile buluşturuyoruz. Her geçen, gün kültür ve dostluk bağlarımız daha da kuvvetleniyor.

Ülkemizde eğitim gören Afrikalı öğrenci sayısı hızla artıyor. Afrika açılımının bana göre en önemli ayağı budur. En genç üniversitelerimizden olan Karabük Üniversitesi bu konuda başı çekiyor. Zaman zaman karşılaştığım bu sıcak kanlı gençlerle sohbet ediyorum. Ülkemize duydukları güven ve minnet gözlerinden okunuyor. Ülkemizde eğitim gören her Afrikalı ögrenci bizim kıtadaki gönüllü kültür elçilerimiz.

Türkiye Afrika'daki sömürü düzenine çomak sokmuştur. Ülkemizin Afrika açılımı politikası meyvelerini vermeye başladı diyebiliriz. Bu derin politika, kesinlikle stratejik bir başarıdır, kararlılıkla sürdürülmelidir.

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.