Esat
•Çok yararlı olmuş herkesin eline sağlık


Türkiye’deki üniversite öğrencilerinin okuma alışkanlıkları üzerine yapılan araştırmada, üniversitelilerin orta düzey veya zayıf okuyucu oldukları belirlendi.
Türkiye’deki devlet üniversitelerinde lisans eğitimi gören öğrencilerin okuma alışkanlıklarını inceleyen araştırmaya Türkiye’nin yedi bölgesindeki 19 devlet üniversitesinin 17 farklı fakültesinde eğitim alan bin 580 öğrenci katıldı. Elde edilen bilgilere göre, üniversite öğrencilerinin bir kısmının düzenli olarak kitap okuduğu belirlendi. Kitap okuma alışkanlığı kazanmada en önemli faktörün aile olduğu vurgulanırken, öğretmenler ve arkadaşların da etkili olduğu tespit edildi.
Öğrencilerin daha çok yerli eserleri tercih ettikleri, elektronik cihazları ve interneti kitap okuma amacıyla fazla kullanmadıkları gözlemlendi. Öğrencilerin tercih ettiği kitap türleri arasında macera ve bilim kurgu öne çıkarken, kitap seçiminde en etkili unsurun kitabın konusu olduğu belirlendi. Öğrencilerin büyük bir kısmının zengin bir kitaplığa sahip olmadığı ve kitap okumayı engelleyen en büyük etkenin telefon kullanımı olduğu tespit edildi.
Türkiye Okuma Kültürü Haritası Projesi verileri, okuma alışkanlıkları açısından 7-14 yaş aralığındaki çocukların güçlü okuyucu, üniversite öğrencilerinin ise orta düzey veya zayıf okuyucu olduklarını ortaya koyuyor. (Sudem Orbay, Şevval Gaye Güldür, Sude Naz Sevindi, Nafi İlhan, Atilla Beyazıt)
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, dünyanın İranlıların saldırılara dimdik dayanmasına çok şaşırdığını belirterek, “Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz” dedi.
İran İslam Cumhuriyeti’nin Trabzon Başkonsolosu Naser Mohebati, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nde bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran’ın kültürel yapısına vurgu yapan Mohebati, savaş ve müzakere süreçlerine dair mesajlar verdi. İran’ın tarih boyu kültürü ve medeniyeti olduğunu kaydeden Mohebati, “Bizim rehberimiz şehit oldu. Kendisi de bunu istiyordu. Liderimiz bununla çok iftihar ediyordu. Şehit olmayı arzu ettiğini çok tekrar etmişti. Çok insanlar vardı hak yolunda çalışanlar, gazilerimiz. Tarih boyunca kültürümüzde olanlar şehadeti arzu etmişlerdi, şehit oldular. Çocuklarımızın şehit olmasına çok üzüldük. Dünya, İranlıların dimdik dayanmasına çok şaşırdı. Nasıl olur da bir ülkeyi bombalarsın da memleketin lideri, insanları şehit olur ama o ülke dağılmaz ve yıkılmaz? Bizim kültürümüzde bu var. Ülkemiz bir iki günlük kültüre sahip değil. Tarih boyu kültürümüz ve medeniyetimiz var. Bu kolaylıkla yıkılmaz, yakılmaz. Ekonomimizin, insanlarımızın, binalarımızın yıkılması mümkün müydü? Ülke dimdik dayandı, istikrarını kaybetmedi. İran bunu gösterdi. İran’ın halkı önemliydi” diye konuştu.
“Müzakere olurken yeni savaş başlattılar”
Müzakere sürecine de değinen Mohebati, “Geçen sene savaştan 12 gün önce İran, ABD ve Avrupa ülkeleriyle konuşurken onlar bize saldırı yaptılar. Son savaştan 1 gün önce İran müzakeredeydi, karar verilmişti. Müzakere olurken yeni savaş başlattılar. Bu gösterir ki; onların hedefleri hiçbir zaman müzakere değildi. Müzakereden zaman kazanırlar, silahlanırlar ve büyük bir savaşa yeniden başlarlar. İran şimdi diyor ki, ‘savaşları bitirin, müzakere yapalım, konuşalım’. Bu mühim bir mesajdı” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti”
Türkiye ile İran’ın ilişkilerine de değinen Mohebati, “İran dedi ki, ‘Ben Türkiye toprağına hiçbir zaman füze göndermedim’ ve göndermez. Türkiye ile İran’ın kardeşliği çok istikrarlıdır. Tarih boyu böyledir ve çok önemlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iyi mesajlar gönderdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çok iyi mesajlar verdiler. Bu konuda Türkiye’yi kendimize kardeş biliriz. Türkiye’nin tüm telaşı bu savaşı bitirmekti” ifadelerini kullandı.
Esat
•Çok yararlı olmuş herkesin eline sağlık