Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
05 Ekim, 2023 00:00 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye’de ilk defa yapıldı, Tokatlı çiftçiler yoğun ilgi gösterdi

Türkiye’de ilk defa atık hayvan kanından yapılan sıvı gübreye Tokatlı çiftçiler yoğun ilgi gösterdi.

Mezbahanelerde kesilen hayvanların atık kanlarından üretilen sıvı gübre, atık oranını sıfıra indirirken, çiftçilere de gübre oluyor. Balıkesir ilinde üretimi yapılan bu gübreye Tokatlı çiftçilerin talebi yoğun oldu. Sıvı halde bulunan atık kandan üretilen bu gübre dron ile havadan tarladaki mahsulle buluşuyor. Sıfır Atık projesi çerçevesinde üretilen bu gübre, ürünlerde 9 tondan 17 tona kadar bir verim artışı sağlayabiliyor.

“Hayvan kanından gübre ve kan unu elde ediyoruz”

Türkiye’de ilk defa hayvan kanından gübre yaptıklarını belirten Emre Yurtnaç, “Türkiye de ilk defa hayvan kanından gübre ve kan unu elde ediyoruz. Bizim bu çalışmamızdan önce mezbahanelerdeki bu kanlar atkı olarak değerlendiriliyordu. Çıkan bu kanlar dereye atı tesislerine karıştırılıyordu. Biz de Türkiye’de Sıfır Atık projesini göz önüne alarak hayvanların atık olan malzemeleri ile ilgili çalışma başlattık. Biz de bu çalışma istikametinde mezbahanelerde atık olarak değerlendirilen hayvan kanlarını tekrardan ekonomiye kazandırıyoruz. Bu kandan protein, organik gübre gibi materyaller üretiyoruz. Ürettiğimiz bu gübreyi de çiftçilerimize organik gübre olarak sunuyoruz. Çiftçilerimizden olumlu dönüşler aldık tonajlarda artışlar görüldü, bitkilerin hastalıklara karşı dirençli olması gibi sonuçlar elde ettik. Bu proje sayesinde mezbahanelerden gelen kanı Sıfır Atık oluşturarak geri kazandırıyoruz. Ülkemizde genellikle gübre dışarıdan geliyor. Geçtiğimiz yılda yanlış bilmiyorsam 50 milyon dolar gibi bir para gübreye gitti. Biz de bunu neden ülkemizde üretmeyelim, bu para neden ülkemizde kalmasın dedik. Biz bunu yapabiliriz başarabiliriz diyerek yola çıktık. Tamamen helal kesim olan ve bizim dinimizce uygun olan hayvan kanından ürünler elde etmeye başladık. Kanda bu materyaller oldukça fazla bulunuyor. Bu materyalleri 4 yıllık Ar-Ge çalışması sonucunda ürünü elde ettik. Çiftçilerde denemeler yaptık, domateste 9 tondan 17 tona kadar bir verim artışı aldık. İzmir, Manisa gibi şehirlerde dağıtım sağladık ve çiftçilerimiz oldukça memnun durumda. Şimdide Tokat’a geldik, çiftçiler yoğun ilgi gösterdi. Şu an Karadeniz’e açılım sağladık, Karadeniz’de fındıkta kullanılıyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin