karabuk
İmsak 05:48
Güneş 07:13
Öğle 13:06
İkindi 16:16
Akşam 18:50
Yatsı 20:09
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
turkiyede bir ornegi daha yok trabzonda roma donemine ait su kanali ortaya cikti 38Uy2DyY
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Mart, 2026 12:00 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 3dk
Yorum: 0

Türkiye’de bir örneği daha yok; Trabzon’da Roma dönemine ait su kanalı ortaya çıktı

Trabzon’da yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında Roma dönemine ait, yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda tonozlu bir su kanalı keşfedildi. Uzmanlar, yapının mimari ve yapısal özelliklerinin Türkiye’de başka örneği bulunmayan nadir bir arkeolojik değer olduğunu belirtti.
Trabzon’un Çömlekçi Mahallesi’nde kentsel dönüşüm projesi kapsamında Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen bir su kanalı tespit edildi. Yer altı kanalıyla ilgili ilk bilginin ulaşmasının ardından içeride gaz bulunma ihtimaline karşı AFAD ekiplerinin desteğiyle ölçümler yapıldı. Gerekli izinlerin alınmasının ardından Trabzon Müze Müdürlüğü ve Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) akademisyenlerinden oluşan heyet tünel içerisinde detaylı incelemelerde bulundu.
Yüzeyden yaklaşık 1,5-2 metre derinlikte yer alan su kanalının Arafilboyu sapağından başlayarak sahil yoluna, eski Trabzon Limanı sahasına kadar uzandığı belirlendi. Yaklaşık 300-400 metre uzunluğundaki yapının 2 metre genişliğinde ve 2 metre yüksekliğinde inşa edildiği, ortasında yaklaşık 1,20 metre genişliğinde su kanalı bulunduğu, yanlarda ise 50-60 santimetrelik yürüme sekileri yer aldığı tespit edildi. Su kanalının Osmanlı veya erken Cumhuriyet döneminden itibaren yan duvarlara ilave delikler açılarak kanalizasyon amacıyla kullanıldığı, günümüzde de atık suyun kanaldan aktığı belirlendi.
Uzmanlar, benzer örneklerin Türkiye’de yalnızca iki noktada bulunduğunu, bunlardan birinin Smyrna Antik Kenti sınırlarında, diğerinin ise İstanbul’da yer aldığını ifade etti. Çömlekçi’de ortaya çıkarılan Roma dönemine ait su kanalının ise yapısal özellikleri bakımından Türkiye’de başka bir örneğinin bulunmadığı belirtildi.

"Su kanalı Erken Roma dönemine, Traianus ve Hadrianus dönemlerine işaret ediyor"
Roma dönemine ait su kanalı ile ilgili bilgiler veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Edebiyat Fakültesi Dekanı, Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Yavuz, "Müze Müdürlüğü’ne Çömlekçi’de bir yapı kalıntısı bulunduğuna dair bilgi ulaştı. Yer altı kanalı olması nedeniyle içeride zehirli gaz bulunabileceği değerlendirildi. AFAD’ın desteğiyle ölçüm yapıldıktan ve gerekli izinler alındıktan sonra heyetle birlikte içerisine girildi" dedi.
Su kanalının yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda olduğunu belirten Yavuz, "Yer altı su kanalı, Çömlekçi Kentsel Dönüşüm sahasında ortaya çıktı. Arafil Boyu sapağından başlıyor ve sahil yoluna kadar uzanıyor. Yaklaşık 300-400 metre uzunluğunda. Tespitlerimize göre işçiliği, kullanılan malzemesi ve yapısal özellikleri erken Roma dönemine, Traianus ve Hadrianus dönemlerine işaret ediyor. Tünel, toprağın yaklaşık 1,5-2 metre altında bulunuyor. Bölgede kazı yapıldığı için kot değişmiş durumda. Genel olarak bir buçuk metre yer altında yaklaşık 2 metreye 2 metre ölçülerinde. Ortasında 1,20 metre çapında bir su kanalı, yanında ise 50-60 santimetrelik yürüme alanları mevcut" diye konuştu.

"Roma dönemine ait olduğu değerlendirilen su kanalı günümüzde kanalizasyon olarak kullanılıyor"
Su kanalının Roma dönemine özgü tonoz bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Yavuz, "Yan duvarlarda kısmen düzgün kesme taş, kısmen kırma taş kullanılmış izolasyon için kalın bir sıvayla kapatılmış. Üst örtüsü tamamen düzgün kesme taş malzemeden oluşuyor ve Roma ölçülerinde nitelikli bir tonoz yapıya sahip. Kanal 300-400 metre boyunca aynı doğrultuda ilerlemiyor, kırık ve bükümlü hatlar içeriyor. Bu durum suyun hızını azaltma amacıyla yapılmış olabilir ya da sonraki kazı çalışmalarında yön değiştirmiş olabilir. Tabanında da suyun hızını azaltmak için basamaklar bulunuyor. Şu anda tamamen atık su amacıyla kullanılıyor. İçerisinde çok fazla su yok ancak kirli su mevcut. İlk yapıldığında içme suyu amacıyla inşa edildiğini düşünüyoruz. Önemli olan, bu kanalın neden yapıldığı ve suyu nereye taşıdığıdır. Hat, Trabzon Limanı olarak bilinen sahaya kadar iniyor. Kanalın ağız kısmını inceleme fırsatı olmadı çünkü inşaat devam ediyor. Bazı bölümlerinde tahribat söz konusu. İçerisinde kirli su var ancak ileride açılması halinde çevresi muhtemelen temizlenecektir. Belediyenin ve ilgili kurulun bilgisi var. Koruma altına alındı. Ancak inşaat sahası olduğu için iş makinelerinin geçişi bazı noktalarda zarar vermiş. Bu nitelikli yapının daha ciddi koruma altına alınması ve birinci derece korunması gereken arkeolojik eser olarak tescil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu.

"Türkiye’de başka bir örneği bulunmuyor"
Kanalın çevresinde temizlik ve kazı yapılması, bağlantı yapılarının ortaya çıkarılması gerektiğini söyleyen Yavuz, "Yaptığımız incelemelerde bu kanalın Türkiye’de benzer iki örneği olduğu görüldü. Biri geç Helenistik-erken Roma dönemine tarihlenen Smyrna Antik Kenti sınırlarında, diğeri ise 4. yüzyıla tarihlenen İstanbul’dadır. Tespit ettiğimiz kanalın ise Türkiye’de başka bir örneği bulunmuyor. Oldukça nitelikli yapısal özelliklere sahip. Şu ana kadar bilindiği halde ne olduğu anlaşılamamış bir yapı. Geç Osmanlı ya da erken Cumhuriyet döneminden yakın zamana kadar kanalizasyon amacıyla kullanılmış. Yan duvarlardan ilave delikler açılarak kanalizasyon bağlantısı verilmiş. Özgün yapısında, kanalın sağında ve solunda tarihi su hatları bulunuyor. Su azalması ihtimaline karşı yüzey ve yağmur sularının toplanarak bir sarnıçta biriktirilmiş olması mümkün. Ayrıca buranın, Gümüşhane’deki Roma’nın doğudaki önemli garnizonlarından Satala ile bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor. Bölgede küçük bir garnizon bulunmuş olabilir. Askerlerin su ihtiyacını karşılamak ya da limana gelen gemilere su sağlamak amacıyla yapılmış olabilir. Kanalın etrafında yapılacak kurtarma kazılarıyla durum daha netleşecektir. İnşaat tamamlandıktan sonra Büyükşehir Belediyesi’nin bir çalışma yapması bekleniyor. Su kanalı bizim için sürpriz oldu. Roma ya da Helenistik dönemde o bölgeyi yoğun bir yaşam alanı olarak bilmiyorduk. Kanalın çevresinde temizlik ve kazı yapılması, bağlantı yapılarının ortaya çıkarılması gerekiyor. Turizme kazandırılması gereken, Trabzon için önemli bir keşif. İnşallah doğru şekilde değerlendirilir" ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

beun bilim kafede bagimlilikla mucadelenin onemine dikkat cekildi 4sT6zzQR
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Mart, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

BEUN Bilim Kafe’de Bağımlılıkla Mücadelenin Önemine Dikkat Çekildi

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), "Bilim Kafe" buluşmaları kapsamında düzenlediği "Türkiye Bağımlılıkla Mücadele (TBM): Kumar Bağımlılığı" başlıklı programla, bağımlılığın birey ve toplum üzerindeki etkilerini bilimsel bir perspektifle ele alarak önemli bir farkındalık çalışmasına imza attı.
BEUN tarafından toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirilen Bilim İletişimi Ofisinin "Bilim Kafe" etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen program, katılımcılardan yoğun ilgi gördü. Yükseköğretim Kurulunun karar ve teşvikleri doğrultusunda, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in girişimleriyle kurulan Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen söyleşi, Farabi Kampüsü Doç. Dr. Ali Arslan Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.
Programın açılışında konuşan BEUN Bilim İletişimi Ofisi Sorumlusu Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin, kumar bağımlılığının çoğu zaman bireylerin ve ailelerin hayatında derin yaralar açabildiğine dikkat çekerek, böylesine önemli bir konuyu ele almak üzere bir araya gelmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şahin, ardından programın konuşmacısı TBM Eğitim Formatörü Elvan Özdoğan Güler’i sahneye davet etti.
Elvan Özdoğan Güler, söyleşide kumarın türleri, çevrim içi kumarın taşıdığı riskler, küçük yaş gruplarında bağımlılık tehlikesi, sosyal çevrenin etkisi ve bağımlılığın bir hastalık olarak değerlendirilmesi gerektiği konularında kapsamlı bilgiler paylaştı. Kumar bağımlılığının birey, aile ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerine değinen Güler, özellikle ebeveynlere yönelik önemli tavsiyelerde bulunarak erken farkındalığın ve doğru iletişimin önemine vurgu yaptı. Güler’in ardından konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen Yeşilay Danışmanlık Merkezinden Gül Kaya, Merkezin çalışmaları kapsamında katılımcılara bilgi verdi. Yeşilay Danışmanlık Merkezinin faaliyetleri hakkında detaylı bilgi aktaran Kaya, katılımcılara teşekkür ederek sözlerine son verdi.
Katılımcılar, bilimsel veriler ışığında yapılan sunum sayesinde konuya dair bilinçlerini artırma ve merak ettikleri sorulara doğrudan yanıt alma imkânı buldu. Program sonunda yöneltilen sorular, konuşmacı tarafından ayrıntılı biçimde cevaplandırıldı.
Zonguldak halkı ile öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, akademik bilginin toplumla buluştuğu verimli bir platform olarak öne çıktı. Katılımcılar, böylesine önemli bir toplumsal meselenin üniversite öncülüğünde ele alınmasından duydukları memnuniyeti ifade etti. Programı düzenleyen BEUN temsilcileri ve katılımcılar, etkinliğin gerçekleştirilmesine öncülük eden Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ile BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
Program, konuşmacılara Dr. Öğr. Üyesi Melek Toparlak Şahin’in teşekkür belgelerini takdim etmesi ile sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.