Reklam
Reklam
TURKYE jpg
Yusuf Korkmaz Avatarı
Yusuf Korkmaz tarafından
22 Haziran, 2024 13:47 tarihinde yayınlandı
0

Türkiye ve Portekiz, EURO 2024’te 10. Kez Karşı Karşıya

2024 Avrupa Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu’nda Türkiye, ikinci maçında Portekiz ile karşılaşacak. Bu, iki takımın tarihindeki 10. buluşma olacak.

Karşılaşmaların Geçmişi

İki ülke milli takımları arasında bugüne kadar yapılan 9 maçın 2’sini Türkiye kazanırken, 7’sinde Portekiz galip geldi. Bu maçlarda Türkiye 9 gol atarken, Portekiz 19 gol kaydetti. Türkiye’nin Portekiz karşısında resmi maçlarda galibiyeti bulunmuyor; her iki galibiyet de özel maçlarda elde edildi.

İlk Buluşma 1955’te

Türkiye ve Portekiz, ilk kez 18 Aralık 1955’te İstanbul İnönü Stadı’nda özel bir maçta karşılaştı. Bu karşılaşmayı, Lefter Küçükandonyadis, Metin Oktay ve Nazmi Bilge’nin golleriyle Türkiye 3-1 kazandı.

Son Buluşma 2022’de

İki takım arasındaki son maç 24 Mart 2022’de Porto’da gerçekleşti. Dünya Kupası Avrupa elemeleri play-off yarı finalinde oynanan bu maçı Portekiz 3-1 kazandı. İlk yarıyı 2-0 geride kapatan Türkiye, Burak Yılmaz’ın golüyle skoru 2-1’e getirdi. Ancak Burak Yılmaz’ın 85. dakikada kaçırdığı penaltı ve 90+4. dakikada yenen golle Türkiye, sahadan 3-1 mağlup ayrıldı ve Dünya Kupası’na katılma şansını kaybetti.

EURO 2024’te Yeni Bir Sayfa

A Milli Futbol Takımı, EURO 2024’teki ikinci maçında Portekiz ile yeniden sahaya çıkacak. Türkiye, bu önemli karşılaşmada resmi maçlardaki ilk galibiyetini almak için mücadele edecek. Ay-yıldızlılar, güçlü rakipleri karşısında tarihi bir zafer peşinde olacak.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa 1
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay tarafından
07 Mayıs, 2026 14:51 tarihinde yayınlandı
0

MÜJDE, ULTRA ZENGİN SAYIMIZ 4208 OLMUŞ !

Türkiye’de gelir dağılımı adaletsizliği, son yıllarda belirgin bir şekilde derinleşmiş durumda. Güncel verilere göre Türkiye, Avrupa’da gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke konumunda. En yüksek gelire sahip %20’lik grup, toplam gelirin yaklaşık %48’ini alırken; en düşük gelire sahip %20’lik kesim toplam gelirden yalnızca %6,4 pay alabilmekte. En zengin %10’luk kesimin geliri, en yoksul %10’luk kesimin gelirinden yaklaşık 15 kat daha fazla. Gelir dağılımı eşitliğini ölçen Gini katsayısı Türkiye’de 0,461 seviyesinde. Avrupa Birliği ortalaması 0,29

ULTRA ZENGİN SAYIMIZ SON 5 YILDA %93.5 ARTMIŞ

İngiliz gayrimenkul danışmanlık şirketi Knight Frank’ın The Wealth Report 2026 verilerine göre Türkiye’de 30 milyon dolar üzeri servete sahip kişi sayısı son 5 yılda %93.5 artmış.2174 ten 4208’e çıkmış. Milyarder sayımızın aynı dönemde 35 ten 46 ya çıkacağı öngörülüyor.
Milyonlarca insan açlık ve yoksulluk mücadele ederken, milyarderlerimizin sayısı hızla artıyor.

GELİR DAĞILIMI ADALETSİZLİĞİNİ ÖNLEME ÇABALARI YETERSİZ

Dünya Bankası verilerine göre Türkiye, gelir eşitsizliği bakımından 130 ülke arasında 28. sırada yer alarak birçok gelişmekte olan ülkeden daha kötü bir tablo sergiliyor. Bu adaletsizlik, orta sınıfın zayıflamasına ve halkın büyük bir kesiminin ( yaklaşık her 10 kişiden 6’sı ) borçlu bir şekilde yaşamını sürdürmesine neden olan sosyoekonomik bir krizin temel taşlarından biridir.

Gelir dağılımdaki adaletsizliği önlemek için devletler tarafından uygulanan en temel yöntem, maliye politikası araçlarını kullanarak geliri piyasada oluştuğu halinden (birincil dağılım) daha adil bir seviyeye (ikincil dağılım) taşımaktır.
Bu adaletsizliği önlemek için kullanılan başlıca stratejiler şunlardır:

– Yüksek gelir gruplarından daha yüksek oranda vergi alınarak, toplanan kaynağın alt gelir gruplarına aktarılmasıdır.

– Düşük gelirliler üzerindeki vergi yükünü azaltmak amacıyla asgari ücretten vergi alınmaması veya temel gıdada vergi indirimleri yapılmasıdır.

– Gelirin ötesinde, birikmiş servet üzerinden alınan vergilerle servet yoğunlaşmasının önlenmesi hedeflenir.

– Yoksulluk sınırı altındaki ailelere yönelik doğrudan nakdi transferler ve sosyal güvenlik ödemeleridir.

– Sağlık, eğitim ve barınma gibi temel hizmetlerin devlet tarafından ücretsiz veya sübvansiyonlu sunulması, alt gelir gruplarının harcamalarını azaltarak dolaylı gelir artışı sağlar.

– Asgari ücretin yaşam standartlarını karşılayacak düzeyde belirlenmesi, Gini katsayısını (eşitsizlik ölçütü) düşüren doğrudan bir araçtır.

– Eğitim ve mesleki eğitim politikalarıyla düşük nitelikli işgücünün verimliliği artırılarak daha yüksek ücret alabilmeleri sağlanır.

– İşsizliğin azaltılması, hanehalkı gelirlerini doğrudan artırarak eşitsizliği azaltan en kritik faktörlerden biridir.

– Vergi kaçakçılığının önlenmesi ve çalışanların sosyal güvenlik şemsiyesi altına alınması gelir dağılımını iyileştirir.

– Eğitim ve sağlığa erişimde adaletin sağlanması, bireylerin ekonomik basamakları tırmanma şansını (sosyal mobilite) artırır.

Bu konularda bir takım çalışmalar olsa da gelir dağılımı adaletsizliğini önlemede son derece yeteresiz.

Ne yazık ki, yoksulla zengin arasındaki makas her geçen gün daha da açılıyor.
24 yılın sonunda geldiğimiz durumun özeti budur.

İlyas Erbay

Bizi sosyal medyadan takip edin