Reklam
Reklam
1 1
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
02 Nisan, 2024 21:21 tarihinde yayınlandı
0

Türk Sinemasının Önemli İsmi Türker İnanoğlu Hayatını Kaybetti

Bakan Koca, 2 saat önce hastaneye kaldırılan Türk sinemasının önemli isimlerinden Türker İnanoğlu’nun hayatını kaybettiğini açıkladı.

Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle tedavi gören Bay Sinema, 88 yaşında hayata gözlerini yumdu. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından “Sanat dünyamızın ünlü isimlerinden yapımcı ve film yönetmeni Türker İnanoğlu geçirdiği ani rahatsızlığın ardından kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kendisine Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Sevenleri olarak acımız büyük.” ifadelerine yer verdi.

2021 yılında inşasına başlanan ve Türker İnanoğlu’nun kendi adını taşıyan Türker İnanoğlu İletişim Fakültesi için Safranbolu’ya borcumu ödüyorum diyen ünlü yönetmen, “Benim için büyük bir heyecan, büyük bir gurur. Eğitime son derece önem veren biri olarak katkıda bulunan herkese teşekkür ediyorum. Benim adımın verildiği bir okuldan mezun olacak öğrencilerle, sette buluşacak olmanın hayali mutluluk verici.” sözleriyle fakülte için heyecanını ve mutluluğunu ifade etmişti.

Türker İnanoğlu Kimdir?

Türker İnanoğlu, 18 Mayıs 1936’da Safranbolu’da dünyaya gelmiştir. Türk sinemasının önemli isimlerinden biri olan İnanoğlu, film yönetmeni, yapımcı, senaryo yazarı, film ve televizyon yapımcısı olarak tanınır. Uzun metraj ve belgesel filmlerin yanı sıra Amerikan, Japon, Fransız ve Alman yapımcıların yürütücü yapımcılığını üstlenmiştir. Erler Film, Türkiye’de hala faaliyet gösteren en eski ve en uzun ömürlü film şirketidir ve İnanoğlu’nun kurduğu bir yapımdır. Türker İnanoğlu’nun kariyeri boyunca 66 uzun metrajlı sinema filmine yönetmen olarak imza atmıştır.

İnanoğlu’nun Türk sinemasındaki önemli eserleri arasında “Hababam Sınıfı” serisi, “Davaro”, “Şabanoğlu Şaban”, “Kibar Feyzo”, “Çöpçüler Kralı” gibi filmler bulunmaktadır. Ayrıca, “Sultan”, “Yılanların Öcü”, “Bizim Aile” gibi televizyon dizileri de yapımcılığını üstlendiği projeler arasındadır. (Kaynak: Sevgi Özdemir)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin