Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Kasım, 2021 11:22 tarihinde yayınlandı
0

Türk Sağlık-Sen 7. Olağan Genel Kurulu yapıldı

Sadık Doğdu Güven Tazeledi

Kamu-Sen’e bağlı Türk Sağlık-Sen Karabük Şubesi 7. Olağan Genel Kurulu yapıldı. Hafta sonu Esentepe Öğretmen evinde gerçekleştirilen kongrede mevcut Başkan Sadık Doğdu seçimlere tek aday olarak girdi ve yeni dönemde de sendikanın başkanlık görevini üstlendi.

İsa Çelen’in Divan Başkanlığını yaptığı kongreye MHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Yüksel Aydın, aynı zamanda eski bir sendikacı olan MHP İl Başkan Yardımcısı Celal Tokatlı, Muhtarlar Derneği Başkanı Mehmet Özen, TURKAV Başkanı Yücel Dağdelen, Safranbolu Ülkü Ocakları Başkanı Hakan Ünal, Gazeteciler Derneği Başkanı Metin Kaya, Kamu-Sen’e bağlı sendikaların başkan ve yöneticileri ile sendika üyeleri katıldı.

Genel kurulda bir konuşma yapan  Türk Sağlık-Sen Karabük Şube Başkanı Sadık Doğdu, Sağlık çalışanlarının sesi, nefesi olmaya devam edeceklerini belirterek, “Biz hiçbir zaman mücadeleden geri durmadık durmayacağız. Çünkü “Mücadele edenler her zaman kazanamaz ama kazananlar hep mücadele edenlerdir” sözünü kendimize şiar edindik, asla mücadeleden vazgeçmedik” dedi.

Doğdu konuşmasında şunları söyledi:

“30 yıla yaklaşan şanlı mücadelemizde Türkiye sevdamız ekmek için kavgamız diye çıktığımız yola çıktığımız ilk andan itibaren başımız dik, yüreğimiz cesur ve duruşumuz nettir.

Ekmek kavgamızın önüne koyduğumuz Türkiye Sevdamız ve bu uğurdaki fedakârlıklarımız bizim en önemli gurur kaynağımızdır.

Türkiye’nin yaşadığı her zorlu süreçte, Milli Sivil Toplum kuruluşu olarak Türkiye Kamu-Sen, Türk Sağlık-Sen Büyük Türk Milletinin ve Devletinin yanında olmuştur.

Geride bıraktığımız 2 yıla yakın bir süreyi dünyayı saran bir pandemi ile geçirdik.

Bu zor süreçte sağlık çalışanlarının kahramanca mücadelesine herkes tanık oldu. Yaşanılan ve yaşatılan tüm zorluklara rağmen cefakar sağlık çalışanları millet ve devlet için canları dahi olmak üzere her türlü fedakarlıklarda bulundular.

Bizde pandeminin ortaya çıktığı ilk andan itibaren sağlık çalışanlarının temel sorunlarına ve ihtiyaçlarına dikkat çektik. Alanlara çıktık, başvurularda bulunduk, görüşmeler gerçekleştirdik. Kurumlarda sağlık çalışanları ile hep beraber olduk. Çözüm aradık, çare sunduk. Kısacası çalışanların sesi, nefesi olduk.

Tabiki çözdüğümüz meseleler oldu, ilerleme kaydettiğimiz süreçler yaşandı. Israrla dile getirmemize rağmen temel taleplerden görmezden gelinenler oldu.

Fakat biz hiçbir zaman mücadeleden geri durmadık durmayacağız. Çünkü “Mücadele edenler her zaman kazanamaz ama kazananlar hep mücadele edenlerdir” sözünü kendimize şiar edindik, asla mücadeleden vazgeçmedik.

Sağlık çalışanlarının ücretlerinde kapsayıcı, nitelikli, makul, sürdürülebilir ve çalışanın mağduriyetlerini sonlandıracak bir ücret artışı olmadıkça hizmet kolu sözleşmesinin bir anlamı olmayacaktır, olmamıştır.

Sağlık çalışanlarının temel talepleri olan döner sermayeler, ücretlerin iyileştirilmesi, şiddet v.b meselelerle ilgili somut adımlar atılmalıdır.

Sağlıkta şiddette son dönemde ağır darp, silahlı saldırı, hastanede rehin alma gibi vahşet boyutunda olayların yaşandığı görülmektedir.

Bu meselenin çözümü içinde daha önce dile getirdiğimiz sağlık kurum ve kuruluşlarının sıfır toleranslı alan ilan edilmesi yönünde adım atılmalıdır.

Sıfır toleranslı alanlarda işlenen suçlara en sert yaptırımlar uygulanır, suçlara karşı hakimlerin bir takdir yetkisi de olmaz.

Sağlık çalışanlarının sorunlarına çözmeye yönelik her irade beyanı ve atılan adım bizleri memnun eder fakat beklentimiz ve sağlık çalışanlarının isteği, sözlerin yerini icraatların almasıdır.

Devletin şefkat eli sosyal hizmet çalışanlarımızın içinde maalesef durum pek iç açıcı değildir. Kamuda ötekileştirilmeleri son bulmamıştır. Temel talepleri görmezden gelinmeye devam edilmektedir.

Geride bıraktığımız dört yıl içerisinde şube yönetim kurulu üyelerimizden temsilcilerimize kadar yılmadan baskılara boyun eğmeden mücadele eden tüm arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Hiçbirinizin hakkının asla ödenmeyeceğini de iyi biliyorum.

Tek bir işimiz var o da çalışmak. Hiç durmadan duraksamadan çalışacağız, yorulmak kelimesini lugatımızdan çıkaracağız.”

YÖNETİMDE DEĞİŞİKLİĞE GİDİLDİ

Yapılan seçimler sonunda Sadık Doğdu başkanlığında oluşan Türk Sağlık-sen Karabük Şube yönetiminde Meral Ozan Saygılı, Barış Çoban, Metin Oniki, Şaban Göktaş, Asım Demirci ve Aslı Bostancı görev aldı.

Nihat Zengin, Cengiz Tabak ve Ali Osman Kıraykır Denetleme Kurulu’na seçilirken, Recep Ertaş, Fırat Emre Akbulut ve Kamil Kocakaya Disiplin Kurulu’nda görev aldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
MANSETTALTIN SAFRANDA MESALE YANDI
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
11 Haziran, 2026 14:52 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0

ALTIN SAFRAN’DA MEŞALE YANDI

SAFRANBOLU 4 GÜN BOYUNCA KÜLTÜR VE SANATLA NEFES ALACAK

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve Cittaslow unvanını taşıyan Safranbolu’da bu yıl 27’ncisi düzenlenen Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali, görkemli bir açılış töreniyle başladı. Türkiye’nin en köklü ve en uzun soluklu belgesel film festivalleri arasında gösterilen organizasyon, dünyanın farklı ülkelerinden yönetmenleri, yapımcıları, jüri üyelerini ve sinemaseverleri tarihi kentte buluşturdu.

Açılış öncesinde Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, İl Genel Meclis Başkanı Ahmet Okan Kirman ve AK Parti Karabük İl Başkanı Ferhat Salt, festival alanını ziyaret ederek Festival Komite Başkanı ve Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse’ye başarı dileklerini iletti.

Festival jürisinin katılımıyla gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan jüri üyeleri, Altın Safran’ın Türkiye’nin en saygın belgesel film organizasyonlarından biri olduğunu vurgulayarak finale kalan eserlerin yüksek kalitesine dikkat çekti.

Yoğun katılımla gerçekleşen açılış programında konuşan Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, kentin geçmişini koruyarak geleceğe taşıyabilen ender yerleşimlerden biri olduğunu belirterek, “Safranbolu aslında büyük bir belgeselin canlı kahramanıdır. Sokakları, konakları, hanları ve insan hikâyeleriyle yaşayan bir hafızaya sahiptir. Belgesel sinema da tam olarak bunu yapar; hatırlatır, kayıt altına alır ve gelecek kuşaklara aktarır” dedi.

Belgesel sinemanın insanlığın ortak hafızasını canlı tutan önemli bir sanat dalı olduğunu ifade eden Köse, kültür ve sanatın farklı coğrafyaları ortak duygularda buluşturan güçlü bir köprü görevi gördüğünü söyledi. Safranbolu’da kültür ve sanatın yalnızca bir etkinlik değil, aynı zamanda bir kalkınma modeli olarak görüldüğünü kaydeden Köse, festivalin de bu anlayışın en önemli yansımalarından biri olduğunu dile getirdi.

Konuşmaların ardından festival meşalesi protokol üyelerinin katılımıyla yakılarak 27. Uluslararası Altın Safran Belgesel Film Festivali resmen başladı.

FESTİVAL COŞKUSU DEVAM ETTİ

Festival coşkusu gece boyunca müzik ve eğlence etkinlikleriyle devam etti. Leyla Dizdar Kültür Merkezi bahçesinde düzenlenen programda sahne alan yerel müzik grubu Safran Ekspres, seslendirdiği eserlerle vatandaşlara unutulmaz bir gece yaşattı. Şarkılara hep bir ağızdan eşlik eden yüzlerce kişi festival heyecanını paylaşırken, gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan DJ Aytuğ Özdemir de performansıyla coşkuyu zirveye taşıdı.

Renkli görüntülere sahne olan etkinliklere katılan Başkan Elif Köse de vatandaşlarla birlikte festival heyecanını yaşadı. Dört gün sürecek festival boyunca belgesel film gösterimleri, söyleşiler, paneller, sergiler ve çeşitli kültürel etkinliklerle Safranbolu, kültür ve sanatın merkezi olmaya devam edecek.

 

MANSETALTIN SAFRANDA MESALE YANDI 6 MANSETALTIN SAFRANDA MESALE YANDI 7

Bizi sosyal medyadan takip edin