Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Mart, 2017 15:22 tarihinde yayınlandı
0

Türk Ocaklarının Konferansları Başladı

Ulusal ve uluslararası düzeyde Türk Dünyası’na yönelik gerçekleşen tüm girişimlere ilişkin güncel konularda gerek şehir merkezimizde gerekse de Karabük Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği konferanslar ile çok sayıda bilim insanının şehrimize gelmesine öncülük eden Türk Ocakları Karabük Şubesi, 2017 yılı konferanslarına başladı.

Türk Ocakları Karabük Şubesi tarafından Karabük Üniversitesi Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Konferans Salonu’nda “İran (Güney Azerbaycan) Türklerinin Konumu ve Bölgedeki Son Durum” adlı konferans düzenlendi.

Tebriz Araştırmalar Enstitüsü Müdürü ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Rıza HEYET ve Tebriz Araştırmalar Enstitüsü’nden Araştırmacı Babak SHADED’in konuk olarak katıldığı ve yaklaşık 300 katılımcının izlediği konferans 2 saat sürdü.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından Tebriz Araştırmalar Enstitüsü Müdürü ve Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Mehmet Rıza HEYET tarafından; İran’da yaşayan Azerbaycan Türklerinin günümüzdeki siyasi ve sosyo-kültürel durumları, İran Devleti’nin İran Türklerine bakış açısı, Azerbaycan’ın bu konudaki tutum ve davranışları ele alındı. Dr. Mehmet Rıza HEYET’in ardından konuşan Tebriz Araştırmalar Enstitüsü’nden Araştırmacı Babak SHADED ise Azerbaycan ve Ermenistan arasında yaşanan gerilimler, Hocalı Katliamı, Dağlık Karabağ Sorunu, Türkiye – Rusya ve İran’ın bu konulardaki politikaları, Türk Dünyası’nın içerisinde bulunduğu sorunlar ve çözüm önerilerini dile getirdi. Daha sonra soru-cevap bölümüne geçildi ve katılımcıların soruları cevaplandırıldı.

Türk Ocakları Karabük Şubesi Başkanı Doç. Dr. Taşkın DENİZ’in teşekkür konuşmasını ve hediye takdimini gerçekleştirmesinin ardından hatıra fotoğraflarının çekilmesi ile konferans sona erdi. Sayın Deniz, Türk Ocakları Karabük Şubesi olarak siyaset üstü duruşlarını bozmadan şehrimize hizmet etmeye devam edeceklerini, üniversitemiz ile birlikte gençlerimizin akademik gelişimlerine katkı sağlamak başta olmak üzere ne gerekiyorsa yapacaklarını, asıl olanın Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığı ve bekası olduğunu ifade etti.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin