Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
18 Nisan, 2019 14:26 tarihinde yayınlandı
0

Turizm Haftası Safranbolu’da  kutlandı 

UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve “en iyi korunan 20 kent” arasında bulunan Safranbolu’da 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm Haftası dolayısı ile Eski Çarşı’da program düzenlendi.
Cinci Hanı Önünde düzenlenen programa Karabük Valisi Fuat Gürel, Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, İl Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, KBÜ Rektörü Prof.Dr. Refik Polat, Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, Karabük İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin, kurum müdürleri, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasının ardından konuşan Karabük Valisi Fuat Gürel, Safranbolu’nun Türkiye ve dünya açısından 20 merkezden bir tanesi olduğunu belirterek, “Şehir olarak kurulmuş Osmanlı kentidir. Osmanlı kenti olarak da 18 . yüzyılda neler varsa aynısı şuanda burada korunmuş durumda. Bunun koruyan da sizler Safranbolularsınız. Günümüze kadar taşımışsınız geleceğe taşıma gayreti içerisindesiniz” dedi.
“DENİZİMİZ DIŞINDA HER TÜRLÜ TURİZME AÇIK BİR BÖLGE BURASI”
Safranbolu’da geleceğe kötü bir miras bırakılmaması için gerekli görüşmelerin yapılması gerektiğini ifade eden Vali Gürel, “Bu manada Safranbolu’nun üzerinde durmak, buradaki sorunları çözmek ve nitelikli turisti nasıl kazanabilir, ilçemize nasıl çekebiliriz diye bunu hep beraber düşünüp konuşmamız gerekiyor. İlimizde sadece Safranbolu yok. Eskipazar’da tarihi bir kent var. Onun tamamlanması veya belli bir aşamaya getirilmesi gerekir. Diğer taraftan Eflani’de bir alt yapı var. Kültür ve doğal alt yapımız var. Ovacık’ta hem kral mezarlıkları hem doğal güzellikleri var. Yenicemizde başka çok değerli merkezler var. Denizimiz dışında her türlü turizme açık bir bölge burası. Bunu Safranbolu’daki turizmle eşleştirebilirsek , bunları birbiri ile bağlantı kurdurabilirsek bölgemizde kalıcı ve daha fazla gelen misafirlerin kalmanın yollarını aramamız gerekiyor” diye konuştu.
Safranbolu’nun bugüne kadar korunup gelmesinde Safranbolu vatandaşların çok büyük emekleri olduğunu ifade eden Safranbolu Belediye Başkanı Elif Köse, Bu turizm içinde geçerli. Gerek şehircilik anlayışı gerek mimari ve sosyal yapısı ile örnek bir şehir olan Safranbolu’muz bir kültürün ve emeğin birikimi ile günümüze kadar gelmiştir. Günümüzde korumacılığı konusunda sadece bizim değil dünyanında sorumluluğundadır. Bizlere düşen bu değeri layıkı ile koruyabilmek gelecek nesillere aktarabilmektir” dedi.
Köse, “Usta yönetmen Süha Arı’nın yönettiği Safranbolu’da Zaman Belgeseli, korumacılık ve tanıtım adına büyük bir rol oynamıştır. Bunu takip eden süreçte artık Safranbolu’nun merak edilen gezilmek istenen bir yer olması nedeniyle konaklama ve yemek üzerine bazı ihtiyaçlar hasıl olmuştur” ifadelerini kullandı.
Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer ise Safranbolu’nun tarih ve kültürün ev sahipliği niteliğinde olduğunu kaydederek, “Sadece Karabük özelinde değil, Türkiye’de UNESCO denildiğinde ve kent anlamında ilk akla gelen 10 yerden biridir. Geçtiğimiz yıl Turizm Haftasını Akçasuda bir kanyon açılışı ile gerçekleştirdik. Safranbolu’da yeni destinasyonların yeni alanların turizme kazandırılması açısından önemli. Nitelik anlamında turistin artmasını önemsiyoruz. Çünkü bakanlığımız da 50 milyon turist 40 milyar dolar hedefi koydular. Bu şunu gösteriyor. Sadece nicelik değil nitelik de önemli. Biz Safranbolu’da hem nicelikle beraber niteliğin artış gösterme taraftarıyız” ifadelerine yer verdi.
Karabük İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Şahin, Karabük ve ilçelerinde turizm potansiyelini arttırmak ve harekete geçirmek için bir takım tanıtım programları yaptıklarını belirtti.
Konuşmaların ardından Safranbolu Güzel Sanatlar Lisesi tarafından müzik dinletisi sunulurken, Halk oyunları gösterisi beğeni topladı.
Program kapsamında Cıngıllıoğlu Sanat Galerisi’nde Cemil Belder’e ait Resim Sergisi’nin açılışı gerçekleştirildi. Cemil Belder, Vali Fuat Gürel ve beraberindeki protokol üyelerine çektiği fotoğraflar hakkında bilgi verdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin