Nurettin Acar tarafından
03 Haziran, 2020 09:35 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 1dk
Yorum: 0

Turistik kentte konaklama tesisleri normalleşiyor

UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan ve "en iyi korunan 20 kent" arasında bulunan Safranbolu ilçesinde, yeni tip korona virüs (Covivd-19) salgınının yayılmasının önlenmesine yönelik tedbirler kapsamında kontrollü normalleşme süreci aşamasına geçilmesiyle ilgili toplantı yapıldı. Safranbolu Sunal Tülbentçi Öğretmenevi'nde Safranbolu Kaymakamı Fatih Ürkmezer başkanlığında yapılan toplantıya, Belediye Başkanı Elif Köse, İlçe Emniyet Müdürü Aydemir Şahin, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Emrah Aydın, İlçe Sağlık Müdürlüğü temsilcisi, Ticaret Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ile konaklama işletmecileri katıldı. Toplantıda Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yayımlanan genelgeyle ilgili yapılan bilgilendirmenin ardından İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından önlemlerle ilgili sunum yapıldı. Toplantı, normalleşme döneminde konaklama işletmelerinde personelle ilgili önlemler, genel kullanım alanları, misafir kabulü ve temizlik-bakım hizmetleri gibi konularda soru-cevap şeklinde devam etti. Turizm hacmi olarak önemli bir yere sahip olan Safranbolu'nun normalleşme sürecinde turizm açısından alacağı tedbirlerle örnek teşkil edeceğini belirten Kaymakam Ürkmezer, "Ülke olarak tüm dünyada olduğu gibi normalleşme sürecine girmiş bulunmaktayız. Süreç içerisinde her alanda birçok tedbir aldık ve başarıya tedbirleri uyguladık, yine normalleşme içinde bazı tedbirler alıp turizm için büyük öneme sahip olan Safranbolu’da yeni dönemi iyi yönetmemiz gerekiyor. Sağlık Bakanlığının sitesinde yeni dönemle ilgili genelgeler yayınlanıyor herkes kolayca ulaşabilir. Tedbirle ilgili yayınlanan Genelgelerde de bahsedildiği gibi maske kullanımına, fiziksel temasa ve hijyene çok çok önem vermeliyiz" dedi. Cumhurbaşkanlığı tarafından düzenlenen Kubat konserleriyle Safranbolu'nun tanıtımının yapıldığını hatırlatan Ürkmezer, şunları kaydetti: "Temmuz aylarındaki turist yoğunluğunun bu vesile ile daha da artacağını düşünüyoruz. Normalleşme sürecinde asıl olan her işletmenin genel hijyen kurallarına dikkat etmesi ve salgınla ilgili önlemlere harfiyen uymasıdır. Konuyla ilgili tüm kurumlarımız tarafından denetimler devam edecektir."

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
İlyas Erbay tarafından
16 Aralık, 2025 10:18 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

EMEKLİYİ ÖLMEDEN MEZARA KOYDULAR !

Anayasamıza göre, Türkiye Cumhuriyeti bir sosyal devlettir. Sosyal devlet; vatandaşların refah durumunu gözeten, halkına asgari bir yaşam düzeyi sağlamakla görevli devlet olarak tanımlanır.

Sosyal devlet, anayasamızın 2. ve 60'ıncı maddelerinde de tanımlanmıştır. Sosyal hukuk devleti güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak gerçek eşitliği yani, sosyal adaleti ve toplumsal dengeyi sağlamakla yükümlü devlet demektir. Ülkelerin sosyal devlet olabilmesi için bazı özelliklerinin bulunması gerekir. Sosyal devlette fırsat eşitliği ön plandadır. Ayrıca sosyal devlette halka eşit gelir dağılımı ve asgari yaşam şartları sunulur.

Peki, halka eşit gelir dağılımı ve asgari yaşam şartlarının sağlanması konusunda ne durumdayız? Ücretlere baktığımızda, eşit gelir dağılımından söz edebilir miyiz? Gelir dağılımı adaletsizliğinde dünya sıralamasında liderliğe oynuyoruz!

Çalışanlarla emekliler arasındaki ücret dengesizliği emekliler aleyhine giderek büyüyor. Emekli maaşları TÜRK-İŞ'in her ay açıkladığı açlık sınırı rakamlarının neredeyse yarısına düştü. Önümüzdeki ay 6 aylık enflasyon rakamlarına göre emekli maaşlarına yapılacak olan zam yüzde 11-12 civarında olacak. Bu durumda, en düşük emekli aylığı 19 bin liraya bile ulaşamayacak. Kasım ayı açlık sınırı rakamı 30 bin lira . Aralık ayında ve devam eden aylarda bu rakam daha da artacak. Emekli maaşlarının açlık sınırı rakamlarının yakalaması mümkün görülmüyor. Aynı durum asgari ücret alanlar için de geçerli. Bu rakamlarla kirasını bile ödeyemeyen milyonlarca insan ne yiyecek ne içecek?

blank

Böyle bir adaletsizlik, böyle bir vicdansızlık olabilir mi? Nerede kaldı sosyal devlet, nerede adalet, hakkaniyet? Emekli de bu ülkenin vatandaşı. Emekliler lütuf beklemiyor. Çalışırken ödedikleri primlerin karşılığını hakkıyla almak istiyorlar.
Sosyal Güvenlik Sistemi çökmüştür. Prim ödeme gün sayısının, ödenen primin rakamsal miktarının hiç bir önemi kalmadı. 3600 gün prim ödeyenle 9000 gün prim ödeyen arasında bir fark kalmadı. Sistem oynana oynana bu duruma geldi.
Hakkaniyet, adalet yerle yeksan oldu.
2016 yılında asgari ücretten % 66 daha fazla maaş alan bir emekli buğün asgari ücretin yüzde 24 altına düştü.
Bu tablo böyle devam ederse, emekli kuru ekmeğe bile muhtaç kalacak.
Tuzu kurular! ükeyi yöneten muhteremler! Hiç mi vicdanınız sızlamıyor.? Nasıl uyku uyuyorsunuz?

Çocuk okutan, kirada oturan emekliler var. Bu insanlar açlık sınırının yarısına düşmüş maaşlarla ayakta kalabilir mi? Yazının başlığı bazılarına abartılı gelmiş olabilir. Fakat acı gerçek budur. EMEKLİ ÖLMEDEN MEZARA KONMUŞTUR!

Tablonun ressamı gelmiş geçmiş tüm hükümetlerdir! Son 23 yılda ise, bu tablo tamamlandı, verniklendi ve çerçevelendi. Oy uğruna izlenen popülist icraatlar, istihdam yaratamayan, üretmek yerine ithal etmeyi öncelikleyen politikalar, israf ve şatafat ülkeyi bu duruma getirmiştir.

Mutlu azınlığa en kalbi duygularımla…

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.