Çorum FK Teknik Yöneticisi Tuncay Ulu, Esenler Erokspor maçının akabinde yaptığı açıklamada, “Kaybedebilirdik lakin çevirdik, 1 puan bizim için çok önemliydi” dedi.
Trendyol 1. Lig 32 haftasında Çorum FK, konuk ettiği Esenler Erokspor ile 3-3 berabere kaldı. Müsabakanın akabinde düzenlenen basın toplantısında değerlendirmelerde bulunan Çorum FK Teknik Yöneticisi Tuncay Ulu, geride olmalarına karşın âlâ bir gayretle maçı beraberliğe taşıdıklarını söyledi. Aldıkları 1 puanın kendileri için değerli olduğunu söz eden Ulu, “Çok kolay goller yedik. Daha sonra tepkimiz vardı. Birinci yarıda istediğimiz oyun çıkmadı. Tahminen konsantre olamadık, tahminen farklı nedenler olabilir. Onu kendi içimizde konuşuruz. İkinci yarıya çok karakterli bir oyun koyduk. Alanda karakterli oyuncular vardı. İnanılmaz çaba etti. Çok fazla da konuma girdik. İkinci yarıya baktığımızda kalemizde bir tane durum hatırlıyorum. Onun haricinde oyuncularımız ceza alanında durum bulmaya çalıştılar, buldular. Denemeleri de oldu. Tahminen biraz çabuk etmeseydik, daha sakin olsaydık 3-1’den maçı çevirmek de mümkün olabilirdi. Oyuncu kümesine da söyledim, ’Bir karakteri öne sürdüğünüzde oyun benim için önemsizdir’ diye. O yüzden kadro arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Karşı grubu da tebrik ediyorum. Onlar da büyük bir çabanın içindeler çok yakın puanlar. Her hafta bunu söylüyoruz. Kaybedebilirdik ama çevirdik, 1 puan bizim için çok önemliydi” diye konuştu.


Tuncay Şanlı: “Kaybedebilirdik fakat çevirdik, 1 puan bizim için çok önemliydi”
SİYASETE DİZAYN…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
Yirminci yüzyılın sonlarında, Türk siyasetinin getirdiği ekonomik ve siyasi yıkımla birlikte, ortak akıl mı, dış güçler mi dersiniz, siyaset yeniden dizayn edilmeye başlandı…
Ekonomi, siyaset ve hukuk üçgeniyle halkın sosyo-ekonomik alanlarını kapatan iktidar, milli iradenin, halkın ve toplumun yanında duracağına bugün karşısına geçmiş durumda…
Ulusal ve uluslararası ekonomik sistemle uyuşmayan Cumhur İttifakı ekonomik sistemiyle bozulan sosyo-ekonomi, IMF-Dünya Bankası finansal sistemine bağlanarak, ABD tabanlı ekonomi, acı reçetelerle halkı vurmaya devam ediyor…
İktidar büyük kuruluşlara çeşitli finansal destekler sağlarken, gelir dağılımında halk yararına çözümler yerine, gelir azaltıcı önlemler, kararlar alındı…
Faiz, enflasyon ve fiyat artışlarıyla, büyük erozyona uğrayan çalışma hayatı ve emekli gelirleri, bırakın yerinde saymayı, hızla geri gitmeye devam ediyor…
İktidar, sosyo-ekonomideki kırılganlığı tedavi etmek yerine, piyasanın kendi fiyatlamasıyla gelir dengesini bozmasına, sessiz kalmaya devam ediyor…
Halkın taleplerini görmek yerine, ana muhalefet partisi CHP depremine benzin döken iktidar, CHP’de iki başlı yönetimin ortaya çıkmasında pay sahibi…
2028 yılı seçimlerine doğru siyasi yolda yaşanan siyasal gelişmeler, Türkiye’de siyasetin yeniden dizayn edilmeye başlandığını gösteriyor…
Türk siyasetine çeyrek asır milli irade sloganıyla damga vuran AKP, 2019 yılında Millet İttifakının ortak adayı, CHP İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu aday gösterince, adeta Türk siyasetinde deprem oldu…
Ekrem İmamoğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını, aynı dönemde iki seçimle kazanarak siyasi gücünü ortaya koydu…
AKP ve MHP’nin seçimlere itirazıyla, sahada kazanılan seçim masada kaybedilmiş oldu…
Yenileme seçimlerine, bu sefer CHP adayı olarak İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığına adaylığını koyan Ekrem İmamoğlu, 13,700 farkla kazandığı ilk seçimi, ikinci defada 806 bin oy farkıyla yeniden kazanarak, Milli İradenin daha fazla gücünü arkasına almış oldu…
Siyaset Hukuk ve Ekonomi üçgeniyle kurulan baskı sistemi, milli iradede tahribat yaparken, iktidar gücü adına ana muhalefet partisinin parçalanışını izlemekte…
Ticari alanda sıklıkla kullanılan kayyım atamaları, iktidar gücü adına, siyasi alanı da kapsama alanına dahil etti…
Cumhur İttifakı, iktidara yakın gördüğü ana muhalefet belediyelerinin kirli çamaşırlarını, kayyım atamalarıyla, ortaya saçtı…
Siyasetin yeni kavramları Kayyım ve Mutlak Butlan gibi hukuki terimlerle, Kayyım atamalarıyla görevden alınan ana muhalefet belediye başkanlıkları, siyasi baskılarla birlikte, Cumhur İttifakına geçmiş oldu…
İktidarın desteğiyle, siyasi arınma adına, Ana Muhalefet Partisi CHP, iki başlı yönetim haline gelirken, bugün parçalanma yolunda…
Milli iradenin seçimini, iktidar gücüyle değiştiren siyasi irade, siyaseti, demokrasi ve siyasetle dizayn etmesi gerektiğini unutarak, siyaseti iktidar gücüyle dizayn etmeyi seçti…
Milli İrade, çizgisinden ayrılan siyaseti, ilk seçimlerde dizayn ederek, demokrasi çizgisine çekebilecek mi?
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…


