Reklam
Reklam
trafik kazasinda agir yaralanan genc kizin organlari 4 hastaya umut oldu f27KLsjD
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
07 Ocak, 2025 00:45 tarihinde yayınlandı
0

Trafik kazasında ağır yaralanan genç kızın organları 4 hastaya umut oldu

Giresun’un Espiye ilçesinde 2 Ocak’ta meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan 21 yaşındaki Nergiz Abdioğlu’nun beyin mevti gerçekleşti. Ailesi, kızlarının organlarını bağışlama kararı alarak 4 hastaya hayat verdi.

Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alınan genç kızın, beyin vefatının gerçekleşmesinin akabinde Organ ve Doku Nakil Ünitesi gruplarının yaptığı görüşme sonucunda ailesi tarafından kalbi, iki böbreği, akciğeri ve karaciğeri bağışlandı. Samsun Bölge Uyum Merkezi ile irtibat kurularak başlatılan süreçler doğrultusunda, Abdioğlu’nun organları, başarılı bir operasyonun akabinde nakil bekleyen hastalara ulaştırıldı. Kalp ve akciğer Ankara’ya, böbrekler ve karaciğer ise Erzurum’a gönderildi.

İş görüşmesinden dönüyordu

Kazadan kısa bir müddet evvel iş görüşmesine gitmek üzere meskenden ayrıldığı öğrenilen Nergiz Abdioğlu’nun ailesi, yaşadıkları acıyı paylaşırken, organ bağışı kararı aldıklarını belirtti. Baba Menderes Abdioğlu, “Kızımızı kaybettik ancak en azından öbür aileler kaybetmesin. Birilerine umut olabilmek acımızı biraz olsun hafifletecektir. Kızıma da Allah rahmet eylesin. Bir yerlerde yaşar, birilerine hayat verir inşallah” dedi.

Türkiye’de 33 binden fazla hasta organ nakli bekliyor

Organ bağışını kabul eden aileye, bu onurlu davranışlarından ötürü teşekkür edilerek Türkiye genelinde organ bekleyen 33 bin 498 bireye dikkat çekildi. Yetkililer, organ bağışının hayat kurtaran tek tedavi yolu olduğunu vurgulayarak, bağış sürecine katkı sağlayan tüm sıhhat takımlarına teşekkürlerini iletti.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin